GLOSSARY

Turkish legal terms,
in plain language.

What the terms in your file mean, which statute they rest on and where they come up in practice.

765
TERMS

A

Abatement action (reduction of dispositions) A lawsuit reducing the deceased's dispositions that exceed the disposable portion until the reserved shares are restored. Absenteeism İşçinin işverenden izin almaksızın veya haklı bir sebebe dayanmaksızın işe gelmemesi olup, kanunda belirtilen sıklığa ulaşması hâlinde işverene derhal fesih hakkı veren durumdur. Abuse of dominant position Bir veya birden fazla teşebbüsün, belirli bir pazardaki hâkim gücünü rakiplerini dışlayacak ya da müşterilerini zarara uğratacak biçimde kullanmasını ifade eden rekabet ihlalidir. Abuse of trust Başkasına ait olup da muhafaza etmek veya belirli biçimde kullanmak üzere zilyetliği devredilen malın, devir amacı dışında tasarrufa konu edilmesiyle oluşan malvarlığına karşı suçtur. Acceptance Kabul, kendisine öneri yöneltilen tarafın öneriyi olduğu gibi benimsediğini bildiren ve muhatabına ulaşmasıyla birlikte sözleşmenin kurulmasını sağlayan tek taraflı irade açıklamasıdır. Access provider Kullanıcılarına internet ortamına erişim imkânı sağlayan işletmeci ya da diğer gerçek ve tüzel kişiler olup, eriştirdiği içeriği denetlemek ve hukuka aykırılığı araştırmakla yükümlü değildir. Acknowledgment of paternity Babanın, evlilik dışında doğan çocuğun kendisinden olduğunu resmî bir beyanla bildirmesi suretiyle çocukla arasında soybağı kurulmasını sağlayan tek taraflı hukuki işlemdir. Acquired property Eşlerden birinin mal rejiminin devamı süresince karşılığını vererek elde ettiği ve tasfiye sırasında diğer eşin katılma alacağına konu oluşturan malvarlığı değeridir. Acquisitive prescription (adverse possession) A route by which a person possessing immovable property as owner, without dispute and without interruption for the statutory period, may acquire title. Acquittal Yüklenen fiilin sanık tarafından işlenmediğinin veya suç oluşturmadığının anlaşılması ya da suçluluğun ispatlanamaması hâlinde verilen ve sanığın sorumlu tutulmamasını sonuçlayan hükümdür. Action for adaptation of rent Sözleşme kurulduktan sonra öngörülemeyen olağanüstü durumlar nedeniyle edimler arasındaki dengenin aşırı bozulması hâlinde, kira bedelinin yeni koşullara göre yeniden belirlenmesi istemiyle açılan davadır. Action for an indeterminate receivable Davanın açıldığı tarihte alacağın miktarını tam olarak belirlemesi kendisinden beklenemeyen davacının, asgari bir tutar göstererek açtığı ve talebini sonradan artırabildiği dava türüdür. Action for annulment İptal davası, hukuka aykırı bir idari işlemin, menfaati ihlal edilenler tarafından iptali istemiyle idari yargıda açılan ve işlemin baştan itibaren ortadan kaldırılmasını sağlayan davadır. Action for annulment of objection A lawsuit in which the creditor asks the court to find the debtor's objection unjustified so that the halted enforcement can continue. Action for cancellation and registration of title A lawsuit seeking correction of an unlawful or inaccurate land registry record and registration of the property in the name of its true owner. Action for correction of land share Bağımsız bölümlere özgülenen arsa paylarının değerleriyle orantısız biçimde belirlendiği hâllerde, payların yeniden düzenlenmesi istemiyle kat maliklerince açılan ve tapu kaydının düzeltilmesine yönelik davadır. Action for discharge of debt Borçtan kurtulma davası, itirazın geçici olarak kaldırılması kararı verilen borçlunun, borçlu olmadığının tespiti amacıyla yedi gün içinde genel mahkemede açtığı davadır. Action for performance Davalının bir şeyi vermeye, yapmaya veya yapmamaya mahkûm edilmesinin istendiği ve verilen hükmün doğrudan ilamlı icra yoluyla yerine getirilebildiği dava türüdür. Action for prevention of interference A lawsuit by which the owner asks the court to stop ongoing unlawful interference with their property and to prevent its recurrence. Action to set aside fraudulent transfers A lawsuit rendering transfers made by the debtor to defeat creditors ineffective as against the claimant creditor. Ad hoc arbitration Ad hoc tahkim, herhangi bir tahkim kurumuna bağlı olmaksızın, yargılama kurallarının doğrudan taraflarca veya hakem kurulunca belirlendiği ve yürütüldüğü tahkim türüdür. Additional accrual Ek tahakkuk, gümrük idaresince yapılan sonradan kontrol veya denetim sonucunda hiç alınmadığı ya da eksik alındığı tespit edilen gümrük vergilerinin yükümlüye tebliğ edilerek istenmesi işlemidir. Additional fee Kurumla sözleşmeli özel sağlık kuruluşunun, sunduğu sağlık hizmeti için Sosyal Güvenlik Kurumunca karşılanan tutara ek olarak, mevzuatta belirlenen sınırlar içinde hastadan talep edebildiği farktır. Administrative act İdari işlem, idarenin kamu gücüne dayanarak tek yanlı iradesiyle tesis ettiği, ilgilinin hukuki durumunda doğrudan değişiklik yaratan ve yürütülmesi zorunlu nitelik taşıyan hukuki tasarruftur. Administrative application İdari başvuru, ilgililerin idari davaya konu olabilecek bir işlemin yapılması ya da mevcut bir işlemin kaldırılması, geri alınması veya değiştirilmesi için yetkili idari makamlara yönelttiği yazılı taleptir. Administrative contract İdari sözleşme, taraflarından biri idare olan, bir kamu hizmetinin yürütülmesi amacıyla kurulan ve idareye özel hukuku aşan üstün yetkiler tanıyan hükümler içeren sözleşmedir. Administrative court İdare mahkemesi, vergi uyuşmazlıkları ile Danıştay'ın ilk derece görevine giren işler dışında kalan iptal ve tam yargı davalarını çözmekle görevli, genel görevli ilk derece idari yargı merciidir. Administrative fine Kabahat niteliğindeki fiiller nedeniyle kanunun yetki verdiği idari makamlar tarafından uygulanan; adli sicile işlenmeyen ve ceza mahkûmiyetinin sonuçlarını doğurmayan parasal idari yaptırım türüdür. Adoption The family-law institution creating a legal parent-child bond, by court decision, between a person and another's child or an adult. Adultery A married person's voluntary sexual relations with someone other than their spouse, an absolute ground for divorce under the Civil Code. Advance payment (criminal) Kanunda gösterilen hafif suçlarda, belirlenen miktarın süresinde ödenmesi hâlinde kamu davası açılmamasını veya açılmış davanın düşmesini sağlayan ceza muhakemesi kurumudur. Advertisement Board Ticari reklamlara ve haksız ticari uygulamalara ilişkin ilkeleri belirleyen, aykırılıkları resen veya başvuru üzerine inceleyerek durdurma, düzeltme ve idari para cezası kararı verebilen idari kuruldur. Agency without authority Vekâletsiz iş görme, bir kimsenin vekâleti olmaksızın başkasının işini görmesi hâlinde taraflar arasında doğan hak ve borçları düzenleyen kanuni borç ilişkisidir. Amendment of pleadings (ıslah) The mechanism allowing a party to correct its procedural acts, wholly or in part, without needing the opponent's consent. Amicable settlement Sulh, görülmekte olan bir davada tarafların, aralarındaki uyuşmazlığı kısmen veya tamamen sona erdirmek amacıyla mahkeme huzurunda yaptıkları, karşılıklı fedakârlık içeren sözleşmedir. Annotation in the land registry The entry of personal rights or restrictions on disposal into the land register, making them assertable against third parties. Annotation of enforceability İcra edilebilirlik şerhi, arabuluculuk sonunda düzenlenen anlaşma belgesinin cebri icra yoluyla yerine getirilebilmesi için mahkemeden alınan ve belgeye ilam niteliği kazandıran mahkeme şerhidir. Annual leave pay İşçinin hak kazandığı yıllık ücretli izin süresine ilişkin ücreti ile iş sözleşmesinin sona ermesi hâlinde kullandırılmayan izin sürelerine karşılık ödenmesi gereken paradır. Annual paid leave The statutory paid rest entitlement that must be granted each year to employees who have completed the minimum length of service. Annulment of a will The judicial invalidation of a testamentary disposition tainted by incapacity, defective consent, unlawfulness or formal defects. Annulment of certificate of inheritance Sulh mahkemesince veya noterlikçe verilen mirasçılık belgesinin, mirasçıları ya da miras paylarını gerçeğe aykırı gösterdiği gerekçesiyle hükümsüz kılınması için açılan davadır. Annulment of enforcement auction An application to the enforcement court for annulment of a forced sale due to irregularities, suspending the auction's consequences. Annulment of general assembly resolution Kanuna, esas sözleşmeye veya dürüstlük kuralına aykırı genel kurul kararlarının, yetkili kişilerce açılan dava sonucunda mahkemece geçmişe etkili biçimde ortadan kaldırılmasıdır. Annulment of marriage Kanunda sayılan butlan sebeplerinden birinin bulunması hâlinde, kurulmuş bir evliliğin mahkeme kararıyla geçmişe etkili olmaksızın geçersiz kılınmasını sağlayan aile hukuku davasıdır. Anonymisation Kişisel verinin, başka verilerle eşleştirilse dahi hiçbir surette kimliği belirli veya belirlenebilir bir gerçek kişiyle ilişkilendirilemeyecek biçimde geri döndürülemez şekilde değiştirilmesi işlemidir. Anti-competitive agreement Teşebbüsler arasında yapılan, rekabeti engelleme, bozma veya kısıtlama amacını taşıyan ya da bu etkiyi doğuran anlaşma, uyumlu eylem ve teşebbüs birliği kararlarıdır. Anti-dilution protection Sonraki sermaye artırımlarının düşük değerleme üzerinden yapılması hâlinde, önceki yatırımcının pay oranındaki veya pay değerindeki azalmanın telafi edilmesini sağlayan sözleşmesel mekanizmadır. Appeal against office decision TÜRKPATENT'in başvuru hakkında verdiği kararlara karşı, kararın tebliğinden itibaren iki ay içinde Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kuruluna yapılan idari başvurudur. Appeal to the Court of Cassation The ordinary remedy by which regional appellate judgments are reviewed by the Court of Cassation solely for conformity with the law. Appeal to the regional court of appeal The remedy by which first-instance judgments are re-examined by the regional courts of appeal on both the facts and the law. Application to the ECtHR Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinde güvence altına alınan haklarının taraf devletçe ihlal edildiğini ileri süren kişilerin, iç hukuk yollarını tükettikten sonra Mahkemeye yaptığı bireysel başvurudur. Appointed heir Mirasbırakanın ölüme bağlı tasarrufla, mirasının tamamı veya belli bir oranı için mirasçı olarak belirlediği, terekeye külli halef sıfatıyla katılan kişidir. Apprehension Suçüstü hâlinde veya gecikmesinde sakınca bulunan durumlarda kişinin hâkim kararı olmaksızın geçici olarak özgürlüğünün kısıtlanması ve kolluğa götürülmesi biçiminde uygulanan koruma tedbiridir. Appurtenance Bağımsız bölümün dışında kalmakla birlikte doğrudan doğruya o bölüme tahsis edilmiş olan kömürlük, depo, garaj, su deposu gibi yerleri ifade eden ve bölüme bağlı bulunan yardımcı yerdir. Arbitrability Tahkime elverişlilik, bir uyuşmazlığın niteliği gereği hakem önünde çözülmesine hukuken izin verilip verilmediğini ifade eden ve tahkim anlaşmasının geçerliliğini doğrudan etkileyen koşuldur. Arbitral award Hakem kararı, hakem veya hakem kurulunun tahkim yargılaması sonunda uyuşmazlığın esası hakkında verdiği, taraflar bakımından bağlayıcı ve ilam niteliğinde sonuç doğuran karardır. Arbitral tribunal Hakem kurulu, uyuşmazlığın birden fazla hakemce incelenmesinin kararlaştırıldığı hâllerde oluşturulan, tahkim yargılamasını yürüten ve kararlarını kural olarak oy çokluğuyla alan organdır. Arbitration Tahkim, tarafların aralarındaki uyuşmazlığın devlet mahkemeleri yerine, kendilerinin ya da belirledikleri usulle seçilen hakemlerce kesin ve bağlayıcı biçimde çözülmesini kararlaştırdıkları özel yargı yoludur. Arbitration agreement Tahkim sözleşmesi, tarafların sözleşmeden veya sözleşme dışı bir hukuki ilişkiden doğmuş ya da doğabilecek uyuşmazlıkların tümünün veya bir kısmının hakemlerce çözülmesi konusunda yaptıkları anlaşmadır. Arbitration clause Tahkim şartı, asıl sözleşmenin içine yerleştirilen ve o sözleşmeden doğacak uyuşmazlıkların mahkeme yerine hakem veya hakem kurulunca çözüleceğini öngören sözleşme hükmüdür. Arbitrator Hakem, tarafların tahkim anlaşmasına dayanarak aralarındaki uyuşmazlığı belirlenen usul çerçevesinde incelemek ve bağlayıcı biçimde karara bağlamakla görevlendirdikleri, bağımsızlık ve tarafsızlık yükümlülüğü altındaki gerçek kişidir. Articles of association The constitutive document of a Turkish company, setting out its trade name, seat, business purpose, capital and the functioning of its organs. Artisan (small tradesman) A small business owner whose activity relies on personal labour rather than capital and who therefore falls outside merchant status under Turkish law. Assignment of claims The written transfer of a claim from the original creditor to a third party, who then steps into the creditor's position. Assumption of debt Borcun nakli, mevcut bir borcun içeriği değişmeksizin yeni bir borçluya geçmesini ve eski borçlunun borç ilişkisinden çıkmasını sağlayan iki aşamalı sözleşmesel işlemdir. Attachment (seizure) The legal seizure of the debtor's assets and rights by the enforcement office, in a finalised proceeding, to satisfy the creditor's claim. Attempt Failin işlemeyi kastettiği suçu elverişli hareketlerle doğrudan doğruya icraya başlaması, ancak elinde olmayan nedenlerle tamamlayamamasını ifade eden ceza hukuku kurumudur. Attorney's fee Both the fee owed to a lawyer for legal services and the tariff-based fee imposed on the losing party in favour of the winner's counsel. Auction price İhale bedeli, icra dairesince yapılan açık artırmada malın üzerinde kaldığı alıcının ödemekle yükümlü olduğu ve satıştan elde edilen parayı oluşturan artırma bedelidir. Author Bir eseri meydana getiren gerçek kişidir; mali ve manevi haklar, kanunda öngörülen istisnalar dışında doğrudan doğruya eseri yaratan bu kişiye aittir. Authority of representation Temsil yetkisi, bir kimsenin başkası adına ve hesabına hukuki işlem yapabilmesini sağlayan ve işlemin hüküm ve sonuçlarının doğrudan temsil olunan üzerinde doğmasını mümkün kılan yetkidir. Aval (bill guarantee) A personal guarantee given for payment of a negotiable instrument by a third party signing on the instrument itself. Averaging of working time Haftalık çalışma süresinin işyerinde bazı haftalarda artırılıp bazı haftalarda azaltılarak, belirli bir dönemin ortalamasında yasal sınırın aşılmamasını sağlayan esnek çalışma düzenidir.

B

Bad-faith compensation (kötü niyet tazminatı) Compensation payable where the contract of an employee outside job-security coverage is terminated through abuse of the right to dismiss. Balance-sheet insolvency (borca batıklık) The state in which a company's assets are insufficient to cover the claims of its creditors, its liabilities exceeding its assets. Bank letter of guarantee An independent undertaking by a bank to pay the beneficiary the amount stated in the letter if a defined risk materialises. Bankruptcy A collective enforcement procedure in which the debtor's entire attachable estate is liquidated to satisfy all creditors together. Bankruptcy administration İflas idaresi, birinci alacaklılar toplanmasınca seçilerek icra mahkemesince atanan ve iflas masasını temsil edip tasfiye işlemlerini yürüten üç kişilik tasfiye organıdır. Bankruptcy estate İflas masası, iflasın açılmasıyla birlikte borçlunun nerede bulunursa bulunsun haczi kabil bütün malvarlığının, alacaklıların topluca tatmini amacıyla oluşturduğu hukuki mal topluluğudur. Barter Trampa, taraflardan birinin diğerine bir malın mülkiyetini devretme borcu altına girmesine karşılık, diğerinin de bir malın mülkiyetini devretmeyi üstlendiği sözleşmedir. Bearer share Üzerinde sahibinin adı yazılı olmayan, senedin zilyetliğinin devriyle el değiştiren ve bedeli tamamen ödenmeden senede bağlanamayan anonim şirket pay türüdür. Beneficiary Sigorta sözleşmesinin tarafı olmadığı hâlde, riziko gerçekleştiğinde sigorta bedelinin kendisine ödenmesi kararlaştırılan ve özellikle can sigortalarında sigorta ettiren tarafından belirlenen üçüncü kişidir. Bill of exchange A negotiable instrument based on a three-party relationship, in which the drawer instructs a third person to pay the stated sum to the payee. Bill of lading Konşimento, deniz yoluyla taşınmak üzere teslim alınan eşyayı temsil eden, taşıma sözleşmesini ispatlayan ve ciro yoluyla devredilebilen kıymetli evrak niteliğinde bir taşıma senedidir. Blackmail Hakkı olan veya yükümlü bulunduğu bir şeyi yapacağından ya da yapmayacağından bahisle bir kimseyi kanuna aykırı yarar sağlamaya zorlamak suretiyle işlenen suçtur. Blocking of access İnternet ortamındaki bir içeriğe, adrese veya zorunlu hâllerde tüm siteye ulaşımın hâkim, mahkeme ya da yetkili merci kararıyla teknik olarak durdurulmasını sağlayan koruma tedbiridir. Board of condominium owners Ana gayrimenkulün yönetimine ilişkin kararları almak üzere bütün kat maliklerinden oluşan ve kanunda öngörülen toplantı ile karar yeter sayılarına göre çalışan zorunlu yönetim organıdır. Board of directors The mandatory executive organ of a Turkish joint-stock company, responsible for its management and representation, elected by the general assembly. Bonus share İç kaynakların sermayeye eklenmesi yoluyla yapılan artırımda, pay sahiplerine ek ödeme yapmaksızın mevcut payları oranında kendiliğinden verilen ve iktisabından vazgeçilemeyen paylardır. Bounced (dishonoured) cheque The situation in which a cheque duly presented to the bank cannot be paid because the drawer's account lacks sufficient funds. Branch Merkeze bağlı olmakla birlikte ondan ayrı bir yerde, kendi başına ticari işlem yapabilecek şekilde örgütlenmiş, hukuken bağımsız tüzel kişiliği bulunmayan ticari işletme birimidir. Breach of payment undertaking The debtor's failure, without reasonable cause, to honour a payment undertaking given in enforcement, sanctioned with coercive detention. Breaking of engagement Nişanlılığın evlenme dışındaki bir sebeple sona ermesi üzerine kusurlu tarafın maddi ve manevi tazminat sorumluluğu ile hediyelerin geri verilmesi borcunu doğuran durumdur. Bribery Kamu görevlisinin, görevinin gereklerine aykırı veya uygun bir işi yapması ya da yapmaması için bir kişiyle anlaşarak yarar sağlamasıyla oluşan iki taraflı görev suçudur. Brokerage Simsarlık, simsarın ücret karşılığında bir sözleşmenin kurulması imkânını hazırlamayı veya kurulmasına aracılık etmeyi üstlendiği ve ücretin kural olarak sözleşmenin kurulmasına bağlı olduğu sözleşmedir. Building inspection Yapıların can ve mal güvenliğini sağlayacak biçimde, imar planına ve fen, sanat ve sağlık kurallarına ile ruhsat eklerine uygun olarak yapılmasını sağlamak üzere yürütülen bağımsız denetim faaliyetidir. Building permit The permit that must be obtained from the competent authority before construction begins, ensuring the works follow the approved plans. Building registration certificate İmar barışı kapsamında başvurusu kabul edilen ruhsatsız veya ruhsata aykırı yapılar için düzenlenen, yapının kayıt altına alındığını gösteren ve malike belirli imkânlar tanıyan resmî belgedir.

C

Cadastre Taşınmazların sınırlarının arazi ve harita üzerinde belirlenerek hukuki durumlarının tespit edilmesi ve bu yolla tapu sicilinin kurulması amacıyla yürütülen resmî tespit faaliyetidir. Capacity of discernment Kişinin akla uygun biçimde davranma, eylemlerinin anlam ve sonuçlarını kavrayıp iradesini buna göre yönlendirebilme yeteneğini ifade eden ve fiil ehliyetinin temel koşulunu oluşturan kavramdır. Capacity to act Kişinin kendi fiilleriyle hak edinebilme ve borç altına girebilme yeteneği olup ayırt etme gücüne sahip, ergin ve kısıtlı olmayan herkeste bulunan hukuki iktidardır. Capacity to be a party Bir kişinin davada davacı veya davalı olabilme yeteneği olup, medeni haklardan yararlanma ehliyetine sahip olan herkese tanınan ve mahkemece re'sen gözetilen dava şartıdır. Capacity to sue Bir kişinin davasını bizzat veya seçtiği vekil aracılığıyla takip edebilme yeteneği olup, medeni hakları kullanma ehliyetine göre belirlenen ve re'sen gözetilen dava şartıdır. Capital in kind Nakit dışında kalan, üzerinde sınırlı ayni hak, haciz veya tedbir bulunmayan, nakden değerlendirilebilen ve devredilebilen malvarlığı unsurlarının şirkete sermaye olarak konulması ve karşılığında pay verilmesidir. Capital increase The procedure by which a Turkish company raises the capital stated in its articles through a corporate resolution and registration with the trade registry. Capital reduction Şirketin esas veya çıkarılmış sermayesinin, alacaklıların korunmasına ilişkin usule uyulmak kaydıyla genel kurul kararıyla indirilmesini sağlayan ve esas sözleşme değişikliği niteliği taşıyan işlemdir. Caregiver expenses Bedensel zarar nedeniyle günlük yaşamını başkasının yardımı olmadan sürdüremeyen kişinin ihtiyaç duyduğu bakım hizmetinin bedelini karşılamaya yönelik olarak bakiye ömür süresince hesaplanan maddi tazminat kalemidir. Carrier Taşıyan, kara taşımalarında taşıyıcı olarak da adlandırılan, taşıma sözleşmesiyle eşya veya yolcu taşıma borcunu üstlenen ve taşımanın sonucundan sorumlu olan taraftır. Cash against documents Vesaik mukabili ödeme, ihracatçının eşyayı temsil eden belgeleri bankası aracılığıyla alıcının bankasına göndererek, bedelin ödenmesi veya poliçenin kabulü karşılığında teslim edilmesini öngören ödeme yöntemidir. Certificate of inheritance The official document, obtainable from the civil court of peace or a notary, showing who the heirs are and their shares. Certificate of insolvency An official document recording that enforcement failed to satisfy the claim in whole or in part, granting the creditor special facilities. Chained offence Bir suç işleme kararının icrası kapsamında, aynı suçun aynı kişiye karşı değişik zamanlarda birden çok kez işlenmesi hâlinde tek ceza verilmesini gerektiren içtima kuralıdır. Change of custody Boşanma veya ayrılık kararıyla bir ebeveyne bırakılan velayetin, çocuğun üstün yararını etkileyen yeni olguların ortaya çıkması üzerine diğer ebeveyne devredilmesini sağlayan davadır. Change of legal form Bir ticaret şirketinin tüzel kişiliği sona ermeksizin ve tasfiye yapılmaksızın hukuki şeklini değiştirerek başka bir şirket türüne dönüşmesi ve yeni türün eskisinin devamı sayılmasıdır. Change of name Kişinin taşıdığı ad veya soyadının haklı sebeplerin varlığı hâlinde mahkeme kararıyla değiştirilmesini ve yeni adın nüfus siciline tescil edilmesini sağlayan davadır. Charterparty Çarter sözleşmesi, geminin tamamının veya belirli bir kısmının ya da geminin belirli bir süre için tahsis edilmesi suretiyle eşya taşınmasını konu alan deniz taşıma sözleşmesidir. Cheque (check) A negotiable instrument by which the drawer instructs the drawee bank to pay the stated sum to the holder, payable at sight under Turkish law. Child support (contribution maintenance) The payment by which the parent not holding custody contributes, according to their means, to the child's care and education expenses. CISG Viyana Satım Sözleşmesi, işyerleri farklı taraf devletlerde bulunan taraflar arasındaki milletlerarası mal satımlarına doğrudan uygulanan ve sözleşmenin kurulması ile tarafların borçlarını düzenleyen antlaşmadır. Claim to participation in acquired property The monetary claim arising from each spouse's statutory share in the surplus value of the other's acquired property at liquidation. Clarification of judgment Hüküm fıkrasında yer alan belirsiz, çelişkili veya birbirine aykırı ifadelerin, hükmün kapsamı genişletilmeksizin açıklığa kavuşturulması amacıyla kararı veren mahkemeden istenen düzeltmedir. CMR Convention CMR Konvansiyonu, eşyanın ücret karşılığında karayoluyla uluslararası taşınmasına uygulanan ve taşıyıcının sorumluluğunu emredici biçimde düzenleyen, Türkiye'nin de taraf olduğu 1956 tarihli milletlerarası sözleşmedir. Collective bargaining agreement A written agreement between a trade union and an employer or employers' association, regulating the content of employment contracts collectively. Collective labour dispute Toplu iş sözleşmesinin yapılması, yorumlanması veya uygulanması sürecinde işçi sendikası ile işveren ya da işveren kuruluşu arasında ortaya çıkan ve tarafların topluca karşı karşıya geldiği anlaşmazlıktır. Collision at sea Çatma, iki veya daha fazla geminin çarpışması ya da bir geminin manevrasıyla diğerine zarar vermesi sonucu doğan ve deniz ticareti hukukunda özel olarak düzenlenen sorumluluk hâlidir. Collusive transfer by the decedent (muris muvazaası) The invalidity claim raised where the deceased disguised a gift of property as a sale in order to keep assets from the heirs. Commercial agency (agent) An independent intermediary who, under a continuing contract, negotiates or concludes contracts on behalf of a merchant within a defined territory. Commercial books (statutory ledgers) The statutory ledgers a Turkish merchant must keep to record business transactions, with opening certifications made by a notary or the registry. Commercial custom Belirli bir ticari alanda uzun süre tekrarlanarak yerleşmiş, ilgili çevrece bilinen ve iradelerin yorumlanmasında gözetilen, ancak kural olarak bağlayıcı hukuk kuralı niteliği taşımayan uygulamadır. Commercial electronic message Ticari amaçlarla telefon, çağrı merkezi, faks, otomatik arama makinesi, akıllı ses kaydedici sistem, elektronik posta veya kısa mesaj yoluyla alıcılara gönderilen iletidir. Commercial enterprise An economic unit operated independently and on a continuous basis, aiming at an income level that exceeds the scale of an artisan business. Commercial enterprise pledge Ticari işletmenin ticaret unvanı, işletme adı, makine, araç ve donanım gibi unsurlarının teslim edilmeksizin, sicile tescil yoluyla alacaklıya rehin verilmesini sağlayan taşınır rehni türüdür. Commercial litigation (commercial case) Court disputes arising from matters relating to both parties' commercial enterprises or from matters designated as absolutely commercial by statute. Commercial proxy İşletme sahibinin, ticari temsil yetkisi vermeksizin, işletmesini yönetmek veya işletmenin belirli işlerini yürütmek üzere yetkilendirdiği ve yetkisi sınırlı olan ticari işletme yardımcısıdır. Commercial representative İşletme sahibinin, ticari işletmeyi yönetmek ve ticaret unvanı altında işletmeye ilişkin işlemlerde kendisini temsil etmek üzere yetkilendirdiği ve ticari temsilci olarak adlandırılan yardımcıdır. Commission agency Komisyonculuk, komisyoncunun ücret karşılığında kendi adına ancak vekâlet verenin hesabına taşınır satımı ya da kıymetli evrak alım satımı işlerini üstlendiği sözleşmedir. Common area Ana gayrimenkulün bağımsız bölümleri dışında kalan ve korunma ile ortaklaşa kullanma amacına yarayan, bütün kat maliklerinin arsa payları oranında paylı mülkiyetine tabi yerlerdir. Community of heirs Birden çok mirasçı bulunması hâlinde, mirasın geçmesiyle paylaşmaya kadar mirasçılar arasında kendiliğinden doğan ve terekedeki bütün hak ile borçları kapsayan elbirliği ortaklığıdır. Community of property Ortaklık malları ile eşlerin kişisel mallarını kapsayan ve ortaklık mallarına eşlerin bölünmemiş bir bütün olarak birlikte sahip olduğu seçimlik mal rejimidir. Company formation (incorporation) The process by which a Turkish company is created through the drafting and signing of its constitutive document and its registration with the trade registry. Comparative advertising Aynı ihtiyaçları karşılayan mal veya hizmetleri, rakibin adına ya da ürününe doğrudan veya dolaylı atıf yapmak suretiyle karşılaştırarak sunan ticari reklam türüdür. Compensation for non-reinstatement Feshin geçersizliğine karar verilmesine rağmen işverenin işçiyi süresinde işe başlatmaması hâlinde ödemekle yükümlü olduğu, işçinin en az dört en çok sekiz aylık ücreti tutarındaki tazminattır. Compensatory work Zorunlu nedenlerle işin durması, ulusal bayram ve genel tatillerden önce veya sonra işyerinin tatil edilmesi ya da işçiye izin verilmesi hâlinde, çalışılmayan sürelerin sonradan karşılanmasıdır. Complainant Suçtan zarar gördüğünü belirterek yetkili makamlara şikâyette bulunan ve bu iradesiyle soruşturmada şikâyetçi sıfatını kazanan kişiyi ifade eden ceza muhakemesi kavramıdır. Complementary health insurance Genel sağlık sigortası kapsamındaki kişinin, anlaşmalı özel sağlık kuruluşlarında doğan fark tutarlarının sigortacı tarafından karşılanmasını sağlayan ve sosyal güvenlik kapsamını tamamlayıcı nitelik taşıyan özel sigorta türüdür. Complex of buildings Bir veya birden çok imar parseli üzerinde, onaylı yerleşim planına göre ortak yer ve tesislerle birbirine bağlanmış birden fazla yapıdan oluşan ve özel yönetim hükümlerine tabi yapılaşmadır. Complication Tıp kurallarına uygun biçimde yapılan bir müdahalede, öngörülebilir olmakla birlikte her türlü özene rağmen önlenemeyen ve hastada olumsuz sonuç doğuran istenmeyen gelişmedir. Composition with creditors (concordat) A court-supervised mechanism allowing a financially distressed debtor to restructure debts through an arrangement with creditors. Comprehensive motor insurance Sigortalının kendi aracında çarpma, çalınma veya yanma gibi teminat kapsamındaki olaylar nedeniyle meydana gelen zararları poliçe şartları çerçevesinde karşılayan, isteğe bağlı bir zarar sigortasıdır. Compulsory earthquake insurance Kapsamdaki binalar ve bağımsız bölümler için yaptırılması kanunen zorunlu olan, deprem ile depremin doğrudan neden olduğu belirli hasarları teminat altına alan sigorta türüdür. Compulsory joinder of parties Maddi hukuka göre bir hakkın birden fazla kişi tarafından birlikte kullanılması gereken hâllerde, davanın bu kişilerin tamamı tarafından veya tamamına karşı açılmasının zorunlu olmasıdır. Compulsory traffic insurance Motorlu araç işletenlerinin, aracın işletilmesinden kaynaklanan ve üçüncü kişilere verilen bedeni ile maddi zararlardan doğan sorumluluğunu kanunen yaptırmak zorunda olduğu mali sorumluluk sigortasıdır. Conciliation Uzlaşma, taraflar arasındaki uyuşmazlığın, tarafsız bir üçüncü kişinin çözüm önerisi sunmasıyla anlaşma yoluyla giderilmesini amaçlayan ve kanunla öngörülen alanlarda uygulanan alternatif çözüm yöntemidir. Concordat commissioner Konkordato komiseri, geçici veya kesin mühlet kararıyla birlikte mahkemece atanan, borçlunun faaliyetlerini denetleyen ve konkordato projesinin uygulanabilirliği hakkında mahkemeye rapor sunan görevlidir. Concordat moratorium Konkordato mühleti, borçluya alacaklılarıyla anlaşma sağlayabilmesi için asliye ticaret mahkemesince verilen ve bu süre boyunca aleyhine takip yapılmasını kural olarak engelleyen koruma süresidir. Conditional release (parole) The institution allowing a convict who has served the statutory portion with good conduct to spend the remainder outside under supervision. Conditions of action (admissibility requirements) The procedural prerequisites that must exist for a case to be examined on the merits, verified by the court of its own motion. Condominium ownership A special form of ownership over the independent units of a completed building, linked to a land share and to the common areas. Condominium servitude (kat irtifakı) A right established over the future independent units of a building under or awaiting construction, attached to shares in the land. Consignee Gönderilen, taşıma senedinde eşyanın teslim edileceği kişi olarak gösterilen ve varma yerinde eşyayı teslim alma hakkını taşıma sözleşmesine taraf olmaksızın kazanan kişidir. Consignment note Hamule senedi, kara veya demiryolu taşımalarında düzenlenen ve taşıma sözleşmesinin kurulduğunu, eşyanın taşıyıcı tarafından teslim alındığını ve taşıma koşullarını gösteren taşıma senedidir. Consignor Gönderen, taşıma sözleşmesini taşıyıcıyla kuran ve eşyayı taşınmak üzere teslim eden taraf olup taşıma ücretinden ve eşyaya ilişkin bilgi ile belgelerin doğruluğundan sorumludur. Consolidation of parcels Birbirine bitişik ve aynı imar adasında yer alan birden çok parselin, imar mevzuatına uygun olarak birleştirilip tek parsel hâline getirilmesi ve bu şekilde tapuya tescil edilmesi işlemidir. Construction agreement in return for land share A contract in which the landowner transfers part of the land shares and the contractor undertakes to build independent units on the land in return. Construction suspension report Ruhsatsız veya ruhsat ve eklerine aykırı olarak yapıldığı tespit edilen inşaatın durdurulması amacıyla yetkili idare görevlilerince yapı yerinde düzenlenen ve mühürleme işlemini belgeleyen tutanaktır. Consumer Ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket ederek mal veya hizmet edinen, kullanan ya da bunlardan yararlanan ve tüketici mevzuatının koruması altında bulunan gerçek veya tüzel kişidir. Consumer arbitration committee An administrative dispute-resolution body that decides consumer disputes falling below a monetary threshold updated each year. Consumer court Tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğan uyuşmazlıklara bakmakla görevli olan ve bulunmayan yerlerde bu sıfatla asliye hukuk mahkemelerince yürütülen özel görevli mahkemedir. Consumer loan Kredi verenin tüketiciye faiz veya benzeri bir menfaat karşılığında ödemenin ertelenmesi, ödünç ya da benzeri finansman imkânı sağlamayı üstlendiği sözleşmeye dayalı kredi ilişkisidir. Content provider İnternet ortamı üzerinden kullanıcılara sunulan her türlü bilgi veya veriyi üreten, değiştiren ve sağlayan, kendi içeriğinden doğrudan sorumlu olan gerçek veya tüzel kişidir. Contested divorce The form of divorce in which the spouses disagree on the divorce or its consequences, with fault and evidence contested at trial. Continuation of detention Tutuklu bulunan şüpheli veya sanık bakımından tutuklama sebeplerinin ve ölçülülüğün sürüp sürmediğinin belirli aralıklarla incelenmesi sonucunda koruma tedbirinin sürdürülmesine karar verilmesidir. Contract A legally binding agreement formed by mutually consistent declarations of intent, creating rights and obligations between the parties. Contract for work (works contract) An agreement in which a contractor undertakes to produce a specific result and the client undertakes to pay a price for it. Contract of carriage Taşıma sözleşmesi, taşıyıcının eşyayı veya yolcuyu varma yerine götürmeyi ve gönderilene teslim etmeyi, karşı tarafın ise kararlaştırılan taşıma ücretini ödemeyi üstlendiği sözleşmedir. Contract of sale An agreement by which the seller undertakes to transfer ownership of a thing and the buyer undertakes to pay the price in return. Contractual waiver of inheritance The heir's relinquishment of inheritance rights through a contract with the deceased during their lifetime, with or without consideration. Contributory fault Ortak kusur olarak da anılan, zarar görenin kendi davranışıyla zararın doğmasına veya artmasına katkıda bulunması ve hükmedilecek tazminattan indirim yapılmasını gerektiren durumdur. Controlling company Bir ticaret şirketinin oy haklarının çoğunluğuna, yönetim organını belirleme gücüne veya sözleşmeye dayalı yönetim yetkisine sahip olarak onu kontrol eden şirkettir. Conviction Yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit görülmesi üzerine cezaya veya güvenlik tedbirine hükmedilmesi sonucunu doğuran ve kesinleşmesiyle infaz kabiliyeti kazanan mahkeme kararıdır. Cookie policy İnternet sitesinde kullanılan çerezlerin türlerini, amaçlarını, sürelerini ve yönetim seçeneklerini ziyaretçiye açıklayan, aydınlatma yükümlülüğünün çevrim içi ortamdaki karşılığı olan metindir. Cooperative Ortaklarının belirli ekonomik menfaatlerini ve meslek ya da geçimlerine ilişkin ihtiyaçlarını karşılıklı yardım ve dayanışma yoluyla sağlamak amacıyla kurulan, değişir ortaklı tüzel kişiliktir. Correction of civil registry Aile kütüklerinde yer alan ad, soyadı, doğum tarihi, cinsiyet ve benzeri kayıtlardaki yanlışlıkların mahkeme kararıyla gerçeğe uygun hâle getirilmesini sağlayan davadır. Council of State İdari yargıda kanunda sayılan kararların temyiz mercii olan, aynı zamanda bazı uyuşmazlıklara ilk derece mahkemesi sıfatıyla bakan ve idareye görüş bildiren yüksek mahkemedir. Counterclaim Davalının, görülmekte olan asıl davayla bağlantılı olarak aynı mahkemede davacıya karşı açtığı ve kendi talebinin de birlikte karara bağlanmasını sağlayan davadır. Court fees The charges paid to the state for judicial services when filing and during litigation, calculated as fixed or proportional to the claim. Court of Cassation Adli yargıda ilk derece ve bölge adliye mahkemelerince verilen kararların son inceleme mercii olan ve uygulama birliğini sağlamakla görevli yüksek mahkemedir. Court-appointed custodian (judicial trustee) The trusted person or entity to whom attached or seized property is entrusted for safekeeping until sale or resolution of the dispute. Court-appointed expert The specialist person or panel whose opinion the court seeks on matters requiring special or technical knowledge. Coverage Sigortacının, sözleşmede tanımlanan rizikonun gerçekleşmesi hâlinde ödemeyi üstlendiği güvencenin kapsamı ile azami tutarını ifade eden ve poliçe ile genel şartlar çerçevesinde belirlenen kavramdır. Creditor's default Alacaklının temerrüdü, usulüne uygun biçimde önerilen edimi veya borçlunun ifa için kendisinden beklenen hazırlık işlemlerini haklı bir sebep olmaksızın kabul etmemesi hâlidir. Criminal complaint (crime report) The notification of a suspected crime to the public prosecutor or the police so that an investigation may be opened. Criminal investigation The first phase of the criminal process, from learning of a suspected crime to acceptance of the indictment, led by the prosecutor. Criminal judgeship of peace Soruşturma evresinde istenen koruma tedbirleri hakkında karar vermek ve kanunda gösterilen itiraz ile başvuruları incelemekle görevli, duruşmasız iş gören tek hâkimli ceza yargı merciidir. Criminal limitation periods The institution barring prosecution of an offence or execution of a final sentence once the statutory periods have elapsed. Criminal record The official register of final convictions, moved to archive once the sentence is executed and deletable when the conditions are met. Cross-border data transfer Kişisel verilerin Türkiye dışındaki bir ülkeye, uluslararası kuruluşa veya yurt dışında yerleşik bir alıcıya, kanunda sayılan güvence mekanizmalarına dayanılarak aktarılmasıdır. Culpa in contrahendo Sözleşme görüşmelerinde kusur, sözleşme kurulmadan önceki görüşme aşamasında dürüstlük kuralına aykırı davranan tarafın karşı tarafın uğradığı zarardan sorumlu tutulmasını sağlayan sorumluluk türüdür. Current account (running account) An agreement under which two parties record mutual claims as account items instead of demanding them separately, settling the balance at period end. Custody (parental authority) The entirety of parental rights and duties concerning a minor child's care, education, representation and property management. Custody measure Muhafaza tedbiri, haczedilen taşınır malların satışa kadar değerinin korunması amacıyla icra dairesince muhafaza altına alınması veya bir yediemine teslim edilmesi işlemidir. Customs declaration Gümrük beyannamesi, eşyanın tabi tutulacağı gümrük rejimini ve vergilendirmeye esas bilgileri yükümlünün beyanıyla gümrük idaresine bildiren, tescil edildiği anda hukuki sonuç doğuran belgedir. Customs tariff statistics position GTİP, eşyanın Türk Gümrük Tarife Cetvelindeki on iki haneli sınıflandırma numarasıdır; vergi oranını, ticaret politikası önlemlerini ve izin gerekliliklerini belirleyen temel ölçüttür. Customs value Gümrük kıymeti, ithal eşyasının vergilendirilmesine esas alınan ve kural olarak Türkiye'ye ihraç amacıyla yapılan satışta fiilen ödenen ya da ödenecek fiyat esas alınarak belirlenen değerdir. Cybercrime Bilişim sistemlerine hukuka aykırı olarak girilmesi, sistemlerin işleyişinin engellenmesi ya da verilerin bozulması gibi fiilleri kapsayan suç grubunu ifade eden üst kavramdır.

D

Damage difference Sigortacı tarafından ödenen tazminat ile gerçek zarar arasındaki karşılanmayan tutarı ifade eden ve kusurlu taraftan ya da ilgili sigortacıdan ayrıca istenebilen tazminat kalemidir. Damages in divorce Compensation claimed in divorce by the innocent or less faulty spouse for lost existing or expected benefits and for injury to personality rights. Data breach notification İşlenen kişisel verilerin hukuka aykırı olarak başkalarınca ele geçirilmesi hâlinde veri sorumlusunun durumu ilgili kişiye ve Kişisel Verileri Koruma Kuruluna bildirmesi yükümlülüğüdür. Data controller Kişisel verilerin işlenme amaçlarını ve vasıtalarını belirleyen, veri kayıt sisteminin kurulmasından ve yönetilmesinden sorumlu olan, kanuni yükümlülüklerin asıl muhatabı gerçek veya tüzel kişidir. Data controllers registry Kişisel Verileri Koruma Kurumu tarafından tutulan, veri sorumlularının işleme faaliyetlerini beyan ettiği ve kamuya açık olarak erişilebilen Veri Sorumluları Sicili Bilgi Sistemidir. Data inventory Veri sorumlusunun işlediği kişisel verileri; amaç, kategori, alıcı grubu, saklama süresi ve güvenlik tedbirleri bakımından iş süreçleriyle ilişkilendirerek gösterdiği ayrıntılı kayıt belgesidir. Data processor Veri sorumlusunun verdiği yetkiye dayanarak ve talimatlarıyla bağlı olarak onun adına kişisel verileri işleyen, işleme amacını kendisi belirlemeyen gerçek veya tüzel kişidir. Data subject request Kişisel verisi işlenen kişinin, kanundaki haklarını kullanmak amacıyla veri sorumlusuna yaptığı ve Kurula şikâyet yolundan önce tüketilmesi zorunlu olan yazılı başvurudur. De facto expropriation İdarenin, kamulaştırma işlemi yapmaksızın taşınmaza fiilen el koyması ya da imar planıyla mülkiyet hakkını kullanılamaz hâle getirmesi biçiminde ortaya çıkan hukuka aykırı müdahaledir. Dealership (distributorship) agreement A framework commercial relationship under which a supplier continuously provides products to a dealer who resells them in their own name and account. Debarment from tenders İhaleden yasaklama, kanunda sayılan yasak fiil veya davranışlarda bulunduğu tespit edilen kişilerin belirli bir süre boyunca kamu ihalelerine katılmasını engelleyen idari yaptırım kararıdır. Decedent Ölümü ya da gaipliğine karar verilmesiyle birlikte malvarlığındaki hak ve borçların bütünü mirasçılarına kendiliğinden geçen, uygulamada muris olarak da anılan, terekenin ait olduğu gerçek kişidir. Decision of non-prosecution Soruşturma sonunda kamu davası açmayı gerektirecek yeterli şüphe veya delil bulunmadığında ya da kovuşturma olanağının yokluğu hâlinde Cumhuriyet savcısı tarafından verilen karardır. Decision of non-prosecution The prosecutor's decision closing an investigation where sufficient suspicion or the possibility of prosecution is lacking. Declaration of assets Mal beyanı, borçlunun gerek kendisinde gerek üçüncü kişilerde bulunan mal, alacak ve haklarıyla gelirlerini borcuna yetecek ölçüde yazılı ya da sözlü olarak icra dairesine bildirmesidir. Declaration of intent İrade beyanı, bir kimsenin hukuki sonuç doğurmaya yönelik iç iradesini sözle, yazıyla ya da davranışla dışa vurmasını ifade eden ve sözleşmenin kurulmasını sağlayan temel hukuki işlem unsurudur. Declaratory action Bir hak veya hukuki ilişkinin var olup olmadığının mahkemece belirlenmesi istemiyle açılan, davalıyı bir edime mahkûm etmeyen ve bu nedenle icraya konulamayan dava türüdür. Dedication to public road İmar planında yol, yeşil alan gibi umumi hizmetlere ayrılan kısımların malik tarafından bedelli veya bedelsiz olarak kamuya bırakılması ve tapu kaydından düşülmesi işlemidir. Deductible Sigortacının, gerçekleşen zararın poliçede kararlaştırılan belirli bir tutarını veya oranını ödeme yükümlülüğü dışında tutmasını sağlayan ve bu kısmı sigortalı üzerinde bırakan sözleşme kaydıdır. Deemed rejection of inheritance Ölüm tarihinde mirasbırakanın ödemeden aciz olduğu açıkça belli veya resmen tespit edilmişse, mirasın ayrıca bir ret beyanına gerek olmaksızın reddedilmiş sayılmasıdır. Default (temerrüt) The legal state of delay that arises when a debtor fails to perform a due obligation despite it being demandable and duly called in. Default interest The additional interest a debtor must pay for the period of delay after failing to settle a monetary debt when it falls due. Defective goods A product that lacks the qualities promised in the contract or reasonably expected by the buyer, triggering statutory remedies. Defective service Sözleşmede kararlaştırılan sürede başlamayan veya taraflarca belirlenen ya da objektif olarak taşıması gereken nitelikleri taşımayan ve bu nedenle tüketicinin yararlanmasını azaltan hizmettir. Defence counsel Şüpheli veya sanığın ceza muhakemesindeki savunmasını üstlenen; hukuki yardım sağlayan, dosyayı inceleyen ve muhakeme işlemlerinde hazır bulunma yetkisine sahip olan avukattır. Defendant İddianamenin mahkemece kabul edilmesiyle başlayan kovuşturma evresinde, hüküm kesinleşinceye kadar suç şüphesi altında bulunan ve savunma hakkını kullanan kişiye verilen ceza muhakemesi sıfatıdır. Deferral of the announcement of the verdict (HAGB) The mechanism deferring announcement of a conviction subject to supervision, annulled by the Constitutional Court and no longer in force. Degree of fault Zararın doğumunda tarafların davranışlarının etkisini yüzde olarak gösteren, ödenecek tazminat tutarının belirlenmesinde esas alınan ve bilirkişi raporlarıyla somutlaştırılan hukuki değerlendirme sonucudur. Delay compensation in carriage Gecikme tazminatı, eşyanın kararlaştırılan veya makul sürede teslim edilmemesi nedeniyle hak sahibinin uğradığı zararın, taşıma hukukunda öngörülen sınırlar çerçevesinde taşıyıcıdan istenmesidir. Delivery note Malın bir yerden başka bir yere taşınması veya alıcıya teslimi sırasında düzenlenmesi zorunlu olan ve sevkiyatın içeriği ile taraflarını gösteren belgedir. Delivery of child Velayet veya kişisel ilişki kararlarının gereğinin yerine getirilmesi amacıyla çocuğun hak sahibine, uzman desteği altında ve adli destek birimleri aracılığıyla teslim edilmesini sağlayan infaz sürecidir. Demerger Bir sermaye şirketinin malvarlığının tamamının veya bir bölümünün, ortaklarına devralan şirketlerde pay verilmek suretiyle başka şirketlere külli halefiyetle geçirilmesi sonucunu doğuran yapısal değişiklik işlemidir. Demolition order Ruhsatsız, ruhsat ve eklerine aykırı ya da can ve mal güvenliği bakımından tehlike oluşturan yapıların yıkılmasına ilişkin olarak yetkili idarece alınan idari karardır. Denial of paternity (rebuttal of filiation) A lawsuit by which the husband, presumed father of a child born in wedlock, rebuts that presumption and removes the legal bond. Derivative work Başka bir eserden yararlanılarak meydana getirilen, asıl esere nazaran bağımsız olmayan ancak işleyenin hususiyetini taşıyan çeviri, uyarlama veya düzenleme gibi fikir ürünüdür. Desertion Eşlerden birinin evlilik birliğinden doğan yükümlülüklerini yerine getirmemek amacıyla diğerini bırakmasına ya da haklı sebep olmaksızın ortak konuta dönmemesine dayanan özel boşanma sebebidir. Determination of expropriation value Satın alma usulüyle anlaşma sağlanamaması hâlinde idarece açılan, taşınmazın gerçek karşılığının mahkemece belirlenmesini ve taşınmazın idare adına tescilini konu alan davadır. Determination of heirship Bir kişinin mirasbırakanın yasal ya da atanmış mirasçısı olup olmadığının veya miras payı oranının, taraflar arasında çekişme bulunması hâlinde mahkeme kararıyla belirlenmesini amaçlayan davadır. Determination of the estate Mirasbırakanın ölüm tarihindeki mal, hak ve borçlarının mahkeme aracılığıyla saptanıp deftere geçirilmesini sağlayan ve delil oluşturan, koruma önlemi niteliğindeki çekişmesiz yargı işidir. Devolution of the estate The passing of the estate to the heirs as a whole, automatically and by operation of law, upon the death of the deceased. Diminished value claim (vehicle) A claim for the drop in a vehicle's resale value after an accident, recoverable even when the car has been fully repaired. Directors' liability Yönetim kurulu üyelerinin, kanundan ve esas sözleşmeden doğan yükümlülüklerini kusurlarıyla ihlal etmeleri hâlinde şirkete, pay sahiplerine ve alacaklılara karşı doğan tazminat sorumluluğudur. Discharge of directors Genel kurulun, yönetim kurulu üyelerini belirli bir faaliyet dönemine ilişkin işlem ve eylemlerinden ötürü şirkete karşı sorumluluktan kurtardığı ve olağan gündemin zorunlu maddelerinden olan karardır. Discharge summary Hastanın yatışı boyunca uygulanan tanı, tedavi ve işlemler ile taburculuk sonrası önerilerin özetlendiği, hekim tarafından düzenlenip hasta dosyasında saklanan tıbbi belgedir. Disciplinary investigation Disiplin soruşturması, kamu görevlisinin mevzuatla belirlenen yükümlülüklerine aykırı davrandığı iddiasının görevlendirilen muhakkik eliyle araştırılarak disiplin cezası verilip verilmeyeceğinin belirlendiği idari süreçtir. Disciplinary penalty İşverenin, iş sözleşmesi, toplu iş sözleşmesi veya işyeri yönetmeliğine dayanarak işçinin kurallara aykırı davranışı karşılığında uyguladığı uyarı, kınama ya da ücret kesintisi gibi yaptırımdır. Disinheritance The deceased's exclusion of a reserved heir from the inheritance by testamentary disposition, on the grave grounds listed by statute. Dismissal from the profession Meslekten çıkarma, ağır disiplin ihlalleri nedeniyle kişinin kamu görevinden veya bağlı bulunduğu mesleğin icrasından sürekli olarak uzaklaştırılmasına ilişkin en ağır disiplin yaptırımıdır. Dismissal of counsel Vekâlet verenin, avukatına tanıdığı temsil yetkisini tek taraflı irade beyanıyla, kural olarak herhangi bir sebep göstermeksizin ve her zaman sona erdirmesidir. Dissolution for just cause Haklı sebeplerin varlığında azlığın veya ortakların istemiyle mahkemenin şirketin feshine ya da duruma uygun düşen başka bir çözüme hükmedebildiği dava yoludur. Distance sales contract Satıcı veya sağlayıcı ile tüketicinin eş zamanlı fiziksel varlığı olmaksızın, uzaktan iletişim araçlarının kullanılması yoluyla kurulan mal veya hizmet satışına ilişkin sözleşmedir. Distributorship agreement Distribütörlük sözleşmesi, sağlayıcının ürünlerini belirli bir bölgede kendi adına ve hesabına satmak üzere dağıtıcıya sürekli olarak satma ve satın alma yükümlülüğü getiren çerçeve niteliğindeki sözleşmedir. Dividend The portion of a Turkish company's net profit distributed to shareholders in proportion to their shares, upon a general assembly resolution. Division of the estate (partition of inheritance) The distribution of estate assets among the heirs, by agreement or lawsuit, ending their community of ownership. Divorce lawsuit The family-law action ending a marriage by judicial decision, based on the grounds enumerated in the Civil Code. Divorce protocol Anlaşmalı boşanmada tarafların boşanmanın mali sonuçları ile çocukların durumuna ilişkin iradelerini yazılı olarak ortaya koydukları ve hâkimin onayıyla hüküm doğuran anlaşmadır. Domain name dispute Bir alan adının, başkasına ait marka, ticaret unvanı veya diğer ayırt edici işaretle aynı ya da benzer olması nedeniyle ortaya çıkan hak sahipliği çekişmesidir. Drag-along right Çoğunluk pay sahibinin, paylarını üçüncü kişiye satarken azınlık pay sahiplerini de aynı koşullarla satışa katılmaya zorlayabilmesini sağlayan ve pay sahipleri sözleşmesinde düzenlenen sözleşmesel haktır. Duress (threat) Coercion by which a person is driven to conclude a contract under the threat of serious and imminent harm to themselves or their relatives. Duty of disclosure Sigorta ettirenin, sözleşme kurulurken ve sözleşme süresince rizikonun değerlendirilmesi bakımından önemli olan, bildiği veya bilmesi gereken tüm hususları sigortacıya bildirme yükümlülüğüdür. Duty to inform Veri sorumlusunun, kişisel verilerin elde edilmesi sırasında ilgili kişiye kimliğini, işleme amacını, aktarılan tarafları, toplama yöntemini, hukuki sebebini ve haklarını bildirme yükümlülüğüdür.

E

E-commerce information system Ticaret Bakanlığı tarafından işletilen; hizmet sağlayıcı ve aracı hizmet sağlayıcıların kayıt altına alındığı, elektronik ticaret verilerinin toplandığı ve doğrulama imkânı sunan bilgi sistemidir. Earnest money Bağlanma parası, sözleşme kurulurken taraflardan birinin diğerine verdiği ve aksi kararlaştırılmadıkça sözleşmenin yapıldığına kanıt oluşturan, ifa sırasında asıl borçtan düşülen para veya değerdir. Earnest money (deposit on contract) A sum handed over by one party at the conclusion of a contract as proof that the agreement has genuinely been made. Easement Bir taşınmaz üzerinde, başka bir taşınmaz veya belirli bir kişi lehine kurulan; malikini bazı yetkilerini kullanmaktan kaçınmaya ya da kullanıma katlanmaya zorlayan sınırlı ayni haktır. Economic rights Eser sahibine eserden ekonomik olarak yararlanma yetkisi veren; işleme, çoğaltma, yayma, temsil ve umuma iletim haklarından oluşan devredilebilir nitelikteki haklardır. Effective remorse The institution reducing or removing punishment where the offender repairs the harm or aids justice after the offence is completed. Electronic notification Tebligatın, Ulusal Elektronik Tebligat Sistemi üzerinden muhatabın elektronik tebligat adresine gönderilmesi suretiyle yapılması olup, kanunda sayılan kişi ve kurumlar bakımından zorunludur. Electronic signature Başka bir elektronik veriye eklenen veya onunla mantıksal bağlantısı bulunan ve imza sahibinin kimliğinin doğrulanması amacıyla kullanılan, güvenli hâliyle ıslak imzayla eşdeğer sayılan elektronik veridir. Embezzlement Kamu görevlisinin, görevi nedeniyle kendisine tevdi edilen veya koruma ve gözetimiyle yükümlü olduğu malı kendisinin ya da başkasının zimmetine geçirmesiyle oluşan görev suçudur. Employer's representative İşveren adına hareket eden ve işin, işyerinin ya da işletmenin yönetiminde görev alan, bu sıfatla yaptığı işlemlerden doğrudan işvereni sorumlu kılan kişidir. Employment certificate İş sözleşmesi sona eren işçiye, talebi aranmaksızın işveren tarafından verilmesi zorunlu olan ve yapılan işin türü ile işyerinde geçen çalışma süresini gösteren belgedir. Employment contract The contract establishing the relationship between employee and employer, one party undertaking dependent work and the other undertaking to pay wages. Endorsement (of negotiable instruments) The transfer of rights arising from a negotiable instrument through a signed notation on the instrument together with its delivery. Enforcement auction (forced sale) The sale of attached or pledged assets by the enforcement office through public auction in order to satisfy the creditor's claim. Enforcement civil court İcra hukuk mahkemesi, icra ve iflas dairelerinin işlemlerine karşı yapılan şikâyetler ile itirazın kaldırılması gibi takip hukukuna özgü uyuşmazlıkları basit usulde inceleyen mahkemedir. Enforcement criminal court İcra ceza mahkemesi, İcra ve İflas Kanunu'nda düzenlenen taahhüdü ihlal ve gerçeğe aykırı beyan gibi takip hukukuna özgü suç ve kabahatleri şikâyet üzerine yargılayan mahkemedir. Enforcement denial compensation İcra inkâr tazminatı, ödeme emrine haksız yere itiraz eden borçlunun, itirazın iptali veya kaldırılması üzerine alacaklıya ödemekle yükümlü tutulduğu kanuni orandaki tazminattır. Enforcement of court judgments The enforcement route based on court judgments or documents deemed equivalent, which the debtor cannot halt by simple objection. Enforcement order İcra emri, ilama veya ilam niteliğindeki belgeye dayanan takiplerde borçluya tebliğ edilen ve borcun kanunda öngörülen süre içinde yerine getirilmesini ihtar eden icra dairesi işlemidir. Enforcement proceedings (debt collection proceedings) The statutory process by which a creditor collects an unpaid debt through the enforcement office, using the coercive power of the state. Enforcement specific to negotiable instruments An accelerated enforcement route reserved for claims based on bills of exchange, promissory notes and cheques, with stricter objection rules. Enforcement through realisation of pledge Rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takip, alacağı taşınır rehni veya ipotekle güvence altına alınmış alacaklının, önce rehinli malın satışını sağlamak üzere yürüttüğü icra takibidir. Enforcement with eviction claim Tahliye istemli takip, kira bedelinin ödenmemesi veya kira süresinin sona ermesi nedeniyle kiraya verenin, kiralananın boşaltılmasını icra dairesi aracılığıyla istediği ilamsız takip yoludur. Enforcement without judgment An enforcement route for money and security claims that may be initiated directly at the enforcement office without any court judgment. Engagement to marry Evlenme vaadiyle kurulan ve taraflara evlenme yükümlülüğü değil, yalnızca sona ermesi hâlinde belirli tazminat ve iade taleplerinde bulunma imkânı veren aile hukuku sözleşmesidir. Equalisation of assets Bir eşin kişisel mallarına ilişkin borçlarının edinilmiş mallardan ya da edinilmiş mallarına ilişkin borçlarının kişisel mallarından ödenmesi hâlinde tasfiyede yapılan hesaplaşmadır. Establishment of filiation Çocuk ile ana ve baba arasındaki hukuki bağın doğum, ana ile evlilik, tanıma, babalık hükmü veya evlat edinme yollarından biriyle meydana gelmesini ifade eden aile hukuku kurumudur. Estate of the deceased (tereke) The entirety of the deceased's assets, claims and debts, passing to the heirs as a single whole at the moment of death. Estate representative Miras ortaklığını paylaşmaya kadar yönetmek, terekeyi korumak ve ortaklığı dışarıya karşı temsil etmek üzere, mirasçılardan birinin istemi üzerine sulh mahkemesince atanan kişidir. Eviction based on landlord's need An eviction ground available where the landlord, or relatives listed by statute, genuinely need the premises as a home or workplace. Eviction for reconstruction Kiralananın yeniden inşası veya esaslı onarımı, genişletilmesi ya da değiştirilmesi gerekli olup bu işler sırasında kullanımının imkânsız olması hâlinde açılan, kira ilişkisini sona erdiren davadır. Eviction lawsuit A lawsuit in which the landlord asks the court to remove the tenant from the property based on grounds exhaustively listed by statute. Evidence The collective name for the means used to prove disputed facts in litigation, such as deeds, witnesses, experts, inspection and oath. Excessive difficulty of performance Aşırı ifa güçlüğü, sözleşmenin kurulmasından sonra öngörülemeyen olağanüstü bir durumun edimler arasındaki dengeyi borçlu aleyhine katlanılamaz ölçüde bozması hâlinde uyarlama veya dönme imkânı veren kurumdur. Exclusive dealership agreement Tek satıcılık sözleşmesi, sağlayıcının belirli bir bölgede ürünlerini yalnızca tek satıcıya vermeyi, tek satıcının ise bu ürünleri kendi adına ve hesabına sürekli biçimde satmayı üstlendiği sözleşmedir. Execution of sentence Kesinleşen ceza ve güvenlik tedbiri içeren mahkeme kararlarının kanunda belirlenen usul ve esaslara göre yerine getirilmesi sürecini ifade eden ceza hukuku kavramıdır. Expedited criminal procedure Kanunda sayılan belirli suçlarda, şüphelinin müdafi huzurunda kabulü üzerine Cumhuriyet savcısının belirlediği yaptırımın mahkemece hükme bağlandığı, soruşturma evresine özgü alternatif muhakeme usulüdür. Explicit consent Belirli bir konuya ilişkin, bilgilendirmeye dayanan, özgür iradeyle açıklanan ve her zaman geri alınabilen, kişisel veri işlemeyi hukuka uygun hâle getiren irade açıklamasıdır. Expropriation Kamu yararının gerektirdiği hâllerde idarenin, özel mülkiyetteki taşınmazın tamamını veya bir kısmını bedelini peşin ödemek suretiyle kanunda belirlenen usule göre edinmesidir. Expulsion of a shareholder The loss of shareholder status against a member's will, on grounds provided by statute or the company agreement of a Turkish company. Extortion by a public official Kamu görevlisinin, görevinin sağladığı nüfuzu kötüye kullanarak bir kimseyi kendisine veya başkasına yarar sağlamaya ikna etmesi ya da mecbur bırakmasıyla oluşan görev suçudur.

F

Factoring Faktoring, mal veya hizmet satışından doğmuş ya da doğacak, fatura ile belgelendirilen alacakların faktoring şirketine devredilmesi karşılığında finansman, tahsilat ve garanti hizmetlerinin sağlandığı sözleşmedir. Failure to pay wages on time İşçi ücretinin ödeme gününden itibaren kanunda öngörülen süre içinde mücbir bir neden dışında ödenmemesi hâlinde işçiye çalışmaktan kaçınma ve sözleşmeyi haklı nedenle fesih hakkı veren durumdur. Family court Türk Medeni Kanunu'nun aile hukukuna ilişkin hükümlerinden doğan dava ve işlere bakmakla görevli olan, bünyesinde uzmanların da yer aldığı asliye derecesindeki özel görevli mahkemedir. Family residence annotation An entry on the title of the spouses' shared home preventing transactions over it without the express consent of the non-owner spouse. Final minutes of mediation Son tutanak, arabuluculuk faaliyetinin sona erdiğini, tarafların anlaşıp anlaşmadıklarını ve sürecin hangi sebeple sona erdiğini gösteren, arabulucu tarafından düzenlenerek hazır bulunanlarca imzalanan belgedir. Finality of judgment The state a judgment reaches when ordinary remedies are exhausted or their periods expire, rendering it no longer alterable. Financial leasing Finansal kiralama, kiralayanın kiracının seçtiği malı edinerek zilyetliğini kira bedeli karşılığında kiracıya bıraktığı ve sözleşme sonunda malın kiracıya geçmesinin kararlaştırılabildiği finansman sözleşmesidir. Fixed-term employment contract An employment relationship concluded for a defined period, permitted only where objective conditions such as a specific project justify it. Force majeure An extraordinary, unforeseeable and unavoidable event beyond a party's control that makes performance of an obligation impossible. Forgery of an official document Resmî bir belgeyi sahte olarak düzenlemek, gerçek bir belgeyi değiştirmek veya sahte resmî belgeyi kullanmak suretiyle işlenen ve kamu güvenini koruyan suçtur. Formal notice (warning letter) A written warning served on the other party to demand performance of an obligation, exercise a right or record a legal position. Formal requirement Şekil şartı, bir sözleşmenin geçerli olarak kurulabilmesi için kanunun ya da tarafların öngördüğü yazılı, resmî veya özel biçime uyulması zorunluluğunu ifade eden geçerlilik koşuludur. Forming a criminal organisation Suç işlemek amacıyla, üye sayısı ve yapısı bakımından kanunda aranan nitelikleri taşıyan bir birliktelik oluşturmayı ve yönetmeyi bağımsız suç olarak cezalandıran ceza hukuku düzenlemesidir. Framework agreement Çerçeve sözleşme, taraflar arasında ileride kurulacak birden çok işlemin ortak koşullarını önceden belirleyen ve her bir işlemin ayrıca sipariş ya da ek sözleşmeyle kurulmasını öngören sözleşmedir. Franchise agreement Franchise sözleşmesi, franchise verenin marka, işletme sistemi ve bilgi birikimini belirli bir bölgede kullanma yetkisini bedel karşılığında bağımsız bir işletmeciye tanıdığı sürekli borç ilişkisidir. Fraud Hileli davranışlarla bir kimsenin aldatılması suretiyle, kişinin veya başkasının zararına olarak fail ya da üçüncü kişi lehine haksız yarar sağlanmasıyla oluşan suçtur. Fraudulent misrepresentation The intentional deception of a contracting party in order to induce them to conclude a contract they would not otherwise have made. Free repair Ayıplı mal veya hizmette tüketicinin; işçilik, değiştirilen parça ve benzeri hiçbir gider kendisinden istenmeksizin ayıbın giderilmesini talep edebildiği seçimlik haktır. Free zone Serbest bölge, ülke sınırları içinde bulunmakla birlikte gümrük bölgesi dışında sayılan ve ticari ile sınai faaliyetlere vergi ve dış ticaret bakımından özel kolaylıklar tanınan alandır. Freedom of contract Sözleşme özgürlüğü, tarafların sözleşme yapıp yapmama, karşı tarafı seçme, içeriği belirleme ve sözleşmeyi sona erdirme konusunda kanunun çizdiği sınırlar içinde serbest olmasıdır. Freedom of information request Bilgi edinme başvurusu, kişilerin kamu kurum ve kuruluşları ile kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarından, bu kurumların görev alanına giren bilgi ve belgelere erişmek için yaptığı yazılı taleptir. Freight charge Navlun, eşyanın taşınması karşılığında taşıyana ödenen taşıma ücretidir; deniz ticaretinde ayrıca eşya taşıma sözleşmesinin kendisini ifade etmek üzere de kullanılan bir terimdir. Freight forwarder Taşıma işleri organizatörü, eşyanın taşınmasını kendi adına ve müvekkili hesabına üstlenerek taşıma zincirini düzenleyen, gerektiğinde bizzat taşıyıcı sıfatıyla da sorumlu olabilen ticari işletmedir. Full remedy action Tam yargı davası, idari işlem veya eylem nedeniyle kişisel hakkı doğrudan zarar görenlerin, uğradıkları maddi ve manevi zararın tazminini idareden istedikleri idari dava türüdür.

G

Garnishment notice (third-party attachment notice) The official notice sent to third parties to attach the debtor's claims and assets held by them, producing escalating legal consequences. General assembly (shareholders' meeting) The mandatory corporate organ in which shareholders resolve fundamental matters such as dividends, elections and amendments to the articles. General attachment procedure Genel haciz yolu, rehinle güvence altına alınmamış ve kambiyo senedine dayanmayan para alacakları için izlenen, ödeme emri tebliği ile başlayan ilamsız takip yoludur. General average Müşterek avarya, gemi ve yükü birlikte tehdit eden bir tehlikeden kurtulmak amacıyla bilerek yapılan olağanüstü fedakârlık ve masrafların kurtarılan değerler arasında paylaştırılmasıdır. General partnership Ticari işletme bir ticaret unvanı altında işletmek amacıyla gerçek kişiler arasında kurulan, ortaklarının hiçbirinin sorumluluğu şirket alacaklılarına karşı sınırlandırılmamış olan şahıs şirketidir. Geographical indication Belirgin bir niteliği, ünü veya diğer özellikleri bakımından kökeninin bulunduğu yöre, alan, bölge veya ülke ile özdeşleşmiş ürünü gösteren ve tescille korunan işarettir. Gift (donation) contract A contract by which one person gratuitously transfers assets from their own estate to another during their lifetime. Giving a statement The taking of the suspect's account of the alleged offence before the police or prosecutor during the investigation, under strict rules. Governing law Uygulanacak hukuk, yabancılık unsuru taşıyan bir sözleşmeye hangi devletin maddi hukuk kurallarının uygulanacağını belirleyen ve taraflarca açıkça seçilebilen bağlama kuralıdır. Group of companies Bir ticaret şirketinin doğrudan veya dolaylı olarak hâkimiyeti altında bulunan şirketlerle birlikte oluşturduğu ve özel sorumluluk ile raporlama kurallarına tabi olan yapıdır. Guarantee agreement Garanti sözleşmesi, garanti verenin bir kimseyi belirli bir işe girişmeye yöneltmek amacıyla o işten doğabilecek zararı bağımsız biçimde üstlendiği ve asıl borca bağlı olmayan teminat sözleşmesidir. Guardianship The statutory protection regime established for minors not under parental authority and for adults placed under legal restriction. Guardianship authority Vesayet işlerinde vasi ve kayyım atamak, işlemlerine izin vermek ve bunları denetlemekle görevli olan ve sulh hukuk mahkemesince yerine getirilen vesayet dairesidir.

H

Hardship and contract adaptation Judicial adjustment of contract terms when unforeseen extraordinary events make performance excessively burdensome for one party. Health advertising rules Sağlık kuruluşlarının ve hekimlerin hizmetlerini tanıtırken reklam yasağına ve talep oluşturmama ilkesine uymalarını, yalnızca bilgilendirme sınırında kalmalarını zorunlu kılan düzenlemelerin bütünüdür. Health data Kişinin fiziksel ve ruhsal sağlık durumuna, tıbbi geçmişine ve aldığı sağlık hizmetlerine ilişkin, özel nitelikli kişisel veri sayılan ve nitelikli koruma rejimine tabi tutulan bilgidir. Health facility licence Özel bir hastane veya sağlık kuruluşunun, mevzuatta öngörülen fiziki, tıbbi ve personel şartlarını taşıdığının tespit edilmesi üzerine Sağlık Bakanlığınca verilen kuruluş izin belgesidir. Health Implementation Communiqué Genel sağlık sigortası kapsamındaki kişilere sunulan sağlık hizmetlerinin kapsamını, sunum koşullarını ve Kurumca ödenecek bedellerini belirleyen, Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından çıkarılan düzenleyici tebliğdir. Hearing The court session, open to the public as a rule, where the parties present their cases orally and the evidence is examined. Holographic will Mirasbırakanın tamamını kendi el yazısıyla yazıp imzaladığı ve düzenlendiği yıl, ay ile günü gösterdiği, resmî bir makamın katılımı aranmayan vasiyetname türüdür. Hosting provider Hizmet ve içerikleri barındıran sistemleri sağlayan veya işleten, barındırdığı içeriği denetlemek ve hukuka aykırılığı araştırmakla yükümlü olmayan gerçek veya tüzel kişidir. Hotchpot Yasal mirasçıların, mirasbırakandan miras paylarına mahsuben elde ettikleri sağlararası karşılıksız kazandırmaları, paylaşmada eşitliği sağlamak için terekeye geri vermelerini öngören kanuni yükümlülüktür.

I

Implied rejection Zımni ret, idareye yapılan başvuruya kanunda öngörülen otuz günlük süre içinde cevap verilmemesi hâlinde isteğin reddedilmiş sayılmasını ifade eden hukuki karinedir. Impossibility of performance İfa imkânsızlığı, borcun konusunu oluşturan edimin sürekli ve objektif biçimde yerine getirilemez hâle gelmesi nedeniyle borcun sona ermesi ya da hiç doğmamış sayılmasıdır. Incapacity compensation Bedensel zarara uğrayan kişinin çalışma gücündeki geçici veya sürekli azalma nedeniyle uğradığı kazanç kaybının karşılanması amacıyla hesaplanan ve sorumluluk hukukunda sıkça başvurulan maddi tazminat türüdür. Incoterms Incoterms, Milletlerarası Ticaret Odası tarafından yayımlanan ve satıcı ile alıcı arasında teslim yeri, masraf ve hasarın geçiş anını standart kısaltmalarla belirleyen ticari teslim kurallarıdır. Increase of alimony Tarafların mali durumlarının değişmesi ya da hakkaniyetin gerektirmesi hâlinde, daha önce hükmedilmiş nafaka miktarının yeniden belirlenerek günün koşullarına göre yükseltilmesini sağlayan aile hukuku davasıdır. Indemnity undertaking Tazminat taahhüdü, taraflardan birinin belirlenen bir riskin gerçekleşmesi hâlinde karşı tarafın uğrayacağı zararı kusur şartı aranmaksızın karşılamayı üstlendiği bağımsız taahhüttür. Independent audit Şirketin finansal tablolarının ve yıllık faaliyet raporunun, Kamu Gözetimi Kurumunca yetkilendirilmiş bağımsız denetçi tarafından denetim standartlarına göre incelenerek görüş bildirilmesi sürecidir. Independent section Ana gayrimenkulün, başlı başına kullanılmaya elverişli olup kat mülkiyeti kütüğünde ayrı sayfaya kaydedilen ve üzerinde bağımsız mülkiyet hakkı tanınan daire, dükkân, büro gibi bölümleridir. Indictment The core charging document by which the prosecutor opens a public case, identifying the accused, the offence and the evidence. Individual application to the Constitutional Court Anayasada güvence altına alınan ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi kapsamındaki temel hak ve özgürlüklerinin kamu gücü işlemiyle ihlal edildiğini ileri sürenlerin başvurabileceği olağanüstü hukuki yoldur. Industrial design Bir ürünün tümünün veya bir parçasının çizgi, şekil, renk, malzeme, doku veya süsleme gibi özelliklerinden kaynaklanan görünümünü koruyan sınai mülkiyet hakkıdır. Informed consent Hastanın, önerilen tıbbi müdahalenin niteliğini, beklenen yararlarını, risklerini ve alternatiflerini anladıktan sonra, hiçbir baskı altında kalmaksızın bu müdahaleye özgür iradesiyle verdiği hukuken geçerli izindir. Inheritance agreement Mirasbırakanın bir kişiyle, onu mirasçı atamak, ona belirli mal bırakmak ya da mirastan feragatini kararlaştırmak üzere resmî vasiyetname şeklinde yaptığı, iki taraflı ölüme bağlı tasarruftur. Instalment sale Satıcının malı teslim ettiği ya da hizmeti ifa ettiği, bedelin ise tüketici tarafından belirli vadelere bağlanarak kısım kısım ödendiği tüketici sözleşmesi türüdür. Institutional arbitration Kurumsal tahkim, tahkim yargılamasının bir tahkim kurumunun önceden ilan ettiği kurallar çerçevesinde ve o kurumun idari yönetimi altında yürütüldüğü tahkim türüdür. Insult (defamation offence) The offence committed by attributing a concrete act capable of offending a person's honour and dignity, or by swearing at them. Insurance Arbitration Commission Sigorta sözleşmesinden doğan uyuşmazlıkların mahkemeye gitmeden çözülmesi amacıyla kurulan, başvuruları sigorta hakemlerine dağıtan ve kararları belirli tutarlarda kesin sayılan tahkim merciidir. Insurance policy Sigorta sözleşmesinin kurulduğunu ve tarafların hak ile yükümlülüklerini gösteren, sigortacı tarafından düzenlenerek sigorta ettirene verilen ve teminatın kapsamı ile sınırlarını ortaya koyan belgedir. Insurance premium Sigortacının üstlendiği teminat karşılığında sigorta ettirenin ödemekle yükümlü olduğu, rizikonun ağırlığına ve teminat tutarına göre hesaplanan, peşin ya da taksitle ödenebilen sözleşme bedelidir. Insured Sigorta sözleşmesiyle menfaati teminat altına alınan, riziko gerçekleştiğinde kural olarak tazminata ya da sigorta bedeline hak kazanan ve zarar sigortalarında menfaat sahibi sayılan kişidir. Intent Suçun kanuni tanımındaki unsurların bilerek ve istenerek gerçekleştirilmesini ifade eden ve kanunda aksi öngörülmedikçe her suç bakımından aranan manevi unsur biçimidir. Inter vivos transfer Mirasbırakanın sağlığında, malvarlığından bir kişiye karşılıksız ya da düşük karşılıkla değer aktarmasıdır; denkleştirme ve tenkis kurumları bakımından miras hukukunun temel kavramlarındandır. Interim maintenance A temporary payment ordered during divorce proceedings or lawful separation to secure the subsistence of the spouse and children. Intervening party Suçtan zarar gören veya mağdurun, açılmış kamu davasına katılma talebinin kabulüyle kazandığı ve davayı taraf olarak takip etmesine imkân veren ceza muhakemesi sıfatıdır. Intervention in proceedings Görülmekte olan bir davanın sonucundan hukuki durumu etkilenecek üçüncü kişinin, taraflardan birinin yanında yer alarak veya bağımsız talepte bulunarak yargılamaya katılmasıdır. Invalidation of a trademark Tescilli bir markanın, tescil anında var olan mutlak veya nispi ret nedenleri sebebiyle mahkeme kararıyla geçmişe etkili olarak sicilden silinmesi sonucunu doğuran yaptırımdır. Inventory of the estate Mirasçıların, terekenin aktif ve pasifini resmen saptatarak mirası yalnızca deftere yazılan borçlarla sınırlı biçimde kabul etmelerine imkân veren, koruyucu nitelikteki mirasın kazanılması yoludur. Investigation phase Ön inceleme aşamasında belirlenen çekişmeli vakıalar hakkında delillerin toplanarak incelendiği ve uyuşmazlığın esasının aydınlatıldığı, yargılamanın en kapsamlı bölümünü oluşturan aşamadır. Invoice Satılan mal veya yapılan iş karşılığında müşterinin borçlandığı tutarı göstermek üzere satıcı ya da işi yapan tacir tarafından düzenlenip müşteriye verilen ticari belgedir. Inward processing regime Dahilde işleme rejimi, ihraç edilecek ürünlerin üretiminde kullanılacak girdilerin gümrük vergileri askıya alınarak veya ödenen vergiler geri verilerek ithal edilmesine imkân veren ekonomik etkili gümrük rejimidir. Irretrievable breakdown of marriage Ortak hayatı sürdürmeleri kendilerinden beklenemeyecek derecede evlilik birliğinin sarsılmasına dayanan ve Türk hukukunda boşanma davalarının büyük çoğunluğunda ileri sürülen genel boşanma sebebidir. Istanbul Arbitration Centre ISTAC, yerli ve yabancı taraflar arasındaki uyuşmazlıkların tahkim ve arabuluculuk yoluyla çözümü amacıyla kanunla kurulmuş, tüzel kişiliği bulunan bağımsız ve tarafsız İstanbul Tahkim Merkezi'dir.

J

Job security Kanunda aranan koşulları taşıyan işçinin iş sözleşmesinin ancak geçerli bir sebebe dayanılarak feshedilebilmesini ve aksi hâlde işe iade talebinde bulunabilmesini sağlayan koruma düzenidir. Joinder of actions Aralarında bağlantı bulunan ve ayrı ayrı açılmış davaların, çelişkili karar verilmesini önlemek ve yargılama ekonomisini sağlamak amacıyla tek dosya üzerinden birlikte görülmesidir. Joint and several liability A form of liability in which each of several debtors can be held responsible to the creditor for the entire debt on their own. Joint and several surety Müteselsil kefalet, alacaklıya asıl borçluyu takip etmeden veya taşınmaz rehnini paraya çevirmeden doğrudan doğruya kefile başvurma imkânı tanıyan ve kefil aleyhine ağırlaştırılmış kefalet türüdür. Joint custody Boşanma sonrasında velayetin tek bir ebeveyne bırakılmayıp anne ve baba tarafından birlikte kullanılmasını öngören ve Türk hukukunda yargı kararlarıyla kabul edilen düzenlemedir. Joint ownership in community A form of ownership where the co-owners hold the whole property together without defined shares and must as a rule act jointly. Joint-stock company (A.Ş.) A capital company whose share capital is divided into shares and whose shareholders are liable only up to the capital they have subscribed. Judgment Yargılama sonunda uyuşmazlığın esası hakkında verilerek davayı sona erdiren, kanunda gösterilen unsurları taşıması ve gerekçe içermesi zorunlu olan nihai mahkeme kararıdır. Judicial control (bail-type measures) A protective measure applied instead of detention, leaving the person free under obligations such as reporting, travel bans or security. Judicial fine A criminal penalty imposed by the court, calculated through the day-fine system and convertible to imprisonment if unpaid. Judicial recess The statutory summer period during which the courts pause ordinary work, affecting hearings and the running of procedural time limits. Judicial separation Boşanma sebebi ispatlanmış olsa dahi evlilik birliğinin sona erdirilmeyip eşlerin ortak hayatına belirli bir süre için son verilmesine ve birliğin düzelmesine imkân tanınmasına ilişkin mahkeme kararıdır. Jurisdiction clause Yetki şartı, tarafların aralarındaki belirli bir hukuki ilişkiden doğacak uyuşmazlıklar için bir veya birden fazla mahkemeyi yetkili kılmak üzere yaptıkları yazılı anlaşmadır.

L

Land registry Taşınmazlar üzerindeki mülkiyet ve sınırlı ayni hakları göstermek üzere Devlet tarafından tutulan, her taşınmaza ayrı sayfa açılan ve aleniyet ilkesine tabi resmî sicildir. Land share Kat mülkiyetine veya kat irtifakına konu ana gayrimenkulün arsası üzerinde, her bağımsız bölüme değeri ile orantılı olarak özgülenen ve bağımsız bölümden ayrı devredilemeyen ortak mülkiyet payıdır. Last will and testament The unilateral disposition by which a person declares their final wishes on property and other matters, taking effect upon death. Late objection Gecikmiş itiraz, kusuru olmaksızın süresinde itiraz edemeyen borçlunun, engelin ortadan kalkmasından itibaren üç gün içinde icra mahkemesine başvurarak yaptığı ve kabulü hâlinde takibi durduran itirazdır. Latent defect Gizli ayıp, satılanın teslim anında yapılan olağan gözden geçirmeyle fark edilemeyen, kullanım sırasında ya da uzman incelemesiyle sonradan ortaya çıkan nitelik eksikliğidir. Lease agreement A contract in which the lessor undertakes to leave the use of a thing to the lessee, who undertakes to pay the agreed rent in return. Legal aid The provisional exemption from fees and costs granted to those unable to afford litigation, so they can pursue their rights. Legal capacity Her insanın ayrım gözetilmeksizin sahip olduğu ve hukuk düzeninin sınırları içinde haklara ve borçlara ehil olabilmeyi ifade eden, kişiliğe bağlı temel yetenektir. Legal due diligence Pay veya işletme devri, birleşme ya da yatırım öncesinde hedef şirketin hukuki risklerinin belge incelemesi yoluyla sistematik olarak tespit edilmesi çalışmasıdır. Legal heir (intestate heir) Those who inherit by operation of law without any act of the deceased: descendants, parents, grandparents and the surviving spouse. Legal interest Davacının, mahkemeden istediği hukuki korumaya gerçekten ve güncel olarak ihtiyaç duymasını ifade eden, her dava için aranan ve yargılamanın her aşamasında gözetilen dava şartıdır. Legal personality (legal entity) The legal status enabling an organisation to hold rights and incur obligations independently of the individuals who compose it. Legatee Mirasbırakanın ölüme bağlı tasarrufla, mirasçı atamaksızın belirli bir mal veya hak bıraktığı; tereke üzerinde doğrudan ayni hak değil, mirasçılara karşı kişisel alacak hakkı kazanan kişidir. Lessor's lien Taşınmaz kiralarında kiraya verene, işlemiş ve işlemekte olan kira alacaklarının güvencesi olmak üzere kiralananda bulunan belirli taşınırlar üzerinde kanunen tanınan sınırlı ayni haktır. Letter of credit Akreditif, alıcının talimatıyla bir bankanın, satıcıya akreditif şartlarına uygun belgeleri ibraz etmesi karşılığında ödeme yapmayı taahhüt ettiği, dış ticarette yaygın kullanılan güvenceli ödeme yöntemidir. Letter of intent Niyet mektubu, tarafların bir sözleşme kurma iradesini ve görüşmelerin çerçevesini ortaya koyan, kural olarak asıl sözleşmeyi kurma borcu doğurmayan ön belgedir. Letter rogatory Bir usul işleminin davaya bakan mahkemenin yargı çevresi dışında yapılması gerektiğinde, o işlemin yapılacağı yerdeki mahkemeye talimat yazılarak oradaki mahkemece yerine getirilmesidir. Liaison office Yurt dışında kurulu bir şirketin, Türkiye'de ticari faaliyet yürütmeksizin yalnızca temsil, tanıtım, pazar araştırması ve benzeri hazırlayıcı işleri yapmak üzere izinle açtığı bürodur. Licence agreement Sınai mülkiyet hakkının veya eser üzerindeki mali hakların, hak sahipliği devredilmeksizin belirlenen kapsam, süre ve bölge ile sınırlı olarak kullanımına izin veren sözleşmedir. Life expectancy table Tazminat hesaplarında kişinin yaşına göre kalan yaşam süresini gösteren ve destekten yoksun kalma ile iş göremezlik hesaplamalarında esas alınan istatistiksel yaşam tablosudur. Lifetime care agreement A contract in which one party undertakes to care for the other until death, in return for the transfer of assets. Likelihood of confusion Bir işaret ile önceki tarihli marka arasındaki benzerlik nedeniyle halkın bu iki markayı veya sahiplerini birbiriyle ilişkilendirmesi tehlikesini ifade eden nispi ret nedenidir. Limitation of liability Sorumluluğun sınırlandırılması, tarafların borca aykırılıktan doğacak tazminat sorumluluğunu belirli bir tutarla, zarar türüyle ya da süreyle kısıtlamayı veya tümüyle kaldırmayı amaçlayan sözleşme kaydıdır. Limited liability The principle that shareholders bear the risk of company debts only up to the capital they have contributed or subscribed. Limited liability company (Ltd. Şti.) A capital company formed by one or more natural or legal persons, in which members are not personally liable for the company's debts. Limited partnership Ortaklardan bir veya birkaçının sorumluluğu sınırsız, diğerlerinin sorumluluğu ise koydukları sermaye ile sınırlı olan ve ticaret unvanı altında işletilen şirket türüdür. Liquidation (winding-up) The process of converting a dissolved Turkish company's assets into cash, paying its debts and distributing the remainder to its shareholders. Liquidation preference Şirketin tasfiyesi veya satışı gibi çıkış hâllerinde, belirli pay sahiplerine tasfiye bakiyesinden diğerlerinden önce ve öncelikli tutarda ödeme yapılmasını öngören düzenlemedir. Liquidator Sona eren şirketin tasfiye işlemlerini yürütmek, borçları ödemek ve kalan varlığı ortaklara dağıtmakla görevli, şirketi tasfiye amacıyla temsil eden kişidir. Lis pendens Aynı taraflar arasında, aynı konu ve aynı sebebe dayanan bir davanın daha önce açılmış ve hâlen görülmekte olması nedeniyle ikinci davanın dinlenmesini engelleyen dava şartıdır. Litigation costs Harçlar, gider avansı, tebligat, bilirkişi, keşif ve tanık giderleri ile vekâlet ücretinden oluşan ve kural olarak davada haksız çıkan tarafa yükletilen masrafların tamamıdır. Loan agreement Kredi sözleşmesi, kredi verenin belirli bir tutarı ya da kredi imkânını kullandırmayı, kullananın ise anapara ile faiz ve ücretleri kararlaştırılan vadelerde geri ödemeyi üstlendiği sözleşmedir. Lockout İşyerinde faaliyetin tamamen durmasına neden olacak biçimde, işveren veya işveren vekili tarafından kendi kararıyla ya da kuruluşun verdiği karara uyarak işçilerin topluca işten uzaklaştırılmasıdır. Loss and damage Zıya, eşyanın taşıyıcının hâkimiyetinden çıkarak teslim edilememesini; hasar ise eşyanın niteliğinde veya değerinde meydana gelen fiziksel bozulmayı ifade eden taşıma hukuku kavramlarıdır. Loss of commercial profit Zarar gören aracın veya işletmenin faaliyetine ara vermesi nedeniyle elde edilemeyen ve haksız fiil sorumlusundan istenebilen kazanç eksilmesini ifade eden maddi zarar kalemidir. Loss of use compensation Kaza nedeniyle onarımda geçen süre boyunca araçtan yararlanamamanın karşılığı olarak, ikame araç kiralanmamış olsa dahi kusurlu taraftan istenebilen maddi tazminat kalemidir. Loss-of-support damages (wrongful death) Compensation claimed by those who lose the financial support a deceased person provided to them during their lifetime.

M

Main immovable Üzerinde kat mülkiyeti veya kat irtifakı kurulan taşınmazın; arsası, bağımsız bölümleri, eklentileri ve ortak yerleriyle birlikte oluşturduğu bütünü ifade eden kanuni kavramdır. Maintenance (alimony and child support) The general name for family-law support duties taking the form of regular payments to a spouse, child or relative in need. Maintenance fee (common expense contribution) The contribution collected from unit owners to cover the maintenance, management and operating expenses of a building's common areas. Management plan Ana gayrimenkulün yönetim tarzını, kullanma amacını, yönetici ve denetçilerin yetki ve ücretlerini gösteren; bütün kat maliklerini ve onların haleflerini bağlayan sözleşme niteliğindeki düzenlemedir. Mandate contract (vekâlet) An agreement by which one party undertakes to manage an affair or perform a service for another, owing duties of care and loyalty. Mandatory mediation Zorunlu arabuluculuk, kanunun açıkça saydığı uyuşmazlıklarda dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmasının dava şartı olarak arandığı, bu şarta uyulmadan açılan davanın usulden reddedildiği arabuluculuk türüdür. Maternity leave The statutory period before and after childbirth during which a female employee may not be required to work, supported by social security benefits. Matrimonial property regime The body of rules governing ownership and management of spouses' assets during marriage and their division when the marriage ends. Maturity of a debt The legal state in which a debt becomes due, entitling the creditor to demand performance from the debtor immediately. Mediation Arabuluculuk, tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri bir uyuşmazlığı, bağımsız ve tarafsız bir üçüncü kişinin sistematik teknikler uygulayarak yürüttüğü görüşmelerle kendi iradeleriyle çözmelerini amaçlayan uyuşmazlık çözüm yöntemidir. Mediation as a procedural requirement Dava şartı arabuluculuk, kanunda sayılan uyuşmazlıklarda arabulucuya başvurulmuş olmasının, mahkemenin davanın esasına girebilmesi için aradığı ve yokluğunda davanın usulden reddine yol açan usuli koşul olmasıdır. Mediator Arabulucu, tarafların tahkim değil uzlaşma yoluyla çözüm aradığı süreçte görüşmeleri bağımsız ve tarafsız biçimde yöneten, sicile kayıtlı ve uyuşmazlık hakkında karar verme yetkisi bulunmayan gerçek kişidir. Medical device lease agreement Sağlık kuruluşunun, bir tıbbi cihazı mülkiyetini devralmaksızın belirli bir süre ve bedel karşılığında kullanmak üzere kiraya verenle kurduğu kullanım hakkı sözleşmesidir. Medical malpractice Hekimin veya sağlık kuruluşunun, tıp biliminin güncel standartlarına aykırı bir davranışla hastada zarara yol açması ve doğan bu zarardan hukuken sorumlu tutulmasıdır. MEDULA system Sosyal Güvenlik Kurumunun, anlaşmalı sağlık hizmeti sunucularıyla arasındaki provizyon alma, tıbbi işlem kaydı, faturalandırma ve ödeme süreçlerini elektronik ortamda yürüttüğü merkezi bilişim sistemidir. Merchant (trader) A person who operates a commercial enterprise, even in part, in their own name and is subject to stricter duties under the Turkish Commercial Code. Merger control clearance Kontrol değişikliği doğuran ve kanunda öngörülen ciro eşiklerini aşan birleşme ile devralma işlemlerinin geçerlilik kazanabilmesi için Rekabet Kurulundan önceden alınması gereken izindir. Mergers and acquisitions (M&A) Transactions in which Turkish companies combine under one entity or one company's assets pass as a whole to another company. Mesne profits (ecrimisil) The compensation owed to the owner by a bad-faith occupier who has used immovable property without any legal justification. Message management system Ticari elektronik ileti onaylarının ve ret bildirimlerinin hizmet sağlayıcılarca kaydedildiği, alıcıların izinlerini tek noktadan yönetebildiği merkezî ulusal veri tabanı sistemidir. Minimum wage The lowest lawful wage payable for a normal working day, set by an official commission and binding as an absolute floor for all employers. Minority rights Sermayenin kanunda öngörülen oranını temsil eden pay sahiplerine, çoğunluğa karşı korunmaları amacıyla tanınan ve tek başına kullanılabilen özel yetkilerin bütünüdür. Misdemeanour Kanunun karşılığında idari yaptırım öngördüğü haksızlıkları ifade eden; suç sayılmayan ve kural olarak idari para cezasıyla karşılanan hukuka aykırı fiil türüdür. Misleading advertising Tüketiciyi aldatan veya onun tecrübe ve bilgi noksanlığını istismar ederek ekonomik davranışlarını etkileyen ya da etkilemeye elverişli olan ticari reklamdır. Mistake (error) A defect of consent that arises when a party concludes a contract under a materially wrong assumption about an essential matter. Moral (non-pecuniary) damages Compensation in money for the pain, grief and injury to personal values caused by bodily harm, loss of a relative or attacks on personality rights. Moral rights Eser sahibinin eseriyle arasındaki kişisel bağı koruyan; umuma arz, adın belirtilmesi, eserde değişiklik yapılmasını önleme ve esere ulaşma yetkilerinden oluşan devredilemez haklardır. Mortgage A security right established over immovable property to secure a claim, allowing the property to be sold to satisfy the debt if it is unpaid. Mutual termination agreement An agreement by which employee and employer end the employment relationship by mutual consent rather than unilateral dismissal.

N

Negative declaratory action A lawsuit in which the apparent debtor asks the court to declare that no debt exists or that the debt has been extinguished. Negligence Dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranış sonucunda, suçun kanuni tanımındaki neticenin öngörülmeyerek gerçekleştirilmesi biçiminde ortaya çıkan ve yalnızca kanunda gösterilen hâllerde cezalandırılan manevi unsur türüdür. New York Convention New York Sözleşmesi, yabancı hakem kararlarının taraf devletlerde tanınması ve tenfizini düzenleyen, Türkiye'nin de taraf olduğu 1958 tarihli çok taraflı milletlerarası andlaşmadır. Night work Çalışma hayatında en geç saat yirmide başlayıp en erken saat altıda sona eren ve her hâlde en fazla on bir saat süren dönem içinde yapılan çalışmadır. Non-assignment clause Devir yasağı, sözleşmeden doğan alacağın veya sözleşmedeki taraf sıfatının karşı tarafın yazılı onayı olmaksızın üçüncü kişilere devredilmesini engelleyen ve devir serbestisini kaldıran sözleşme kaydıdır. Non-attachable property Haczedilemeyen mallar, borçlunun ve ailesinin yaşamını sürdürebilmesi için kanunla haciz dışında bırakılan, tamamı veya bir kısmı üzerinde cebri icra uygulanamayan mal, hak ve gelirlerdir. Non-binding provision Bağlayıcı olmayan hüküm, sözleşme metninde yer almakla birlikte taraflar bakımından hukuken talep edilebilir bir borç doğurmadığı açıkça kararlaştırılan ve yalnızca yönlendirici nitelik taşıyan düzenlemedir. Non-compete agreement An agreement requiring the employee to refrain, within defined limits, from activities competing with the former employer after employment ends. Non-disclosure agreement Gizlilik sözleşmesi, taraflardan birinin ya da her ikisinin öğrendiği ticari, teknik ve kişisel nitelikli bilgileri saklamayı ve üçüncü kişilere açıklamamayı taahhüt ettiği sözleşmedir. Notary public A professional entrusted with a public function who authenticates legal transactions, giving them official force and preventing disputes. Notice of action to a third party Davayı kaybetmesi hâlinde üçüncü bir kişiye rücu edebileceğini düşünen tarafın, görülmekte olan yargılamayı o kişiye bildirerek davaya katılma imkânı tanımasıdır. Notice of defect Ayıp ihbarı, alıcının satılanda tespit ettiği ayıbı süresi içinde satıcıya bildirerek ayıptan doğan seçimlik haklarını korumak amacıyla yerine getirmesi gereken külfettir. Notice pay (pay in lieu of notice) The amount payable by a party who terminates the employment contract without observing statutory notice periods, equal to the wages for those periods. Novation Yenileme, mevcut bir borcun sona erdirilerek yerine yeni bir borcun kurulmasını amaçlayan ve tarafların bu yöndeki iradelerini açıkça bildirmeleriyle gerçekleşen sözleşmedir.

O

Oath Çekişmeli bir vakıanın ispatı için başka delil bulunmadığında, ispat yükü kendisine düşen tarafın diğer tarafa teklif ettiği ve kesin delil niteliği taşıyan ispat aracıdır. Objection complaint İtirazen şikâyet, ihaleyi yapan idareye yapılan şikâyet başvurusunun reddedilmesi veya süresinde karara bağlanmaması üzerine Kamu İhale Kurumuna yöneltilen zorunlu idari başvuru yoludur. Objection to payment order The debtor's declaration to the enforcement office, within the statutory period, that they dispute the debt or the signature in the payment order. Objection to the debt Borca itiraz, ödeme emri tebliğ edilen borçlunun borcun bulunmadığını veya istenen tutarda olmadığını ileri sürerek takibi durduran ve yedi gün içinde yapılması gereken beyanıdır. Objection to the expert report Tarafların, kendilerine tebliğ edilen bilirkişi raporunda eksik, belirsiz veya hatalı gördükleri hususları gerekçeleriyle birlikte iki hafta içinde mahkemeye bildirerek rapora karşı görüş sunmasıdır. Objection to the signature İmzaya itiraz, adi senede veya kambiyo senedine dayalı takipte borçlunun, senet altındaki imzanın kendisine ait olmadığını ayrıca ve açıkça ileri sürmesidir. Occupancy permit The permit certifying that a completed building conforms to its permit and annexes, required from the authority before the building is used. Occupational accident (work accident) An incident occurring while the insured is at the workplace or due to the performance of work, causing physical or mental harm. Occupational disease A temporary or permanent illness or disability suffered by the insured due to a recurring cause arising from the nature of their work. Occupational health and safety İşyerinde çalışanların sağlığının korunması ve güvenliğinin sağlanması amacıyla alınması gereken önlemler ile işveren ve çalışanın bu konudaki yükümlülüklerini düzenleyen, kamu düzenine ilişkin hukuk alanıdır. Occurrence of the risk Sigorta sözleşmesinde teminat altına alınan olayın meydana gelmesiyle sigortacının ödeme borcunun doğmasını ve sigorta ettirenin bildirim yükümlülüğünün başlamasını sağlayan hukuki olgudur. Off-premises contract Satıcı veya sağlayıcı ile tüketicinin, iş yeri dışındaki bir mekânda ya da tüketicinin konutunda veya iş yerinde eş zamanlı fiziksel varlığıyla kurduğu tüketici sözleşmesidir. Offer İcap, bir sözleşmenin kurulması için gerekli bütün esaslı noktaları içeren ve karşı tarafın kabulüyle sözleşmeyi meydana getirmeye yönelik, önereni bağlayan irade açıklamasıdır. Official liquidation of estate Mirasçıların mirası kabul etmek yerine, terekenin sulh mahkemesi veya atanan tasfiye memurları eliyle paraya çevrilip borçlarının ödenmesini istemeleri üzerine yürütülen tasfiye usulüdür. Official will İki tanığın katılmasıyla noter, sulh hâkimi veya kanunla yetkilendirilmiş diğer bir görevli tarafından düzenlenen, en ayrıntılı şekil şartlarına bağlı vasiyetname türüdür. On-call work İşçinin yapmayı üstlendiği işe ilişkin edimini, işverenin gerektiğinde çağırması hâlinde yerine getirmesinin yazılı olarak kararlaştırıldığı kısmi süreli iş sözleşmesi türüdür. On-site inspection Hâkimin, uyuşmazlık konusu yer, şey veya kişi hakkında bizzat duyu organlarıyla inceleme yaparak bilgi edinmesini sağlayan ve çoğunlukla bilirkişi incelemesiyle birlikte yürütülen delil türüdür. Operating permit Ruhsat almış özel sağlık kuruluşunun personel, tıbbi donanım ve hizmet birimleri yönünden fiilen hizmet sunmaya hazır olduğunun tespiti üzerine düzenlenen ve hasta kabulüne imkân veren belgedir. Opposition to publication Bültende yayımlanan bir marka başvurusunun tesciline, üçüncü kişilerce mutlak veya nispi ret nedenlerine dayanılarak yasal süresi içinde TÜRKPATENT nezdinde yapılan idari itirazdır. Oral hearing Tahkikatın tamamlanmasından sonra tarafların son beyanlarını sözlü olarak sunmaları için yapılan ve ardından hükmün verildiği, yargılamanın esasa ilişkin son duruşma aşamasıdır. Oral will Yakın ölüm tehlikesi, ulaşımın kesilmesi, hastalık veya savaş gibi olağanüstü durumlar yüzünden diğer şekiller kullanılamadığında, iki tanığa son arzuların anlatılmasıyla yapılan istisnai vasiyet biçimidir. Ordinary partnership A partnership without legal personality in which two or more persons combine efforts and assets to pursue a common purpose. Origin of goods Menşe, eşyanın hangi ülkede üretildiğini veya son esaslı değişikliğe uğradığını gösteren hukuki bağ olup vergi oranı ve ticaret politikası önlemlerinin uygulanmasında belirleyicidir. Overinsurance Sigorta bedelinin, sigortalanan menfaatin gerçek değerini aşacak şekilde kararlaştırılması ve aşan kısmın geçersiz sayılarak fazladan alınan primin iadesinin gündeme gelmesi hâlidir. Overtime work Work exceeding the statutory weekly working time, entitling the employee to wages at an increased rate or to compensatory free time.

P

Package tour contract Düzenleyicinin ulaştırma, konaklama ve turizme yönelik diğer hizmetlerden en az ikisini önceden belirlenmiş tek bir fiyatla birleştirerek tüketiciye sunmayı üstlendiği sözleşmedir. Parcelling İmar planının uygulanması amacıyla, düzenleme sınırı içindeki arazi ve arsaların idarece yeniden düzenlenerek imar parsellerine dönüştürülmesi ve maliklere yeniden dağıtılması işlemidir. Part-time employment contract İşçinin normal haftalık çalışma süresinin, tam süreli emsal işçiye göre önemli ölçüde daha az olacak biçimde belirlendiği ve buna bağlı olarak bölünebilir hakların oranlı biçimde doğduğu iş sözleşmesidir. Partial action Talep konusunun niteliği itibarıyla bölünebilir olduğu hâllerde alacağın yalnızca bir bölümünün dava edilmesi ve kalan kısım bakımından dava hakkının saklı tutulmasıdır. Participation in acquired property Eşlerin evlilik süresince karşılığını vererek elde ettikleri malvarlığı değerlerinin tasfiyede yarı yarıya paylaşılmasını öngören ve aksi kararlaştırılmadıkça uygulanan yasal mal rejimidir. Participation in crime Bir suçun birden fazla kişi tarafından birlikte gerçekleştirilmesi hâlinde her bir kişinin fiile katkısının niteliğine göre sorumluluğunun belirlenmesini düzenleyen ceza hukuku kurumudur. Partition action (dissolution of co-ownership) A lawsuit ending co-ownership of property, either by physical division among the owners or by sale and distribution of the proceeds. Partition agreement Mirasçıların, elbirliğiyle malik oldukları terekedeki mal ve hakların aralarında nasıl paylaştırılacağını yazılı olarak kararlaştırdıkları ve miras ortaklığını sona erdiren, tüm mirasçıların katılımını gerektiren sözleşmedir. Partnership company (şahıs şirketi) A category of Turkish companies, covering general and limited partnerships, in which partners bear unlimited secondary liability for company debts. Patent Yeni olan, buluş basamağı içeren ve sanayiye uygulanabilen buluşlara, sahibine belirli bir süreyle inhisari kullanma yetkisi tanımak üzere verilen sınai mülkiyet hakkıdır. Paternity lawsuit A lawsuit establishing the legal parent-child bond between a father and a child born outside marriage by court decision. Patient rights Sağlık hizmetinden yararlanan kişinin, insan onuruna yaraşır biçimde tedavi görmesini, bilgilendirilmesini ve kendi bedeni üzerinde karar vermesini güvence altına alan hukuki yetkilerin bütünüdür. Patient rights unit Sağlık kuruluşu bünyesinde kurulan, hastaların hak ihlaline ilişkin başvurularını kabul eden, kayda alan, ilgili birimlerle görüşerek çözüme kavuşturan ve sonucu başvurana bildiren idari yapıdır. Payment order The official enforcement document served on the debtor at the start of proceedings, stating the debt, the right to object and the deadlines. Payment undertaking in enforcement The debtor's formal declaration before the enforcement office undertaking to pay the debt in instalments on specified dates. Payroll İşverenin her ödeme döneminde düzenlemek zorunda olduğu, işçinin brüt ücretini, ödemenin dönemini, yapılan yasal kesintileri ve ödenen net tutarı gösteren belgedir. Pecuniary damages Monetary compensation awarded for the measurable financial loss a person suffers due to a wrongful act or a breach of contract. Penalty clause (liquidated damages) A pre-agreed sum written into a contract, payable if an obligation is not performed at all or not performed as promised. Performance İfa, borçlunun borç ilişkisinden doğan edimi kararlaştırılan yer, zaman ve biçimde alacaklıya tam olarak yerine getirmesi ve böylece borcu sona erdirmesidir. Periodic destruction Saklama süresi dolan kişisel verilerin, politikada belirtilen ve altı ayı aşmayan tekrar eden aralıklarla resen silinmesi, yok edilmesi veya anonim hâle getirilmesi işlemidir. Permanent incapacity İş kazası veya meslek hastalığı sonucu oluşan hastalık ve engellilik nedeniyle sigortalının meslekte kazanma gücünün kanunda öngörülen oranda kalıcı olarak azalmasıdır. Personal data Kimliği belirli veya belirlenebilir gerçek kişiye ilişkin her türlü bilgi olup, ad, adres, kimlik numarası, konum, ses ve görüntü gibi verileri kapsayan hukuki kavramdır. Personal Data Protection Board Kişisel Verileri Koruma Kurumunun karar organı olup, şikâyetleri inceleyen, resen denetim yapan, bağlayıcı ilke kararları alan ve idari yaptırım uygulayan bağımsız kuruldur. Personal property Kanun gereği ya da mal rejimi sözleşmesiyle tasfiye dışında tutulan ve diğer eşin katılma alacağının hesabına dâhil edilmeyen, eşlerden birine ait malvarlığı değeridir. Physician position Özel sağlık kuruluşunun faaliyet izin belgesinde gösterilen ve belirli bir uzmanlık dalında hekim çalıştırmasına imkân veren, planlama esaslarına göre tahsis edilmiş istihdam hakkıdır. Physician service procurement agreement Özel sağlık kuruluşunun bir hekimden tıbbi hizmet almak üzere kurduğu, tarafların çalışma düzenini, ücretini ve sorumluluklarını belirleyen ve iş sözleşmesinden farklı esaslara dayanabilen sözleşmedir. Physician's duty of care Hekimin, hastasının tedavisinde tıp biliminin güncel verilerini ve mesleki standartları gözeterek, hastanın yararını önde tutan dikkatli ve titiz bir davranış göstermesi borcudur. Police custody (detention) The deprivation of a suspect's liberty within statutory time limits, pending completion of urgent steps and appearance before a judge. Policyholder Sigortacı ile sigorta sözleşmesini kendi adına yapan, prim ödeme ve beyan yükümlülüklerinin muhatabı olan; menfaati sigortalanan kişiyle aynı kişi olabileceği gibi farklı da olabilen sözleşme tarafıdır. Possession The factual control exercised over a thing, protected by the legal order in various ways even where the possessor is not the owner. Post-divorce alimony (poverty maintenance) Support ordered without time limit for the spouse who will fall into poverty through divorce and is not the more heavily at-fault party. Power of attorney Bir kişinin davasını takip etmek üzere avukata verdiği temsil yetkisini gösteren, kural olarak noter ya da yetkili makamlarca düzenlenen ve dosyaya sunulması gereken yazılı belgedir. Pre-authorisation Sağlık hizmeti sunulmadan önce hastanın sigortalılık durumunun ve talep edilen işlemin kapsam dâhilinde olup olmadığının elektronik ortamda sorgulanarak, ödemeye ilişkin güvencenin önceden alınması işlemidir. Pre-emption right (right of first refusal) The right allowing co-owners, when a share is sold to a third party, to acquire that share on the same terms with priority. Pre-emptive right Sermaye artırımında mevcut pay sahiplerine, yeni çıkarılan payları mevcut payları oranında öncelikle alma imkânı tanıyan ve pay oranının korunmasına hizmet eden haktır. Pre-paid housing sale Tüketicinin konut amaçlı taşınmazın bedelini önceden peşin veya taksitle ödemeyi, satıcının ise bedelin tamamen ya da kısmen ödenmesinden sonra konutu devretmeyi üstlendiği tüketici sözleşmesidir. Pre-trial detention (arrest on remand) The most severe protective measure, ordered by a judge where strong suspicion and a statutory ground of detention exist. Preliminary contract (agreement to contract) A binding agreement in which the parties undertake today to conclude a specific main contract with each other in the future. Preliminary examination stage The stage after the exchange of pleadings where admissibility, preliminary objections and the disputed issues are identified before trial. Preliminary information form Mesafeli ve iş yeri dışında kurulan sözleşmelerde, sözleşme kurulmadan önce tüketiciye sunulması zorunlu olan; malın niteliğini, bedelini ve cayma hakkını gösteren bilgilendirme belgesidir. Preliminary injunction Temporary judicial protection over the subject of a dispute, preventing the right from being endangered until the case concludes. Preliminary question Görülmekte olan davada hüküm verilebilmesinin başka bir davanın veya idari makam kararının sonucuna bağlı olması hâlinde, yargılamanın o sonuç alınıncaya kadar ertelenmesidir. Preliminary scheduling order (tensip minutes) The order drawn up by the court after filing, setting the roadmap of the proceedings, the deadlines and the initial procedural steps. Prenuptial agreement (matrimonial property contract) The formal contract by which spouses or engaged couples choose the property regime governing their assets from the statutory options. Preservation of evidence The advance collection and safeguarding of evidence at risk of being lost, for use in pending or future litigation. Presumption of death Ölüm tehlikesi içinde kaybolan veya kendisinden uzun süredir haber alınamayan bir kişinin ölümü hakkında kuvvetli olasılık bulunması hâlinde mahkemece verilen ve ölüm karinesi doğuran karardır. Principal employer Yürüttüğü mal veya hizmet üretimine ilişkin yardımcı işleri ya da asıl işin bir bölümünü alt işverene veren ve kendi işçilerini de çalıştırmaya devam eden işverendir. Principle of equal treatment İşverenin iş ilişkisinde dil, ırk, renk, cinsiyet, engellilik, siyasal düşünce, felsefi inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplere dayalı ayırım yapmasını yasaklayan temel iş hukuku ilkesidir. Private health insurance Sigortalının hastalık veya kaza sonucu ortaya çıkan tedavi giderlerinin, poliçede belirlenen teminat, limit ve istisnalar çerçevesinde sigortacı tarafından karşılanmasını konu alan sigorta sözleşmesidir. Privileged share Esas sözleşmeyle kâr payı, tasfiye payı, rüçhan hakkı veya oy hakkı gibi konularda diğer paylara göre üstün ya da farklı haklar tanınmış paydır. Probation (supervised release) The mechanism allowing convicts to serve the final part of their sentence in the community, under obligations and official supervision. Probation period An initial phase of employment allowing the parties to assess each other, during which either may terminate without notice or compensation. Professional liability insurance Belirli bir mesleğin icrası sırasındaki hatalı işlem veya ihmaller nedeniyle üçüncü kişilere verilen zararlardan doğan tazminat sorumluluğunu poliçe limitleri içinde karşılayan sorumluluk sigortasıdır. Promise-to-sell agreement for real estate A preliminary contract, requiring notarised form, in which the parties mutually undertake to conclude the sale of an immovable in the future. Promissory note A negotiable instrument in which the issuer unconditionally promises to pay a specified sum to the named payee at a specified maturity. Prosecution (trial phase) The phase of the criminal process beginning with acceptance of the indictment and lasting until the judgment becomes final. Protection order Şiddete uğrayan veya şiddet tehlikesi altında bulunan kişiler ile aile bireylerini korumak amacıyla hâkim, mülki amir ya da kolluk amiri tarafından verilen koruyucu ve önleyici tedbir kararıdır. Provider Kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla tüketiciye hizmet sunan ya da hizmet sunanın adına veya hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişidir. Provisional attachment The precautionary seizure of the debtor's assets by court order, for due money claims, against the risk of assets being dissipated. Prudent merchant standard Tacirin, ticaretine ilişkin tüm faaliyetlerinde tedbirli, öngörülü ve işinin gereklerini bilen bir iş insanı gibi davranmasını gerektiren objektif özen ölçütüdür. Public holiday pay The statutory pay owed for national and public holidays: full wages if the employee does not work, and additional wages if they do. Public loss Kamu zararı, kamu görevlilerinin mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemleri sonucunda kamu kaynağında artışa engel olunması ya da eksilmeye yol açılması biçiminde ortaya çıkan zarardır. Public procurement Kamu ihalesi, idarelerin mal ve hizmet alımları ile yapım işlerinin, kanunda belirlenen usul ve temel ilkeler çerçevesinde isteklilere duyurulup rekabet ortamında sözleşmeye bağlanmasını sağlayan idari süreçtir. Public Procurement Authority Kamu İhale Kurumu, kamu ihale mevzuatını düzenlemek, uygulamayı izlemek ve itirazen şikâyet başvurularını karara bağlamakla görevli, idari ve mali özerkliğe sahip kamu tüzel kişiliğini haiz düzenleyici kurumdur.

R

Ranking schedule of creditors The list showing the order of priority in which creditors share the sale proceeds where these do not cover all claims. Reasoned judgment The judgment explaining how the court reached its conclusion, addressing the parties' claims and the evaluation of the evidence. Recognition and enforcement of foreign judgments Yabancı mahkemelerce verilmiş kesinleşmiş kararların Türkiye'de kesin delil ve kesin hüküm gücü kazanması ya da icra edilebilir hâle gelmesi için yürütülen yargılamadır. Recourse claim The right of a person who paid a debt owed by or shared with another to reclaim the excess from the party ultimately responsible. Recourse compensation Rücuen tazminat, zarar görene ödeme yapan idarenin, zarara kendi kusuruyla sebep olan kamu görevlisinden ödediği tutarı geri almasına yönelik alacak talebidir. Reflective loss Haksız fiilin doğrudan muhatabı olmayan üçüncü kişilerin, zarar görenle aralarındaki ilişki nedeniyle dolaylı olarak uğradığı ve kural olarak tazmini istenemeyen zarardır. Refund of price Cayma hakkının kullanılması, sözleşmeden dönme ya da ayıplı ifa gibi sebeplerle tüketicinin ödediği tutarın, tahsil edilen masraflarla birlikte kendisine geri verilmesidir. Regional Court of Justice İlk derece mahkemelerinin kararlarına karşı yapılan istinaf başvurularını hem maddi olay hem de hukuka uygunluk yönünden inceleyen ikinci derece genel görevli mahkemedir. Registered capital system Yönetim kuruluna, esas sözleşmeyle belirlenen tavan tutara kadar genel kurul kararı aranmaksızın sermaye artırma yetkisi tanıyan ve izne bağlı olarak uygulanan sermaye düzenidir. Registered electronic mail Gönderim ve alımın zamanı ile içeriğin değişmezliğini hukuken geçerli biçimde kanıtlayan, yetkilendirilmiş hizmet sağlayıcılar aracılığıyla işletilen nitelikli elektronik posta sistemidir. Registered share Pay sahibinin adına düzenlenen, devri kural olarak ciro ve zilyetliğin geçirilmesiyle yapılan, şirkete karşı ancak pay defterine kayıtla hüküm ifade eden pay türüdür. Registration of claim Alacak kaydı, iflas eden borçludan alacaklı olanların, ilanda belirtilen süre içinde alacaklarını belgeleriyle birlikte iflas dairesine bildirerek tasfiyeye katılmalarını sağlayan işlemdir. Reinstatement lawsuit A lawsuit by which an employee covered by job security seeks a ruling that a dismissal made without valid grounds is invalid. Related rights İcracı sanatçılar, fonogram yapımcıları, radyo-televizyon kuruluşları ve film yapımcılarına, eser sahibinin hakları saklı kalmak kaydıyla tanınan ve komşu haklar olarak da anılan haklardır. Release (discharge) agreement A written declaration by which a creditor acknowledges that a claim against the debtor has been fully or partly extinguished. Release of mortgage Teminat altına alınan alacağın sona ermesi üzerine, taşınmaz üzerindeki ipotek kaydının tapu kütüğünden terkin edilmesi ve taşınmazın bu yükten kurtarılması işlemidir. Remote work A form of employment based on a written contract in which the employee performs all or part of the work at home or outside the workplace via technology. Removal of content Hukuka aykırı içeriğin, erişimin engellenmesinden farklı olarak barındırıldığı sistemden tamamen kaldırılmasını sağlayan ve içerik ya da yer sağlayıcıya yöneltilen koruma tedbiridir. Removal of objection (summary procedure) A summary route allowing creditors holding qualified documents to have the debtor's objection set aside by the enforcement court. Rent determination lawsuit A lawsuit through which the court equitably determines the rent of residential and roofed workplace leases where the parties cannot agree. Rent increase rate Yenilenen kira dönemlerinde kira bedeline uygulanabilecek artışın kanunla sınırlandırılmasını ifade eden ve tarafların bu konudaki anlaşmasının geçerliliğini belirleyen üst sınır kuralıdır. Renunciation of inheritance The heir's rejection of heirship within the statutory period, avoiding the assets and debts of a potentially insolvent estate. Request for enforcement Takip talebi, alacaklının icra dairesine başvurarak borçluyu, alacak miktarını ve takip yolunu gösterdiği ve cebri icra sürecini resmen başlatan yazılı ya da sözlü istemdir. Request for release Tutuklu şüpheli veya sanığın ya da müdafiinin, tutukluluğun sona erdirilmesi ve serbest bırakılma istemiyle soruşturma veya kovuşturma makamına yönelttiği başvurudur. Request for sale Satış talebi, haczedilen malın paraya çevrilmesi için alacaklının ya da borçlunun kanuni süre içinde icra dairesine yönelttiği ve satış sürecini başlatan istemdir. Res judicata Olağan kanun yollarına başvurulamayan ya da bu yolları tüketilmiş olan bir mahkeme kararının, aynı uyuşmazlığın taraflar arasında yeniden dava konusu yapılmasını engelleyen etkisidir. Rescission of contract Sözleşmeden dönme, kurulmuş bir sözleşmenin tek taraflı beyanla geçmişe etkili olarak ortadan kaldırılması ve tarafların aldıkları edimleri karşılıklı olarak geri vermekle yükümlü olmasıdır. Rescission penalty Dönme cezası, taraflardan birine belirli bir bedeli ödeyerek sözleşmeden dönme yetkisi tanıyan ve ceza koşulunun özel bir görünümünü oluşturan sözleşme kaydıdır. Reserved share (forced heirship portion) The statutory portion of the inheritance of descendants, parents and the spouse that even the deceased's dispositions cannot take away. Residual value Bir eşin edinilmiş mallarının toplam değerinden, eklenecek değerler ve denkleştirme alacakları da hesaba katıldıktan sonra bu mallara ilişkin borçların çıkarılmasıyla ulaşılan bakiye tutardır. Resignation The employee's voluntary unilateral termination of employment, which as a rule must observe the statutory notice periods. Responsible manager Özel sağlık kuruluşunda, mevzuata uygun işleyişten ve idari işlemlerden Sağlık Bakanlığına karşı sorumlu olmak üzere görevlendirilen ve bu görevi tam zamanlı olarak yürüten hekimdir. Rest break İşçiye, günlük çalışma süresinin ortalama bir zamanında ve bu sürenin uzunluğuna göre kanunda belirlenen asgari ölçüde kullandırılması gereken, ücrete tabi olmayan dinlenme molasıdır. Restoration of forfeited rights Mahkûmiyetin kanuni sonucu olarak doğan hak yoksunluklarının, cezanın infazından sonra belirli koşulların gerçekleşmesi hâlinde mahkeme kararıyla ortadan kaldırılmasını sağlayan ceza hukuku kurumudur. Restraining order (protective order) A judicial order barring a person who has used or threatens violence from approaching the protected person and their home. Restriction of legal capacity Ergin bir kişinin kanunda sayılan sebeplerin varlığı hâlinde fiil ehliyetinin mahkeme kararıyla sınırlandırılması ve kural olarak kendisine bir vasi atanması sonucunu doğuran hukuki durumdur. Retention and destruction policy Veri sorumlusunun, kişisel verilerin saklama sürelerini, imha yöntemlerini ve periyodik imha zamanlarını iş süreçleri bazında belirlediği, yazılı ve düzenli olarak gözden geçirilen politika belgesidir. Retrial Kesinleşmiş bir hükmün, kanunda sınırlı olarak sayılan ağır sakatlık hâllerinin sonradan ortaya çıkması üzerine aynı mahkemede yeniden ele alınmasını sağlayan olağanüstü kanun yoludur. Revenue sharing model Arsa sahibinin arsasını tahsis ettiği, yüklenicinin yapıyı inşa ettiği ve bağımsız bölümlerin satışından elde edilen gelirin taraflar arasında kararlaştırılan oranda bölüşüldüğü atipik inşaat sözleşmesidir. Reversal in the interest of law Kesinleşmiş bir kararın hukuka aykırılığının giderilmesi amacıyla taraflar dışındaki yetkili makamlarca başvurulan ve kural olarak hükmün taraflar bakımından sonucunu etkilemeyen olağanüstü kanun yoludur. Revocation for non-use Tescil tarihinden itibaren beş yıl içinde Türkiye'de ciddi biçimde kullanılmayan veya kullanımına kesintisiz beş yıl ara verilen markanın, talep üzerine iptal edilmesidir. Revocation of licence Ruhsat iptali, işyeri açma ve çalışma izni ya da yapı ruhsatı gibi bir idari iznin, verilme koşullarının baştan bulunmaması veya sonradan ortadan kalkması nedeniyle yetkili idarece hükümsüz kılınmasıdır. Right of habitation Bir binadan veya onun bir bölümünden konut olarak yararlanma yetkisi veren, başkasına devredilemeyen ve mirasçılara geçmeyen, oturma hakkı olarak da anılan kişiye bağlı sınırlı ayni haktır. Right of purchase Alım hakkı, sahibine taşınmazı malikin ayrıca bir irade açıklamasına gerek olmaksızın tek taraflı beyanla ve önceden belirlenen bedelle satın alma yetkisi veren yenilik doğuran haktır. Right of repurchase Geri alım hakkı, sattığı taşınmazı belirlenen koşullar ve bedelle geri satın alma yetkisini satıcıya tanıyan, tek taraflı kullanımla satış ilişkisi doğuran yenilik doğuran haktır. Right of superficies Bir taşınmaz malikinin, başkasına arazisinin altında veya üstünde yapı yapma ya da mevcut yapıyı muhafaza etme yetkisi veren ve irtifak hakkı biçiminde kurulan sınırlı ayni haktır. Right of way (easement of passage) A servitude enabling the owner of a landlocked property to obtain passage over neighbouring land in return for appropriate compensation. Right of withdrawal (consumer) A statutory right allowing consumers to walk away from certain contracts without giving any reason and without paying a penalty. Right to be forgotten Kişinin, güncelliğini ve kamu yararını yitirmiş kişisel verilerinin silinmesini ve arama motoru sonuçlarından çıkarılmasını isteyerek geçmişiyle sürekli anılmamayı talep etmesine imkân veren haktır. Risk assessment İşyerinde var olan ya da dışarıdan gelebilecek tehlikelerin belirlenmesi, bunların yol açabileceği risklerin analiz edilerek derecelendirilmesi ve kontrol tedbirlerine karar verilmesi çalışmasıdır. Risky area Zemin yapısı veya üzerindeki yapılaşma sebebiyle can ve mal kaybına yol açma riski taşıdığı gerekçesiyle, kanunda öngörülen usule göre kararlaştırılarak ilan edilen alandır. Risky building Riskli alan içinde veya dışında bulunan, ekonomik ömrünü tamamlamış olan ya da yıkılma veya ağır hasar görme riski taşıdığı bilimsel yöntemlerle tespit edilen yapıdır.

S

Salvage and assistance Kurtarma, denizde tehlikeye düşmüş gemi veya eşyanın üçüncü kişilerce kurtarılması hâlinde kurtarana faydalı sonuç şartıyla ücret hakkı tanıyan deniz ticareti hukuku kurumudur. Sealing of premises Mühürleme, ruhsatsız veya ruhsata aykırı yapı ya da işyeri faaliyetinin fiilen sürdürülmesini engellemek amacıyla, yetkili idarece tutanak düzenlenerek yapının veya işyerinin kapatılmasıdır. Search Şüphelinin yakalanması veya suç delillerinin elde edilmesi amacıyla konut, işyeri, kişi ya da eşya üzerinde kural olarak hâkim kararına dayanılarak yapılan koruma tedbiridir. Seat of arbitration Tahkim yeri, tahkim yargılamasının hukuken bağlı sayıldığı, kararın hangi ülkenin usul hukukuna tabi olacağını ve iptal denetimini hangi mahkemenin yapacağını belirleyen hukuki merkezdir. Security deposit The amount given by the tenant at the start of a lease as security for contractual obligations, with a statutory cap and return procedure. Seizure Suçun ispatı bakımından değeri olan ya da müsadereye tabi bulunan eşya ve kazançlar üzerinde zilyedin tasarruf yetkisinin geçici olarak kaldırılmasını sağlayan koruma tedbiridir. Self-defence (legitimate defence) The justification exempting from punishment acts committed out of necessity to repel, proportionately, an unjust attack on oneself or another. Seller Kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla tüketiciye mal sunan ya da mal sunanın adına veya hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişidir. Separation of property Eşlerden her birinin kendi malvarlığı üzerindeki yönetim, yararlanma ve tasarruf haklarını tam olarak koruduğu ve sona ermede katılma alacağı doğmayan seçimlik mal rejimidir. Service determination lawsuit (unregistered employment claim) A lawsuit by which an employee whose work was unregistered or underreported seeks judicial determination of their actual periods of service. Service fault Hizmet kusuru, kamu hizmetinin hiç işlememesi, geç işlemesi veya kötü işlemesi sonucunda zarar doğması hâlinde idarenin tazmin sorumluluğunu doğuran nesnel nitelikteki kusur hâlidir. Service level agreement Hizmet seviyesi taahhüdü, sunulacak hizmetin erişilebilirlik, yanıt süresi ve performans gibi ölçülebilir asgari niteliklerini ve bunlara uyulmaması hâlinde uygulanacak yaptırımları belirleyen sözleşme ekidir. Service of process (official notification) The official notification of judicial and administrative acts to those concerned, forming the legal basis for time limits to start running. Set-off The extinguishing of mutual debts of the same kind by a unilateral declaration of one party, up to the amount of the smaller debt. Setting aside of an arbitral award Hakem kararının iptali, kanunda sınırlı olarak sayılan sebeplerin varlığı hâlinde hakem kararının mahkeme tarafından ortadan kaldırılmasını sağlayan ve tahkim kararlarına karşı öngörülen tek başvuru yoludur. Settlement agreement Anlaşma belgesi, arabuluculuk görüşmeleri sonunda tarafların üzerinde uzlaştıkları hususları, edimlerin kapsamını ve ifa zamanını gösteren, taraflarca ve arabulucu tarafından imzalanan yazılı belgedir. Severability clause Bölünebilirlik kaydı, sözleşmedeki bir hükmün geçersiz sayılması hâlinde diğer hükümlerin geçerliliğini koruyacağını öngören ve kısmi hükümsüzlük sonucunu güvence altına almayı amaçlayan sözleşme hükmüdür. Severance pay A lump-sum payment owed by the employer for each full year of service when the employment ends in circumstances listed by statute. Severance pay ceiling Kıdem tazminatı hesabında her bir tam hizmet yılı için esas alınacak tutarın aşamayacağı ve kanunla belirlenerek yılda iki kez güncellenen üst sınırdır. Sham subcontracting Asıl işveren ile alt işveren arasındaki ilişkinin, işçilik haklarını sınırlamak veya kanun hükümlerini dolanmak amacıyla gerçeğe aykırı biçimde kurulmuş olması hâlidir. Sham transaction (simulation) A transaction the parties deliberately create for appearance only, concealing their true intent in order to mislead third parties. Share certificate A negotiable document representing a shareholding in a Turkish joint-stock company, issued either in registered or bearer form. Share ledger Şirketin, nama yazılı pay sahiplerini, pay tutarlarını, devirleri ve paylar üzerindeki intifa ile rehin haklarını kaydettiği, tutulması zorunlu ticari defterdir. Share of increase in value Bir eşin, diğerine ait bir malın edinilmesine, iyileştirilmesine veya korunmasına karşılıksız katkıda bulunması hâlinde o malda doğan değer artışından katkısı oranında isteyebileceği alacaktır. Share transfer The transaction by which a shareholder transfers their share in a Turkish company to another person, passing the attached rights to the transferee. Shared separation of property Eşlerin malvarlıklarının kural olarak ayrı kaldığı, ancak ailenin ortak kullanımına ve yatırım amacına özgülenen malların rejim sona erdiğinde eşit olarak paylaşıldığı seçimlik mal rejimidir. Shared title deed (co-owned title) A registry record showing that ownership of a property belongs to several persons in defined shares without physical division of the land. Shareholders' agreement Pay sahiplerinin; şirketin yönetimi, pay devirleri, oy kullanımı ve kâr dağıtımı gibi konularda kendi aralarında yaptıkları, şirketi doğrudan bağlamayan borçlar hukuku sözleşmesidir. Ship arrest Seferden men, deniz alacaklarının güvence altına alınması amacıyla gemi hakkında ihtiyati haciz kararı verilerek geminin limandan ayrılmasının ve sefer yapmasının engellenmesidir. Ship registration Gemi tescili, Türk Bayrağı çekme hakkına sahip gemilerin gemi siciline kaydedilerek mülkiyet ve sınırlı ayni hak durumlarının aleniyet kazanmasını sağlayan sicil işlemidir. Short-time working allowance A temporary payment from the unemployment fund to employees unable to work where operations are substantially reduced by economic crisis or force majeure. Simple surety Adi kefalet, alacaklının kefile başvurabilmesini asıl borçlunun önce takip edilmiş ve bu takibin sonuçsuz kalmış olması şartına bağlayan, kefil lehine koruma sağlayan kefalet türüdür. Simplified trial procedure Asliye ceza mahkemesinde, kanunda belirlenen sınırın altında ceza gerektiren suçlarda duruşma yapılmaksızın dosya üzerinden karar verilmesine imkân tanıyan alternatif yargılama biçimidir. Smuggling Eşyanın gümrük işlemlerine tabi tutulmaksızın veya yanıltıcı işlemlerle ülkeye sokulması ya da ülkeden çıkarılması biçimindeki fiilleri özel kanunla yaptırıma bağlayan suç grubudur. Social security deduction Sosyal Güvenlik Kurumunun, sağlık hizmeti sunucusunun düzenlediği faturaları inceleyerek mevzuata veya sözleşmeye aykırı bulduğu kalemlerin bedelini ödememesi ya da ödenmiş tutarı geri almasıdır. Social security exit code İş sözleşmesinin hangi sebeple sona erdiğini gösteren ve işveren tarafından düzenlenen işten ayrılış bildirgesinde belirtilmesi zorunlu olan, işsizlik ödeneği başvurusunda esas alınan sosyal güvenlik kodudur. Social security inspection Sosyal Güvenlik Kurumunun, sigortalıların bildirimi ve prime esas kazançların doğru hesaplanıp hesaplanmadığını denetlemek amacıyla işyeri kayıtları üzerinde yürüttüğü inceleme faaliyetidir. Social security service record Sigortalı adına bildirilen çalışma sürelerini, prim gün sayılarını ve prime esas kazançlarını işverenler itibarıyla dönem dönem gösteren, Sosyal Güvenlik Kurumu kayıtlarına dayalı resmî belgedir. Special auditor Belirli olayların aydınlatılması amacıyla, pay sahiplerinin istemi üzerine genel kurul kararıyla veya genel kurulun reddi hâlinde mahkeme kararıyla atanan denetçidir. Special category personal data Irk, etnik köken, siyasi düşünce, din, sağlık, cinsel hayat, ceza mahkûmiyeti ile biyometrik ve genetik veriler gibi öğrenilmesi hâlinde ağır mağduriyet doğurabilecek veri türüdür. Standard terms (general terms and conditions) Contract clauses drafted unilaterally in advance for repeated use in similar agreements, presented without individual negotiation. Standing to be sued Dava konusu hak veya borç ilişkisinde davanın doğru kişiye yöneltilmiş olmasını, yani davalının o uyuşmazlıkta pasif dava sıfatını taşımasını ifade eden usul kavramıdır. State of insolvency Aciz hâli, borçlunun haczi kabil malvarlığının takip konusu borcu karşılamaya yetmediğinin icra dairesince tespit edilmesi ve bu durumun aciz vesikasıyla belgelendirilmesi hâlidir. State of necessity Failin, kendisine veya başkasına yönelen ağır ve muhakkak bir tehlikeden korunmak amacıyla ve orantılı biçimde işlediği fiilden dolayı kusurlu sayılmamasını sağlayan hukuki kurumdur. Statement of claim (petition) The fundamental procedural document initiating a lawsuit, setting out the claimant's demands, the underlying facts and the evidence. Statement of defence The document in which the defendant presents defences, objections and evidence against the claims, within the statutory period. Statute of limitations (prescription) A defence that allows a debtor to refuse performance when the creditor fails to pursue a claim within the period set by law. Statute of limitations for prosecution Suçun işlendiği tarihten itibaren kanunda öngörülen sürenin geçmesiyle soruşturma ve kovuşturma olanağının ortadan kalkmasını ve açılmış davanın düşmesini sonuçlayan ceza hukuku kurumudur. Statutory interest The interest rate set by legislation that applies to interest-bearing claims when the parties have not agreed on a rate themselves. Stay of execution Yürütmenin durdurulması, dava konusu idari işlemin uygulanmasının yargılama sonuçlanıncaya kadar geçici olarak engellenmesini sağlayan ve ancak davacının talebi üzerine gerekçeli kararla verilebilen yargısal koruma tedbiridir. Strict (no-fault) liability Liability imposed by law for certain damage even where the person held responsible acted without any fault of their own. Strike İşçilerin topluca çalışmamak suretiyle işyerinde faaliyeti durdurmak veya işin niteliğine göre önemli ölçüde aksatmak amacıyla aralarında anlaşarak veya sendikanın kararıyla işi bırakmalarıdır. Subcontractor (secondary employer) An employer who takes on auxiliary work or specialised parts of production from a principal employer and assigns its own workers to that work. Subdivision of land Tapu kütüğünde tek parsel olarak kayıtlı bir taşınmazın, imar mevzuatına uygun biçimde birden fazla bağımsız parsele ayrılarak her biri ayrı sayfaya tescil edilmesi işlemidir. Subject-matter jurisdiction (competent court by subject) The public-order procedural rule determining which type of court hears a case according to its subject matter and nature. Sublease Kiracının, kiralananı tamamen veya kısmen üçüncü bir kişiye kiralaması ya da kullanım hakkını ona devretmesi suretiyle kurulan ve asıl kira ilişkisinin yanında varlığını sürdüren ikinci kira ilişkisidir. Subrogation Halefiyet, bir borcu ifa eden üçüncü kişinin ödediği tutarla sınırlı olarak alacaklının yerine geçmesini ve alacağa bağlı teminatları da kazanmasını sağlayan kanuni geçiş hâlidir. Subscription contract Tüketicinin, belirli veya belirsiz bir süre boyunca malın ya da hizmetin dönemsel veya sürekli olarak sunulmasını, karşılığında düzenli ödeme yapmayı üstlenerek kararlaştırdığı sözleşmedir. Subsequent heir Mirasbırakanın ölüme bağlı tasarrufuyla, önce ön mirasçıya geçen terekeyi belirlenen bir anda veya koşul gerçekleştiğinde ona devretme yükümlülüğü yüklenerek ikinci sırada atadığı mirasçıdır. Subsidiary Sermaye çoğunluğu, oy hakkı veya sözleşme yoluyla bir başka ticaret şirketinin hâkimiyeti altında bulunan ve şirketler topluluğu hükümlerine tabi olan şirkettir. Substitute heir Mirasbırakanın, atadığı mirasçının veya vasiyet alacaklısının kendisinden önce ölmesi ya da mirası reddetmesi ihtimaline karşı onun yerine geçmek üzere belirlediği, ancak bu şartlar gerçekleşirse hak sahibi olan kişidir. Supplementary expert report Bilirkişi raporundaki eksikliklerin tamamlanması veya belirsiz kalan noktaların açıklığa kavuşturulması amacıyla mahkemece aynı bilirkişiden alınan ve ilk raporu tamamlayan nitelikteki rapordur. Support alimony Yardım edilmediği takdirde yoksulluğa düşecek olan üstsoy, altsoy ve kardeşler lehine, mali gücü bulunan yakınlarından hükmedilmesi istenebilen aile hukuku kaynaklı nafaka türüdür. Suretyship (personal guarantee) An undertaking by which a person becomes personally liable to the creditor if the principal debtor fails to pay the debt. Suspect Soruşturma evresinde hakkında suç şüphesi bulunan ve henüz iddianame düzenlenip kabul edilmediği için sanık sıfatını kazanmamış olan kişiyi ifade eden ceza muhakemesi kavramıdır. Suspension of activity Faaliyetin durdurulması, mevzuata aykırılık, çevresel kirlilik veya kamu sağlığına yönelik risk nedeniyle bir işletmenin üretim ya da hizmet faaliyetinin yetkili idarece geçici veya süresiz olarak sona erdirilmesidir. Suspension of sentence İki yıl veya daha az süreyle hapis cezasına mahkûm edilen kişinin cezasının, denetim süresi içinde kurallara uyması koşuluyla infaz kurumunda yerine getirilmemesini sağlayan kurumdur.

T

Tag-along right Çoğunluk pay sahibinin paylarını devretmesi hâlinde, azınlık pay sahiplerine kendi paylarını da aynı koşullarla satma imkânı tanıyan sözleşmesel koruma hakkıdır. Taking of employee's defence İşçinin davranışı veya verimi ile ilgili sebeplerle iş sözleşmesi feshedilmeden önce, hakkındaki somut iddialara karşı kendisine açıklama yapma imkânı tanınmasını zorunlu kılan usul kuralıdır. Tax court Vergi mahkemesi, vergi, resim, harç ve benzeri mali yükümler ile bunların zam ve cezalarına ilişkin uyuşmazlıkları ve amme alacaklarının tahsiline dair davaları çözmekle görevli ilk derece mahkemesidir. Tax loss penalty Vergi ziyaı cezası, mükellefin vergi ödevlerini zamanında veya tam olarak yerine getirmemesi nedeniyle verginin zamanında tahakkuk ettirilmemesi ya da eksik tahakkuk ettirilmesi hâlinde kesilen idari para cezasıdır. Tax payment order Ödeme emri, vadesinde ödenmeyen kamu alacağının cebren tahsili amacıyla borçluya tebliğ edilen ve süresi içinde ödeme ya da mal bildiriminde bulunma yükümlülüğü getiren idari işlemdir. Tax settlement Uzlaşma, ikmalen, resen veya idarece tarh edilen vergiler ile kesilen cezalar bakımından mükellef ile vergi idaresinin karşılıklı görüşme yoluyla anlaşmasını sağlayan idari çözüm yoludur. Temporary employment relationship İşverenin, işçisinin rızasını alarak onu holding bünyesindeki başka bir işyerine ya da özel istihdam bürosu aracılığıyla bir başka işverene geçici olarak devretmesidir. Temporary incapacity benefit İş kazası, meslek hastalığı, hastalık veya analık nedeniyle geçici olarak çalışamayan sigortalıya, istirahatli olduğu süre için Sosyal Güvenlik Kurumunca ödenen paradır. Termination for just cause Immediate termination of employment, without notice, based on health grounds, conduct contrary to good faith and morals, or force majeure. Termination of alimony Nafakayı gerektiren koşulların ortadan kalkması üzerine irat biçiminde ödenen nafakanın mahkeme kararıyla sona erdirilmesini sağlayan ve bazı hâllerde kendiliğinden gerçekleşen hukuki sonuçtur. Termination of contract A unilateral declaration that brings an ongoing contractual relationship to an end with effect for the future only. Termination of employment The unilateral ending of the employment relationship by either party, effected with notice or immediately for just cause. Territorial jurisdiction (competent court by venue) The procedural rule determining the place where a case is filed, tied as a rule to the defendant's place of residence. Testamentary disposition Mirasbırakanın, ölümünden sonra hüküm doğurmak üzere vasiyetname veya miras sözleşmesi biçiminde yaptığı, terekesinin tamamı ya da bir bölümü üzerindeki hukuki işlemidir. Third-party ownership claim İstihkak iddiası, haczedilen mal üzerinde borçlu dışında bir kişinin mülkiyet veya rehin gibi bir hak ileri sürerek haczin kaldırılmasını talep etmesidir. Third-party ownership claim The lawsuit by which a third party claiming ownership or a pledge over attached property seeks release of the attachment. Threat Bir kimsenin kendisinin veya yakınının hayatına, vücut ya da cinsel dokunulmazlığına veya malvarlığına yönelik bir saldırı gerçekleştirileceğinin bildirilmesiyle oluşan, kişi hürriyetini koruyan suçtur. Time limit for filing an action Dava açma süresi, idari işlemin yazılı bildiriminden itibaren işleyen, geçirilmesi hâlinde davanın süre aşımından reddine yol açan ve hâkim tarafından resen gözetilen hak düşürücü süredir. Timeshare Bir yıldan uzun süre için kurulan ve yararlanıcıya, bir veya daha fazla konaklama tesisinin belirli dönemlerde kullanımını sağlayan sözleşmeyle tanınan tatil kullanım hakkıdır. Timeshare contract Bir yıldan uzun süre için kurulan ve tüketiciye bu süre içinde birden fazla dönem bakımından gecelik konaklama imkânı sağlayan, ayni veya şahsi nitelikte hak veren sözleşmedir. Title deed (land registry record) The record in the state-maintained land registry showing ownership and rights over immovable property, and the deed evidencing that record. Tort (wrongful act) A wrongful and culpable act that causes harm to another person and gives rise to an obligation to compensate that harm. Total loss Aracın onarım bedelinin rayiç değerine göre belirlenen sınırı aşması ya da onarımının teknik olarak mümkün olmaması nedeniyle tam hasarlı sayılmasını ifade eden sigorta uygulamasıdır. Trade name The official name a merchant must use in transactions relating to the business, serving to distinguish the merchant from other traders. Trade registry The official public register where merchants and commercial enterprises are recorded, making registered matters effective against third parties. Trade secret Gizli tutulan, gizliliği nedeniyle ekonomik değer taşıyan ve sahibince korunması için makul tedbirler alınan üretim, teknoloji, müşteri veya finans niteliğindeki işletme bilgisidir. Trade union İşçilerin veya işverenlerin çalışma ilişkilerinde ortak ekonomik ve sosyal hak ile menfaatlerini korumak ve geliştirmek amacıyla kurdukları tüzel kişiliğe sahip kuruluştur. Trademark Bir teşebbüsün mallarını veya hizmetlerini diğer teşebbüslerin mallarından ve hizmetlerinden ayırt etmeyi sağlayan ve sicilde açık biçimde gösterilebilen her türlü işarettir. Trademark infringement Marka sahibinin izni olmaksızın markanın aynısının veya karıştırılma ihtimali doğuracak benzerinin ticaret alanında kullanılması ile kanunda sayılan diğer ihlal fiilleridir. Trademark registration Bir işaretin, TÜRKPATENT nezdinde yürütülen başvuru, inceleme, yayım ve itiraz aşamalarının tamamlanması üzerine sicile kaydedilerek marka olarak korunmasını sağlayan idari işlemdir. Transfer of inheritance share Bir mirasçının, terekenin tamamı veya bir kısmı üzerindeki miras payını diğer mirasçılara ya da üçüncü bir kişiye devretmesini konu alan, geçerliliği şekle bağlı sözleşmedir. Transfer of workplace (business transfer) The passing of a workplace or part of it to another employer through a legal transaction, with employment contracts continuing automatically. Trustee / curator Belirli bir işin görülmesi ya da bir malvarlığının yönetilmesi için vesayet makamınca atanan ve yetkisi yalnızca bu iş veya malvarlığıyla sınırlı olan yasal temsilcidir. Turkish Competition Authority Mal ve hizmet piyasalarında rekabetin korunmasını sağlamak ve rekabet mevzuatını uygulamakla görevli, idari ve mali özerkliğe sahip kamu tüzel kişiliğidir. Turkish Patent and Trademark Office Marka, patent, faydalı model, tasarım ve coğrafi işaret başvurularını inceleyip tescil eden, sınai mülkiyet sicillerini tutan Türk Patent ve Marka Kurumu'nun kısaltılmış adıdır.

U

Ultima ratio principle İşverenin, iş sözleşmesini feshetmeden önce işçiyi işyerinde çalıştırmaya devam etmesini sağlayacak makul ve uygulanabilir tüm önlemleri almış olmasını arayan, feshi en son başvurulacak araç sayan yargısal ilkedir. Unauthorised representation Yetkisiz temsil, temsil yetkisi bulunmayan ya da yetkisini aşan bir kişinin başkası adına işlem yapması ve bu işlemin ancak icazetle temsil olunanı bağlaması durumudur. Unconscionability (gross disparity) A contract vitiated by one party exploiting the other's distress, imprudence or inexperience to obtain a grossly disproportionate advantage. Uncontested divorce (divorce by mutual agreement) The procedure allowing spouses in marriages of the statutory minimum duration to divorce in a single hearing by agreeing on all consequences. Underinsurance Sigorta bedelinin, sigortalanan menfaatin gerçek değerinin altında kararlaştırılmış olması ve kısmi hasarlarda tazminatın bu oran gözetilerek eksik ödenmesi sonucunu doğuran durumdur. Unemployment benefit Income paid for a limited period from the unemployment fund to insured persons who lose their job through no fault or choice of their own. Unfair competition Deceptive commercial conduct or practices contrary to good faith that affect relations among competitors or between suppliers and customers. Unfair contract term Tüketiciyle müzakere edilmeksizin sözleşmeye dâhil edilen ve tarafların hak ile yükümlülüklerinde dürüstlük kuralına aykırı biçimde tüketici aleyhine dengesizliğe yol açan sözleşme şartıdır. Union-related compensation (sendikal tazminat) Special compensation payable where an employee suffers discrimination or dismissal because of union membership or union activity. Unjust enrichment The obligation to return a benefit gained at another's expense without any valid legal ground justifying the enrichment. Unjust provocation Failin, haksız bir fiilin kendisinde yarattığı hiddet veya şiddetli elemin etkisi altında suç işlemesi hâlinde cezasında indirim yapılmasını gerektiren, kusurluluğu azaltan nedendir. Unlicensed construction (illegal building) A building constructed without a permit or contrary to the permit and its annexes, subject to demolition and administrative fines. Unpaid leave A period during which the employment contract is suspended and the employee stays away from work without pay, generally requiring mutual consent. Urban regeneration (urban transformation) The process of demolishing and rebuilding disaster-prone buildings and areas to create healthy and safe living environments. Urgent expropriation Yurt savunması ihtiyacı veya özel kanunlarda öngörülen olağanüstü durumlarda, kıymet takdiri dışındaki işlemler sonraya bırakılarak taşınmaza derhâl el konulmasına imkân veren istisnai kamulaştırma usulüdür. User manual Tüketiciye sunulan malın güvenli kullanımı, kurulumu, bakımı ve basit onarımına ilişkin bilgileri içeren ve Türkçe olarak hazırlanması zorunlu olan tanıtım ve bilgilendirme belgesidir. Usufruct A servitude granting its holder full use and enjoyment of property owned by another, ending as a rule upon the holder's death. Utility model Yeni olan ve sanayiye uygulanabilen buluşlara, buluş basamağı şartı aranmaksızın daha kısa sürede ve daha kısa koruma süresiyle sağlanan sınai mülkiyet korumasıdır.

V

Valid reason for termination İş güvencesi kapsamındaki işçinin sözleşmesinin feshi için aranan, işçinin yeterliliğinden veya davranışlarından ya da işletmenin gereklerinden kaynaklanan ve feshi makul kılan sebeptir. Valuation commission Kamulaştırma yapacak idarenin, kamulaştırılacak taşınmazın tahmini bedelini satın alma usulüne geçilmeden önce belirlemek üzere kendi bünyesinden oluşturduğu ve raporu pazarlığın üst sınırını çizen komisyondur. Valuation of attached assets The determination of the value of attached assets before sale, carried out by the enforcement office with expert assistance where needed. Venture capital investment Büyüme potansiyeli taşıyan şirketlere, pay veya pay benzeri araçlar karşılığında belirli bir süre için sermaye sağlanarak yapılan ve çıkış hedefine dayanan yatırım türüdür. Victim Suçtan doğrudan doğruya zarar gören; ceza muhakemesinde bilgilendirilme, delil toplanmasını isteme, vekil yardımından yararlanma ve kamu davasına katılma hakları tanınan kişidir. Victim's complaint (prosecution upon complaint) The statutory application by the victim required for investigation and prosecution of offences prosecutable only upon complaint. Victim-offender mediation (reconciliation) A procedure enabling victim and suspect in designated offences to end the criminal process by agreement through a neutral mediator. Visitation rights (personal contact with the child) The right of the parent not holding custody to see and spend regular time with the child, arranged and scheduled by the court's decision. Voluntary mediation İhtiyari arabuluculuk, kanunen zorunlu tutulmadığı hâlde tarafların kendi iradeleriyle, dava açılmadan önce veya yargılama sırasında arabulucuya başvurarak uyuşmazlığı çözmeyi denedikleri arabuluculuk türüdür.

W

Wage garnishment The seizure of a statutorily capped portion of the debtor's wages through a notice to the employer, with the deductions passed to the creditor. Wages for the idle period Feshin geçersizliğine karar verilmesi hâlinde işçiye, çalıştırılmadığı süre için en çok dört aya kadar doğmuş bulunan ücreti ve diğer haklarının ödenmesini ifade eden alacaktır. Waiver of claim The claimant's abandonment of the relief sought, in whole or in part; a unilateral procedural act producing the effects of a final judgment. Warranty against defects Ayıba karşı tekeffül, satıcının satılanı vaat ettiği nitelikleri taşır ve değerini ya da kullanım amacına elverişliliğini ortadan kaldıran veya azaltan eksikliklerden arınmış olarak teslim etme sorumluluğudur. Warranty against dispossession Zapta karşı tekeffül, satıcının, üçüncü kişinin satış sözleşmesinden önce doğmuş bir hakkına dayanarak satılanı alıcının elinden tamamen veya kısmen almasından doğan kanuni sorumluluğudur. Warranty certificate Satış sonrası hizmet verilmesi zorunlu mallarda üretici veya ithalatçı tarafından düzenlenen ve tüketiciye garanti süresi boyunca ücretsiz onarım ile diğer hakları sağlayan belgedir. Wedding jewellery (bridal gold) The gold and jewellery gifted at the wedding ceremony, treated in settled Turkish case law as the personal property of the wife. Weekly rest day The uninterrupted rest day that must be granted within every seven-day period, paid in full even though no work is performed. Well-known trademark Türkiye'de toplumda veya ilgili sektörde ulaştığı yüksek bilinirlik düzeyi nedeniyle, tescilli olduğu mal ve hizmetlerin sınırlarını aşan bir korumadan yararlanan markadır. Withdrawal from partnership Ortağın, şirket sözleşmesinde öngörülen sebeplere dayanarak veya haklı sebeplerin varlığında mahkeme kararıyla ortaklık sıfatını sona erdirip ayrılma akçesine hak kazanmasıdır. Witness A person other than the parties who orally conveys to the court their knowledge and observations about the disputed events. Work (copyright) Sahibinin hususiyetini taşıyan ve ilim ve edebiyat, musiki, güzel sanatlar veya sinema eserleri gruplarından birine giren her türlü fikir ve sanat ürünüdür. Workplace mobbing (psychological harassment) A process of systematic and repeated intimidation, exclusion and humiliation directed at an employee in the workplace. Workplace regulation İşverenin, işyerindeki çalışma düzenini, disiplin kurallarını ve işçilerin uyacağı esasları tek taraflı olarak belirlediği, iş sözleşmelerinin eki niteliğindeki yazılı iç düzenlemedir. Written eviction undertaking A written undertaking by the tenant to vacate the premises on a specified date, enabling the landlord to evict through court or enforcement.

The glossary is provided for information only and does not constitute legal advice. What a term means in a specific case depends on the details of the file.

§

We stand by you in your legal processes.

From cross-border commercial operations to domestic disputes, take the first step towards a bespoke, results-driven strategy for your matter.