SÖZLÜK

Hukuk dilini
anlaşılır kılalım.

Dosyanızda karşılaştığınız terimlerin ne anlama geldiğini, hangi kanuna dayandığını ve nerede karşımıza çıktığını açıkladık.

765
TERİM

A

Abonelik sözleşmesi Subscription contract Tüketicinin, belirli veya belirsiz bir süre boyunca malın ya da hizmetin dönemsel veya sürekli olarak sunulmasını, karşılığında düzenli ödeme yapmayı üstlenerek kararlaştırdığı sözleşmedir. Acele kamulaştırma Urgent expropriation Yurt savunması ihtiyacı veya özel kanunlarda öngörülen olağanüstü durumlarda, kıymet takdiri dışındaki işlemler sonraya bırakılarak taşınmaza derhâl el konulmasına imkân veren istisnai kamulaştırma usulüdür. Acente Commercial agency (agent) Bir sözleşmeye dayanarak belirli bir bölgede, tacir adına sürekli olarak sözleşmelere aracılık eden veya bunları yapan bağımsız ticari yardımcıdır. Açık rıza Explicit consent Belirli bir konuya ilişkin, bilgilendirmeye dayanan, özgür iradeyle açıklanan ve her zaman geri alınabilen, kişisel veri işlemeyi hukuka uygun hâle getiren irade açıklamasıdır. Aciz hâli State of insolvency Aciz hâli, borçlunun haczi kabil malvarlığının takip konusu borcu karşılamaya yetmediğinin icra dairesince tespit edilmesi ve bu durumun aciz vesikasıyla belgelendirilmesi hâlidir. Aciz Vesikası Certificate of insolvency Takip sonunda alacağın tamamen veya kısmen karşılanamadığını gösteren, alacaklıya özel imkânlar tanıyan resmî belgedir. Ad hoc tahkim Ad hoc arbitration Ad hoc tahkim, herhangi bir tahkim kurumuna bağlı olmaksızın, yargılama kurallarının doğrudan taraflarca veya hakem kurulunca belirlendiği ve yürütüldüğü tahkim türüdür. Ad ve soyadı değiştirme Change of name Kişinin taşıdığı ad veya soyadının haklı sebeplerin varlığı hâlinde mahkeme kararıyla değiştirilmesini ve yeni adın nüfus siciline tescil edilmesini sağlayan davadır. Adi kefalet Simple surety Adi kefalet, alacaklının kefile başvurabilmesini asıl borçlunun önce takip edilmiş ve bu takibin sonuçsuz kalmış olması şartına bağlayan, kefil lehine koruma sağlayan kefalet türüdür. Adi ortaklık Ordinary partnership İki veya daha çok kişinin, emek ve mallarını ortak bir amaca ulaşmak için birleştirmeyi üstlendikleri tüzel kişiliği olmayan ortaklıktır. Adli Kontrol Judicial control (bail-type measures) Tutuklama yerine uygulanan; imza, yurt dışı yasağı ve güvence yatırma gibi yükümlülüklerle kişiyi özgür bırakan koruma tedbiridir. Adli Para Cezası Judicial fine Mahkemece gün sayısı üzerinden hesaplanarak hükmedilen ve ödenmemesi hâlinde hapse çevrilebilen ceza yaptırımıdır. Adli Sicil Kaydı Criminal record Kesinleşmiş mahkûmiyet kararlarının işlendiği; infaz tamamlanınca arşive alınan ve koşulları oluştuğunda silinebilen resmî kayıttır. Adli Tatil Judicial recess Yargı organlarının her yıl yaz döneminde çalışmaya ara verdiği, sürelerin işleyişini ve duruşmaları etkileyen kanuni dönemdir. Adli Yardım Legal aid Yargılama giderlerini karşılayamayacak durumda olanların, haklarını arayabilmeleri için harç ve masraflardan geçici olarak bağışık tutulmasıdır. Aidat Maintenance fee (common expense contribution) Ana taşınmazın ortak yerlerine ilişkin bakım, yönetim ve işletme giderlerini karşılamak üzere kat maliklerinden toplanan katılım payıdır. AİHM başvurusu Application to the ECtHR Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinde güvence altına alınan haklarının taraf devletçe ihlal edildiğini ileri süren kişilerin, iç hukuk yollarını tükettikten sonra Mahkemeye yaptığı bireysel başvurudur. Aile Konutu Şerhi Family residence annotation Eşlerin birlikte yaşadığı konutun tapu kaydına konulan ve malik olmayan eşin açık rızası alınmadan konut üzerinde işlem yapılmasını engelleyen kayıttır. Aile mahkemesi Family court Türk Medeni Kanunu'nun aile hukukuna ilişkin hükümlerinden doğan dava ve işlere bakmakla görevli olan, bünyesinde uzmanların da yer aldığı asliye derecesindeki özel görevli mahkemedir. Akreditif Letter of credit Akreditif, alıcının talimatıyla bir bankanın, satıcıya akreditif şartlarına uygun belgeleri ibraz etmesi karşılığında ödeme yapmayı taahhüt ettiği, dış ticarette yaygın kullanılan güvenceli ödeme yöntemidir. Alacağın devri (temlik) Assignment of claims Alacaklının, borçludan olan hakkını yazılı bir sözleşmeyle üçüncü kişiye aktarması ve bu sıfatın el değiştirmesidir. Alacak kaydı Registration of claim Alacak kaydı, iflas eden borçludan alacaklı olanların, ilanda belirtilen süre içinde alacaklarını belgeleriyle birlikte iflas dairesine bildirerek tasfiyeye katılmalarını sağlayan işlemdir. Alacaklının temerrüdü Creditor's default Alacaklının temerrüdü, usulüne uygun biçimde önerilen edimi veya borçlunun ifa için kendisinden beklenen hazırlık işlemlerini haklı bir sebep olmaksızın kabul etmemesi hâlidir. Alan adı uyuşmazlığı Domain name dispute Bir alan adının, başkasına ait marka, ticaret unvanı veya diğer ayırt edici işaretle aynı ya da benzer olması nedeniyle ortaya çıkan hak sahipliği çekişmesidir. Aldatma (hile) Fraudulent misrepresentation Bir tarafın, karşı tarafı kasıtlı olarak yanıltıp sözleşme yapmaya yöneltmesi ve bu yolla iradesini sakatlamasıdır. Alım hakkı Right of purchase Alım hakkı, sahibine taşınmazı malikin ayrıca bir irade açıklamasına gerek olmaksızın tek taraflı beyanla ve önceden belirlenen bedelle satın alma yetkisi veren yenilik doğuran haktır. Alt İşveren Subcontractor (secondary employer) Asıl işverenden, işyerindeki yardımcı işlerde veya uzmanlık gerektiren bölümlerde iş alarak kendi işçilerini o işte çalıştıran işverendir. Alt kira Sublease Kiracının, kiralananı tamamen veya kısmen üçüncü bir kişiye kiralaması ya da kullanım hakkını ona devretmesi suretiyle kurulan ve asıl kira ilişkisinin yanında varlığını sürdüren ikinci kira ilişkisidir. Ana gayrimenkul Main immovable Üzerinde kat mülkiyeti veya kat irtifakı kurulan taşınmazın; arsası, bağımsız bölümleri, eklentileri ve ortak yerleriyle birlikte oluşturduğu bütünü ifade eden kanuni kavramdır. Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru Individual application to the Constitutional Court Anayasada güvence altına alınan ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi kapsamındaki temel hak ve özgürlüklerinin kamu gücü işlemiyle ihlal edildiğini ileri sürenlerin başvurabileceği olağanüstü hukuki yoldur. Anlaşma belgesi Settlement agreement Anlaşma belgesi, arabuluculuk görüşmeleri sonunda tarafların üzerinde uzlaştıkları hususları, edimlerin kapsamını ve ifa zamanını gösteren, taraflarca ve arabulucu tarafından imzalanan yazılı belgedir. Anlaşmalı Boşanma Uncontested divorce (divorce by mutual agreement) Kanunda öngörülen süreyi doldurmuş evliliklerde, eşlerin boşanmanın tüm sonuçlarında uzlaşarak tek celsede boşanabilmelerini sağlayan usuldür. Anonim hâle getirme Anonymisation Kişisel verinin, başka verilerle eşleştirilse dahi hiçbir surette kimliği belirli veya belirlenebilir bir gerçek kişiyle ilişkilendirilemeyecek biçimde geri döndürülemez şekilde değiştirilmesi işlemidir. Anonim Şirket (A.Ş.) Joint-stock company (A.Ş.) Sermayesi paylara bölünmüş olan ve ortaklarının sorumluluğu yalnızca taahhüt ettikleri sermaye payıyla sınırlı bulunan sermaye şirketi türüdür. Ara dinlenmesi Rest break İşçiye, günlük çalışma süresinin ortalama bir zamanında ve bu sürenin uzunluğuna göre kanunda belirlenen asgari ölçüde kullandırılması gereken, ücrete tabi olmayan dinlenme molasıdır. Arabulucu Mediator Arabulucu, tarafların tahkim değil uzlaşma yoluyla çözüm aradığı süreçte görüşmeleri bağımsız ve tarafsız biçimde yöneten, sicile kayıtlı ve uyuşmazlık hakkında karar verme yetkisi bulunmayan gerçek kişidir. Arabuluculuk Mediation Arabuluculuk, tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri bir uyuşmazlığı, bağımsız ve tarafsız bir üçüncü kişinin sistematik teknikler uygulayarak yürüttüğü görüşmelerle kendi iradeleriyle çözmelerini amaçlayan uyuşmazlık çözüm yöntemidir. Araç değer kaybı Diminished value claim (vehicle) Kazaya karışan aracın onarılsa bile ikinci el piyasasında uğradığı değer düşüklüğünün kusurlu taraftan istenmesidir. Araç mahrumiyet bedeli Loss of use compensation Kaza nedeniyle onarımda geçen süre boyunca araçtan yararlanamamanın karşılığı olarak, ikame araç kiralanmamış olsa dahi kusurlu taraftan istenebilen maddi tazminat kalemidir. Arama Search Şüphelinin yakalanması veya suç delillerinin elde edilmesi amacıyla konut, işyeri, kişi ya da eşya üzerinde kural olarak hâkim kararına dayanılarak yapılan koruma tedbiridir. Arsa payı Land share Kat mülkiyetine veya kat irtifakına konu ana gayrimenkulün arsası üzerinde, her bağımsız bölüme değeri ile orantılı olarak özgülenen ve bağımsız bölümden ayrı devredilemeyen ortak mülkiyet payıdır. Arsa payı düzeltim davası Action for correction of land share Bağımsız bölümlere özgülenen arsa paylarının değerleriyle orantısız biçimde belirlendiği hâllerde, payların yeniden düzenlenmesi istemiyle kat maliklerince açılan ve tapu kaydının düzeltilmesine yönelik davadır. Artık değer Residual value Bir eşin edinilmiş mallarının toplam değerinden, eklenecek değerler ve denkleştirme alacakları da hesaba katıldıktan sonra bu mallara ilişkin borçların çıkarılmasıyla ulaşılan bakiye tutardır. Artmirasçı Subsequent heir Mirasbırakanın ölüme bağlı tasarrufuyla, önce ön mirasçıya geçen terekeyi belirlenen bir anda veya koşul gerçekleştiğinde ona devretme yükümlülüğü yüklenerek ikinci sırada atadığı mirasçıdır. Asgari Ücret Minimum wage İşçilere normal bir çalışma günü karşılığında ödenebilecek ücretin, komisyonca belirlenen ve altına inilemeyen en düşük kanuni tutarıdır. Asıl işveren Principal employer Yürüttüğü mal veya hizmet üretimine ilişkin yardımcı işleri ya da asıl işin bir bölümünü alt işverene veren ve kendi işçilerini de çalıştırmaya devam eden işverendir. Aşırı ifa güçlüğü Excessive difficulty of performance Aşırı ifa güçlüğü, sözleşmenin kurulmasından sonra öngörülemeyen olağanüstü bir durumun edimler arasındaki dengeyi borçlu aleyhine katlanılamaz ölçüde bozması hâlinde uyarlama veya dönme imkânı veren kurumdur. Aşkın sigorta Overinsurance Sigorta bedelinin, sigortalanan menfaatin gerçek değerini aşacak şekilde kararlaştırılması ve aşan kısmın geçersiz sayılarak fazladan alınan primin iadesinin gündeme gelmesi hâlidir. Atanmış mirasçı Appointed heir Mirasbırakanın ölüme bağlı tasarrufla, mirasının tamamı veya belli bir oranı için mirasçı olarak belirlediği, terekeye külli halef sıfatıyla katılan kişidir. Aval Aval (bill guarantee) Kambiyo senedindeki borcun ödenmesini güvence altına almak için üçüncü bir kişinin senet üzerine imza atarak üstlendiği kişisel teminattır. Aydınlatılmış onam Informed consent Hastanın, önerilen tıbbi müdahalenin niteliğini, beklenen yararlarını, risklerini ve alternatiflerini anladıktan sonra, hiçbir baskı altında kalmaksızın bu müdahaleye özgür iradesiyle verdiği hukuken geçerli izindir. Aydınlatma yükümlülüğü Duty to inform Veri sorumlusunun, kişisel verilerin elde edilmesi sırasında ilgili kişiye kimliğini, işleme amacını, aktarılan tarafları, toplama yöntemini, hukuki sebebini ve haklarını bildirme yükümlülüğüdür. Ayıba karşı tekeffül Warranty against defects Ayıba karşı tekeffül, satıcının satılanı vaat ettiği nitelikleri taşır ve değerini ya da kullanım amacına elverişliliğini ortadan kaldıran veya azaltan eksikliklerden arınmış olarak teslim etme sorumluluğudur. Ayıp ihbarı Notice of defect Ayıp ihbarı, alıcının satılanda tespit ettiği ayıbı süresi içinde satıcıya bildirerek ayıptan doğan seçimlik haklarını korumak amacıyla yerine getirmesi gereken külfettir. Ayıplı hizmet Defective service Sözleşmede kararlaştırılan sürede başlamayan veya taraflarca belirlenen ya da objektif olarak taşıması gereken nitelikleri taşımayan ve bu nedenle tüketicinin yararlanmasını azaltan hizmettir. Ayıplı mal Defective goods Sözleşmede kararlaştırılan veya dürüstlük gereği beklenen nitelikleri taşımayan, bu yüzden alıcının haklarını doğuran üründür. Ayırt etme gücü Capacity of discernment Kişinin akla uygun biçimde davranma, eylemlerinin anlam ve sonuçlarını kavrayıp iradesini buna göre yönlendirebilme yeteneğini ifade eden ve fiil ehliyetinin temel koşulunu oluşturan kavramdır. Ayni sermaye Capital in kind Nakit dışında kalan, üzerinde sınırlı ayni hak, haciz veya tedbir bulunmayan, nakden değerlendirilebilen ve devredilebilen malvarlığı unsurlarının şirkete sermaye olarak konulması ve karşılığında pay verilmesidir. Ayrılık kararı Judicial separation Boşanma sebebi ispatlanmış olsa dahi evlilik birliğinin sona erdirilmeyip eşlerin ortak hayatına belirli bir süre için son verilmesine ve birliğin düzelmesine imkân tanınmasına ilişkin mahkeme kararıdır. Azil Dismissal of counsel Vekâlet verenin, avukatına tanıdığı temsil yetkisini tek taraflı irade beyanıyla, kural olarak herhangi bir sebep göstermeksizin ve her zaman sona erdirmesidir. Azlık hakları Minority rights Sermayenin kanunda öngörülen oranını temsil eden pay sahiplerine, çoğunluğa karşı korunmaları amacıyla tanınan ve tek başına kullanılabilen özel yetkilerin bütünüdür.

B

Babalık Davası Paternity lawsuit Evlilik dışında doğan çocuk ile babası arasındaki soybağının, ana veya çocuğun talebi üzerine mahkeme kararıyla kurulmasını sağlayan davadır. Bağımsız bölüm Independent section Ana gayrimenkulün, başlı başına kullanılmaya elverişli olup kat mülkiyeti kütüğünde ayrı sayfaya kaydedilen ve üzerinde bağımsız mülkiyet hakkı tanınan daire, dükkân, büro gibi bölümleridir. Bağımsız denetim Independent audit Şirketin finansal tablolarının ve yıllık faaliyet raporunun, Kamu Gözetimi Kurumunca yetkilendirilmiş bağımsız denetçi tarafından denetim standartlarına göre incelenerek görüş bildirilmesi sürecidir. Bağışlama (hibe) Gift (donation) contract Bir kimsenin, karşılık almaksızın malvarlığından diğerine sağlararası bir kazandırma yapmasını konu alan sözleşmedir. Bağlanma parası Earnest money Bağlanma parası, sözleşme kurulurken taraflardan birinin diğerine verdiği ve aksi kararlaştırılmadıkça sözleşmenin yapıldığına kanıt oluşturan, ifa sırasında asıl borçtan düşülen para veya değerdir. Bağlantılı haklar Related rights İcracı sanatçılar, fonogram yapımcıları, radyo-televizyon kuruluşları ve film yapımcılarına, eser sahibinin hakları saklı kalmak kaydıyla tanınan ve komşu haklar olarak da anılan haklardır. Bağlayıcı olmayan hüküm Non-binding provision Bağlayıcı olmayan hüküm, sözleşme metninde yer almakla birlikte taraflar bakımından hukuken talep edilebilir bir borç doğurmadığı açıkça kararlaştırılan ve yalnızca yönlendirici nitelik taşıyan düzenlemedir. Bağlı şirket Subsidiary Sermaye çoğunluğu, oy hakkı veya sözleşme yoluyla bir başka ticaret şirketinin hâkimiyeti altında bulunan ve şirketler topluluğu hükümlerine tabi olan şirkettir. Bakıcı gideri Caregiver expenses Bedensel zarar nedeniyle günlük yaşamını başkasının yardımı olmadan sürdüremeyen kişinin ihtiyaç duyduğu bakım hizmetinin bedelini karşılamaya yönelik olarak bakiye ömür süresince hesaplanan maddi tazminat kalemidir. Bakiye ömür tablosu Life expectancy table Tazminat hesaplarında kişinin yaşına göre kalan yaşam süresini gösteren ve destekten yoksun kalma ile iş göremezlik hesaplamalarında esas alınan istatistiksel yaşam tablosudur. Basiretli tacir Prudent merchant standard Tacirin, ticaretine ilişkin tüm faaliyetlerinde tedbirli, öngörülü ve işinin gereklerini bilen bir iş insanı gibi davranmasını gerektiren objektif özen ölçütüdür. Basit yargılama usulü Simplified trial procedure Asliye ceza mahkemesinde, kanunda belirlenen sınırın altında ceza gerektiren suçlarda duruşma yapılmaksızın dosya üzerinden karar verilmesine imkân tanıyan alternatif yargılama biçimidir. Bayilik Sözleşmesi Dealership (distributorship) agreement Üretici veya sağlayıcının ürünlerini, kendi adına ve hesabına satmak üzere bir satıcıya sürekli biçimde sağladığı çerçeve nitelikli ticari ilişkidir. Bedel iadesi Refund of price Cayma hakkının kullanılması, sözleşmeden dönme ya da ayıplı ifa gibi sebeplerle tüketicinin ödediği tutarın, tahsil edilen masraflarla birlikte kendisine geri verilmesidir. Bedelsiz pay Bonus share İç kaynakların sermayeye eklenmesi yoluyla yapılan artırımda, pay sahiplerine ek ödeme yapmaksızın mevcut payları oranında kendiliğinden verilen ve iktisabından vazgeçilemeyen paylardır. Bekletici mesele Preliminary question Görülmekte olan davada hüküm verilebilmesinin başka bir davanın veya idari makam kararının sonucuna bağlı olması hâlinde, yargılamanın o sonuç alınıncaya kadar ertelenmesidir. Belirli Süreli İş Sözleşmesi Fixed-term employment contract Belirli bir işin tamamlanması veya belirli bir olgunun ortaya çıkması gibi objektif koşullara bağlı olarak süresi öngörülerek yapılan çalışma ilişkisidir. Belirsiz alacak davası Action for an indeterminate receivable Davanın açıldığı tarihte alacağın miktarını tam olarak belirlemesi kendisinden beklenemeyen davacının, asgari bir tutar göstererek açtığı ve talebini sonradan artırabildiği dava türüdür. Beraat Acquittal Yüklenen fiilin sanık tarafından işlenmediğinin veya suç oluşturmadığının anlaşılması ya da suçluluğun ispatlanamaması hâlinde verilen ve sanığın sorumlu tutulmamasını sonuçlayan hükümdür. Beyan yükümlülüğü Duty of disclosure Sigorta ettirenin, sözleşme kurulurken ve sözleşme süresince rizikonun değerlendirilmesi bakımından önemli olan, bildiği veya bilmesi gereken tüm hususları sigortacıya bildirme yükümlülüğüdür. Bilgi edinme başvurusu Freedom of information request Bilgi edinme başvurusu, kişilerin kamu kurum ve kuruluşları ile kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarından, bu kurumların görev alanına giren bilgi ve belgelere erişmek için yaptığı yazılı taleptir. Bilirkişi Court-appointed expert Çözümü özel veya teknik bilgi gerektiren konularda mahkemece görüşüne başvurulan, alanında uzman kişi veya kuruldur. Bilirkişi raporuna itiraz Objection to the expert report Tarafların, kendilerine tebliğ edilen bilirkişi raporunda eksik, belirsiz veya hatalı gördükleri hususları gerekçeleriyle birlikte iki hafta içinde mahkemeye bildirerek rapora karşı görüş sunmasıdır. Bilişim suçları Cybercrime Bilişim sistemlerine hukuka aykırı olarak girilmesi, sistemlerin işleyişinin engellenmesi ya da verilerin bozulması gibi fiilleri kapsayan suç grubunu ifade eden üst kavramdır. Birleşme devralma izni Merger control clearance Kontrol değişikliği doğuran ve kanunda öngörülen ciro eşiklerini aşan birleşme ile devralma işlemlerinin geçerlilik kazanabilmesi için Rekabet Kurulundan önceden alınması gereken izindir. Birleşme ve Devralma Mergers and acquisitions (M&A) İki veya daha fazla şirketin tek çatı altında toplanması ya da bir şirketin mal varlığının bütün hâlinde başka bir şirkete geçmesidir. Birlikte satış hakkı Tag-along right Çoğunluk pay sahibinin paylarını devretmesi hâlinde, azınlık pay sahiplerine kendi paylarını da aynı koşullarla satma imkânı tanıyan sözleşmesel koruma hakkıdır. Bölge Adliye Mahkemesi Regional Court of Justice İlk derece mahkemelerinin kararlarına karşı yapılan istinaf başvurularını hem maddi olay hem de hukuka uygunluk yönünden inceleyen ikinci derece genel görevli mahkemedir. Bölünebilirlik kaydı Severability clause Bölünebilirlik kaydı, sözleşmedeki bir hükmün geçersiz sayılması hâlinde diğer hükümlerin geçerliliğini koruyacağını öngören ve kısmi hükümsüzlük sonucunu güvence altına almayı amaçlayan sözleşme hükmüdür. Bölünme Demerger Bir sermaye şirketinin malvarlığının tamamının veya bir bölümünün, ortaklarına devralan şirketlerde pay verilmek suretiyle başka şirketlere külli halefiyetle geçirilmesi sonucunu doğuran yapısal değişiklik işlemidir. Bono Promissory note Düzenleyenin, belirli bir tutarı belirli bir vadede senette adı yazılı kişiye kayıtsız şartsız ödemeyi taahhüt ettiği kambiyo senedidir. Borca Batıklık Balance-sheet insolvency (borca batıklık) Şirketin mal varlığındaki değerlerin, alacaklıların alacaklarını karşılamaya yetmeyecek ölçüde borçlarının altında kalması durumudur. Borca itiraz Objection to the debt Borca itiraz, ödeme emri tebliğ edilen borçlunun borcun bulunmadığını veya istenen tutarda olmadığını ileri sürerek takibi durduran ve yedi gün içinde yapılması gereken beyanıdır. Borçtan kurtulma davası Action for discharge of debt Borçtan kurtulma davası, itirazın geçici olarak kaldırılması kararı verilen borçlunun, borçlu olmadığının tespiti amacıyla yedi gün içinde genel mahkemede açtığı davadır. Borcun nakli Assumption of debt Borcun nakli, mevcut bir borcun içeriği değişmeksizin yeni bir borçluya geçmesini ve eski borçlunun borç ilişkisinden çıkmasını sağlayan iki aşamalı sözleşmesel işlemdir. Boşanma Davası Divorce lawsuit Evlilik birliğinin, kanunda sayılan sebeplere dayanılarak hâkim kararıyla sona erdirilmesini sağlayan aile hukuku davasıdır. Boşanma protokolü Divorce protocol Anlaşmalı boşanmada tarafların boşanmanın mali sonuçları ile çocukların durumuna ilişkin iradelerini yazılı olarak ortaya koydukları ve hâkimin onayıyla hüküm doğuran anlaşmadır. Boşanmada Tazminat Damages in divorce Boşanmada kusursuz veya daha az kusurlu eşin, mevcut ya da beklenen menfaat kayıpları ile kişilik haklarına saldırı için istediği ödemedir. Boşta geçen süre ücreti Wages for the idle period Feshin geçersizliğine karar verilmesi hâlinde işçiye, çalıştırılmadığı süre için en çok dört aya kadar doğmuş bulunan ücreti ve diğer haklarının ödenmesini ifade eden alacaktır.

Ç

Çağrı üzerine çalışma On-call work İşçinin yapmayı üstlendiği işe ilişkin edimini, işverenin gerektiğinde çağırması hâlinde yerine getirmesinin yazılı olarak kararlaştırıldığı kısmi süreli iş sözleşmesi türüdür. Çalışma belgesi Employment certificate İş sözleşmesi sona eren işçiye, talebi aranmaksızın işveren tarafından verilmesi zorunlu olan ve yapılan işin türü ile işyerinde geçen çalışma süresini gösteren belgedir. Çarter sözleşmesi Charterparty Çarter sözleşmesi, geminin tamamının veya belirli bir kısmının ya da geminin belirli bir süre için tahsis edilmesi suretiyle eşya taşınmasını konu alan deniz taşıma sözleşmesidir. Çatma Collision at sea Çatma, iki veya daha fazla geminin çarpışması ya da bir geminin manevrasıyla diğerine zarar vermesi sonucu doğan ve deniz ticareti hukukunda özel olarak düzenlenen sorumluluk hâlidir. Çek Cheque (check) Düzenleyenin muhatap bankaya, senette yazılı tutarı hamiline ödemesi talimatını verdiği ve görüldüğünde ödenen kambiyo senedidir. Çekişmeli Boşanma Contested divorce Eşlerin boşanma veya sonuçları üzerinde uzlaşamadıkları, kusur ve delillerin yargılamayla tartışıldığı boşanma türüdür. Çerçeve sözleşme Framework agreement Çerçeve sözleşme, taraflar arasında ileride kurulacak birden çok işlemin ortak koşullarını önceden belirleyen ve her bir işlemin ayrıca sipariş ya da ek sözleşmeyle kurulmasını öngören sözleşmedir. Çerez politikası Cookie policy İnternet sitesinde kullanılan çerezlerin türlerini, amaçlarını, sürelerini ve yönetim seçeneklerini ziyaretçiye açıklayan, aydınlatma yükümlülüğünün çevrim içi ortamdaki karşılığı olan metindir. Çocuk teslimi Delivery of child Velayet veya kişisel ilişki kararlarının gereğinin yerine getirilmesi amacıyla çocuğun hak sahibine, uzman desteği altında ve adli destek birimleri aracılığıyla teslim edilmesini sağlayan infaz sürecidir. Çocukla Kişisel İlişki Visitation rights (personal contact with the child) Velayet kendisine verilmeyen ana veya babanın, çocukla görüşme ve zaman geçirme hakkının mahkemece düzenlenmesidir.

C

Cari Hesap Current account (running account) İki tarafın karşılıklı alacaklarını tek tek istemek yerine kalem kalem kaydedip dönem sonunda bakiye üzerinden anlaşması esasına dayanan sözleşmedir. Cayma hakkı Right of withdrawal (consumer) Tüketicinin, belirli sözleşmelerde hiçbir gerekçe göstermeden ve ceza ödemeden sözleşmeden dönmesini sağlayan yasal haktır. Cevap Dilekçesi Statement of defence Davalının, dava dilekçesindeki iddialara karşı savunmalarını, itirazlarını ve delillerini kanuni süresi içinde bildirdiği belgedir. Ceza Zamanaşımı Criminal limitation periods Kanunda öngörülen sürelerin geçmesiyle, suçun kovuşturulmasını veya kesinleşmiş cezanın infazını engelleyen kurumdur. Cezai şart (ceza koşulu) Penalty clause (liquidated damages) Borcun hiç veya gereği gibi ifa edilmemesi hâlinde ödenmek üzere sözleşmeye konulan, önceden kararlaştırılmış yaptırım bedelidir. Ciro Endorsement (of negotiable instruments) Kambiyo senedinden doğan hakların, senedin arkasına yazılan kayıt ve imza ile birlikte senedin teslimi yoluyla başkasına devredilmesidir. CMR Konvansiyonu CMR Convention CMR Konvansiyonu, eşyanın ücret karşılığında karayoluyla uluslararası taşınmasına uygulanan ve taşıyıcının sorumluluğunu emredici biçimde düzenleyen, Türkiye'nin de taraf olduğu 1956 tarihli milletlerarası sözleşmedir. Coğrafi işaret Geographical indication Belirgin bir niteliği, ünü veya diğer özellikleri bakımından kökeninin bulunduğu yöre, alan, bölge veya ülke ile özdeşleşmiş ürünü gösteren ve tescille korunan işarettir.

D

Dahilde işleme rejimi Inward processing regime Dahilde işleme rejimi, ihraç edilecek ürünlerin üretiminde kullanılacak girdilerin gümrük vergileri askıya alınarak veya ödenen vergiler geri verilerek ithal edilmesine imkân veren ekonomik etkili gümrük rejimidir. Danıştay Council of State İdari yargıda kanunda sayılan kararların temyiz mercii olan, aynı zamanda bazı uyuşmazlıklara ilk derece mahkemesi sıfatıyla bakan ve idareye görüş bildiren yüksek mahkemedir. Dava açma süresi Time limit for filing an action Dava açma süresi, idari işlemin yazılı bildiriminden itibaren işleyen, geçirilmesi hâlinde davanın süre aşımından reddine yol açan ve hâkim tarafından resen gözetilen hak düşürücü süredir. Dava Dilekçesi Statement of claim (petition) Davacının taleplerini, dayandığı vakıaları ve delilleri içeren, davayı açan ve yargılamanın çerçevesini çizen temel usul belgesidir. Dava ehliyeti Capacity to sue Bir kişinin davasını bizzat veya seçtiği vekil aracılığıyla takip edebilme yeteneği olup, medeni hakları kullanma ehliyetine göre belirlenen ve re'sen gözetilen dava şartıdır. Dava Harcı Court fees Yargı hizmetinin karşılığı olarak dava açılırken ve yargılama sırasında devlete ödenen, dava türüne göre maktu veya nispi hesaplanan bedeldir. Dava şartı arabuluculuk Mediation as a procedural requirement Dava şartı arabuluculuk, kanunda sayılan uyuşmazlıklarda arabulucuya başvurulmuş olmasının, mahkemenin davanın esasına girebilmesi için aradığı ve yokluğunda davanın usulden reddine yol açan usuli koşul olmasıdır. Dava Şartları Conditions of action (admissibility requirements) Bir davanın esasının incelenebilmesi için varlığı zorunlu olan ve mahkemece kendiliğinden gözetilen usul koşullarıdır. Dava zamanaşımı Statute of limitations for prosecution Suçun işlendiği tarihten itibaren kanunda öngörülen sürenin geçmesiyle soruşturma ve kovuşturma olanağının ortadan kalkmasını ve açılmış davanın düşmesini sonuçlayan ceza hukuku kurumudur. Davadan Feragat Waiver of claim Davacının, talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesi; kesin hükmün sonuçlarını doğuran tek taraflı usul işlemidir. Davaların birleştirilmesi Joinder of actions Aralarında bağlantı bulunan ve ayrı ayrı açılmış davaların, çelişkili karar verilmesini önlemek ve yargılama ekonomisini sağlamak amacıyla tek dosya üzerinden birlikte görülmesidir. Davanın ihbarı Notice of action to a third party Davayı kaybetmesi hâlinde üçüncü bir kişiye rücu edebileceğini düşünen tarafın, görülmekte olan yargılamayı o kişiye bildirerek davaya katılma imkânı tanımasıdır. Davaya müdahale Intervention in proceedings Görülmekte olan bir davanın sonucundan hukuki durumu etkilenecek üçüncü kişinin, taraflardan birinin yanında yer alarak veya bağımsız talepte bulunarak yargılamaya katılmasıdır. Defter tutulması Inventory of the estate Mirasçıların, terekenin aktif ve pasifini resmen saptatarak mirası yalnızca deftere yazılan borçlarla sınırlı biçimde kabul etmelerine imkân veren, koruyucu nitelikteki mirasın kazanılması yoludur. Değer artış payı Share of increase in value Bir eşin, diğerine ait bir malın edinilmesine, iyileştirilmesine veya korunmasına karşılıksız katkıda bulunması hâlinde o malda doğan değer artışından katkısı oranında isteyebileceği alacaktır. Delil Evidence Davada çekişmeli vakıaların ispatı için başvurulan senet, tanık, bilirkişi, keşif ve yemin gibi araçların ortak adıdır. Delil Tespiti Preservation of evidence İleride açılacak veya görülmekte olan davada kullanılacak delillerin, kaybolma tehlikesine karşı önceden toplanıp güvence altına alınmasıdır. Deneme Süresi Probation period Tarafların iş ilişkisinin başında birbirini tanımasına imkân veren ve bu dönemde sözleşmenin bildirim süresiz, tazminatsız feshedilebildiği aşamadır. Denetimli Serbestlik Probation (supervised release) Hükümlünün cezasının son bölümünü, yükümlülükler altında ve müdürlüklerin gözetiminde toplum içinde infaz etmesini sağlayan kurumdur. Denkleştirme (çalışma süresi) Averaging of working time Haftalık çalışma süresinin işyerinde bazı haftalarda artırılıp bazı haftalarda azaltılarak, belirli bir dönemin ortalamasında yasal sınırın aşılmamasını sağlayan esnek çalışma düzenidir. Denkleştirme (mal rejimi) Equalisation of assets Bir eşin kişisel mallarına ilişkin borçlarının edinilmiş mallardan ya da edinilmiş mallarına ilişkin borçlarının kişisel mallarından ödenmesi hâlinde tasfiyede yapılan hesaplaşmadır. Denkleştirme (miras) Hotchpot Yasal mirasçıların, mirasbırakandan miras paylarına mahsuben elde ettikleri sağlararası karşılıksız kazandırmaları, paylaşmada eşitliği sağlamak için terekeye geri vermelerini öngören kanuni yükümlülüktür. Depozito Security deposit Kiracının sözleşmeden doğan borçlarına güvence olmak üzere kira başlangıcında verdiği, kanunda üst sınırı ve iade usulü düzenlenen tutardır. Derdestlik Lis pendens Aynı taraflar arasında, aynı konu ve aynı sebebe dayanan bir davanın daha önce açılmış ve hâlen görülmekte olması nedeniyle ikinci davanın dinlenmesini engelleyen dava şartıdır. Destekten yoksun kalma tazminatı Loss-of-support damages (wrongful death) Ölen kişinin sağlığında geçimini sağladığı yakınlarının, bu katkıdan mahrum kalmaları nedeniyle isteyebilecekleri tazminattır. Devamsızlık Absenteeism İşçinin işverenden izin almaksızın veya haklı bir sebebe dayanmaksızın işe gelmemesi olup, kanunda belirtilen sıklığa ulaşması hâlinde işverene derhal fesih hakkı veren durumdur. Devir yasağı Non-assignment clause Devir yasağı, sözleşmeden doğan alacağın veya sözleşmedeki taraf sıfatının karşı tarafın yazılı onayı olmaksızın üçüncü kişilere devredilmesini engelleyen ve devir serbestisini kaldıran sözleşme kaydıdır. Devre tatil Timeshare Bir yıldan uzun süre için kurulan ve yararlanıcıya, bir veya daha fazla konaklama tesisinin belirli dönemlerde kullanımını sağlayan sözleşmeyle tanınan tatil kullanım hakkıdır. Devre tatil sözleşmesi Timeshare contract Bir yıldan uzun süre için kurulan ve tüketiciye bu süre içinde birden fazla dönem bakımından gecelik konaklama imkânı sağlayan, ayni veya şahsi nitelikte hak veren sözleşmedir. Disiplin cezası Disciplinary penalty İşverenin, iş sözleşmesi, toplu iş sözleşmesi veya işyeri yönetmeliğine dayanarak işçinin kurallara aykırı davranışı karşılığında uyguladığı uyarı, kınama ya da ücret kesintisi gibi yaptırımdır. Disiplin soruşturması Disciplinary investigation Disiplin soruşturması, kamu görevlisinin mevzuatla belirlenen yükümlülüklerine aykırı davrandığı iddiasının görevlendirilen muhakkik eliyle araştırılarak disiplin cezası verilip verilmeyeceğinin belirlendiği idari süreçtir. Distribütörlük sözleşmesi Distributorship agreement Distribütörlük sözleşmesi, sağlayıcının ürünlerini belirli bir bölgede kendi adına ve hesabına satmak üzere dağıtıcıya sürekli olarak satma ve satın alma yükümlülüğü getiren çerçeve niteliğindeki sözleşmedir. Doğum İzni Maternity leave Kadın işçinin doğum öncesi ve sonrasında çalıştırılmasının yasak olduğu, sosyal güvenlik ödenekleriyle desteklenen kanuni dinlenme dönemidir. Dolandırıcılık Fraud Hileli davranışlarla bir kimsenin aldatılması suretiyle, kişinin veya başkasının zararına olarak fail ya da üçüncü kişi lehine haksız yarar sağlanmasıyla oluşan suçtur. Dönme cezası Rescission penalty Dönme cezası, taraflardan birine belirli bir bedeli ödeyerek sözleşmeden dönme yetkisi tanıyan ve ceza koşulunun özel bir görünümünü oluşturan sözleşme kaydıdır. Duruşma Hearing Tarafların iddia ve savunmalarını sözlü olarak sundukları, delillerin incelendiği ve kural olarak herkese açık yürütülen yargılama oturumudur.

E

Ecrimisil Mesne profits (ecrimisil) Bir taşınmazı haklı bir sebep olmaksızın kullanan kötü niyetli işgalcinin, malike ödemekle yükümlü olduğu haksız işgal karşılığıdır. Eda davası Action for performance Davalının bir şeyi vermeye, yapmaya veya yapmamaya mahkûm edilmesinin istendiği ve verilen hükmün doğrudan ilamlı icra yoluyla yerine getirilebildiği dava türüdür. Edinilmiş mal Acquired property Eşlerden birinin mal rejiminin devamı süresince karşılığını vererek elde ettiği ve tasfiye sırasında diğer eşin katılma alacağına konu oluşturan malvarlığı değeridir. Edinilmiş mallara katılma rejimi Participation in acquired property Eşlerin evlilik süresince karşılığını vererek elde ettikleri malvarlığı değerlerinin tasfiyede yarı yarıya paylaşılmasını öngören ve aksi kararlaştırılmadıkça uygulanan yasal mal rejimidir. Ek rapor Supplementary expert report Bilirkişi raporundaki eksikliklerin tamamlanması veya belirsiz kalan noktaların açıklığa kavuşturulması amacıyla mahkemece aynı bilirkişiden alınan ve ilk raporu tamamlayan nitelikteki rapordur. Ek tahakkuk Additional accrual Ek tahakkuk, gümrük idaresince yapılan sonradan kontrol veya denetim sonucunda hiç alınmadığı ya da eksik alındığı tespit edilen gümrük vergilerinin yükümlüye tebliğ edilerek istenmesi işlemidir. Eklenti Appurtenance Bağımsız bölümün dışında kalmakla birlikte doğrudan doğruya o bölüme tahsis edilmiş olan kömürlük, depo, garaj, su deposu gibi yerleri ifade eden ve bölüme bağlı bulunan yardımcı yerdir. Eksik sigorta Underinsurance Sigorta bedelinin, sigortalanan menfaatin gerçek değerinin altında kararlaştırılmış olması ve kısmi hasarlarda tazminatın bu oran gözetilerek eksik ödenmesi sonucunu doğuran durumdur. El koyma Seizure Suçun ispatı bakımından değeri olan ya da müsadereye tabi bulunan eşya ve kazançlar üzerinde zilyedin tasarruf yetkisinin geçici olarak kaldırılmasını sağlayan koruma tedbiridir. El yazılı vasiyetname Holographic will Mirasbırakanın tamamını kendi el yazısıyla yazıp imzaladığı ve düzenlendiği yıl, ay ile günü gösterdiği, resmî bir makamın katılımı aranmayan vasiyetname türüdür. Elbirliği Mülkiyeti Joint ownership in community Ortakların belirlenmiş payları olmaksızın malın tamamına birlikte sahip oldukları ve kural olarak birlikte tasarruf edebildikleri mülkiyet türüdür. Elektronik imza Electronic signature Başka bir elektronik veriye eklenen veya onunla mantıksal bağlantısı bulunan ve imza sahibinin kimliğinin doğrulanması amacıyla kullanılan, güvenli hâliyle ıslak imzayla eşdeğer sayılan elektronik veridir. Elektronik tebligat (UETS) Electronic notification Tebligatın, Ulusal Elektronik Tebligat Sistemi üzerinden muhatabın elektronik tebligat adresine gönderilmesi suretiyle yapılması olup, kanunda sayılan kişi ve kurumlar bakımından zorunludur. Endüstriyel tasarım Industrial design Bir ürünün tümünün veya bir parçasının çizgi, şekil, renk, malzeme, doku veya süsleme gibi özelliklerinden kaynaklanan görünümünü koruyan sınai mülkiyet hakkıdır. Epikriz Discharge summary Hastanın yatışı boyunca uygulanan tanı, tedavi ve işlemler ile taburculuk sonrası önerilerin özetlendiği, hekim tarafından düzenlenip hasta dosyasında saklanan tıbbi belgedir. Erişim sağlayıcı Access provider Kullanıcılarına internet ortamına erişim imkânı sağlayan işletmeci ya da diğer gerçek ve tüzel kişiler olup, eriştirdiği içeriği denetlemek ve hukuka aykırılığı araştırmakla yükümlü değildir. Erişimin engellenmesi Blocking of access İnternet ortamındaki bir içeriğe, adrese veya zorunlu hâllerde tüm siteye ulaşımın hâkim, mahkeme ya da yetkili merci kararıyla teknik olarak durdurulmasını sağlayan koruma tedbiridir. Esas Sözleşme Articles of association Şirketin unvanını, merkezini, işletme konusunu, sermayesini ve organlarının işleyişini düzenleyen, kuruluşta hazırlanması zorunlu kurucu belgedir. Eser Work (copyright) Sahibinin hususiyetini taşıyan ve ilim ve edebiyat, musiki, güzel sanatlar veya sinema eserleri gruplarından birine giren her türlü fikir ve sanat ürünüdür. Eser sahibi Author Bir eseri meydana getiren gerçek kişidir; mali ve manevi haklar, kanunda öngörülen istisnalar dışında doğrudan doğruya eseri yaratan bu kişiye aittir. Eser sözleşmesi Contract for work (works contract) Yüklenicinin bir sonucu meydana getirmeyi, iş sahibinin ise buna karşılık bedel ödemeyi üstlendiği sözleşmedir. Eşit davranma ilkesi Principle of equal treatment İşverenin iş ilişkisinde dil, ırk, renk, cinsiyet, engellilik, siyasal düşünce, felsefi inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplere dayalı ayırım yapmasını yasaklayan temel iş hukuku ilkesidir. Esnaf Artisan (small tradesman) Ekonomik faaliyeti sermayesinden çok bedenî çalışmasına dayanan, geliri belirli sınırın altında kalan ve tacir sayılmayan küçük işletme sahibidir. ETBİS E-commerce information system Ticaret Bakanlığı tarafından işletilen; hizmet sağlayıcı ve aracı hizmet sağlayıcıların kayıt altına alındığı, elektronik ticaret verilerinin toplandığı ve doğrulama imkânı sunan bilgi sistemidir. Etkin Pişmanlık Effective remorse Failin, suç tamamlandıktan sonra zararı gidermesi veya adaletin işleyişine katkı sunması karşılığında cezasının indirilmesini sağlayan kurumdur. Evlat Edinme Adoption Bir kişi ile başkasının çocuğu veya bir ergin arasında, mahkeme kararıyla soybağı ilişkisi kurulmasını sağlayan aile hukuku kurumudur. Evlenmenin iptali Annulment of marriage Kanunda sayılan butlan sebeplerinden birinin bulunması hâlinde, kurulmuş bir evliliğin mahkeme kararıyla geçmişe etkili olmaksızın geçersiz kılınmasını sağlayan aile hukuku davasıdır. Evlilik birliğinin temelinden sarsılması Irretrievable breakdown of marriage Ortak hayatı sürdürmeleri kendilerinden beklenemeyecek derecede evlilik birliğinin sarsılmasına dayanan ve Türk hukukunda boşanma davalarının büyük çoğunluğunda ileri sürülen genel boşanma sebebidir. Evlilik Sözleşmesi Prenuptial agreement (matrimonial property contract) Eşlerin veya evlenecek çiftlerin, mallarının tabi olacağı rejimi kanundaki seçenekler arasından belirledikleri resmî sözleşmedir.

F

Faaliyet izin belgesi Operating permit Ruhsat almış özel sağlık kuruluşunun personel, tıbbi donanım ve hizmet birimleri yönünden fiilen hizmet sunmaya hazır olduğunun tespiti üzerine düzenlenen ve hasta kabulüne imkân veren belgedir. Faaliyetin durdurulması Suspension of activity Faaliyetin durdurulması, mevzuata aykırılık, çevresel kirlilik veya kamu sağlığına yönelik risk nedeniyle bir işletmenin üretim ya da hizmet faaliyetinin yetkili idarece geçici veya süresiz olarak sona erdirilmesidir. Faktoring Factoring Faktoring, mal veya hizmet satışından doğmuş ya da doğacak, fatura ile belgelendirilen alacakların faktoring şirketine devredilmesi karşılığında finansman, tahsilat ve garanti hizmetlerinin sağlandığı sözleşmedir. Fatura Invoice Satılan mal veya yapılan iş karşılığında müşterinin borçlandığı tutarı göstermek üzere satıcı ya da işi yapan tacir tarafından düzenlenip müşteriye verilen ticari belgedir. Faydalı model Utility model Yeni olan ve sanayiye uygulanabilen buluşlara, buluş basamağı şartı aranmaksızın daha kısa sürede ve daha kısa koruma süresiyle sağlanan sınai mülkiyet korumasıdır. Fazla Mesai Overtime work Kanunda öngörülen haftalık normal çalışma süresini aşan çalışmalar karşılığında işçiye zamlı ücret veya serbest zaman hakkı doğuran çalışmadır. Feshin son çare olması ilkesi Ultima ratio principle İşverenin, iş sözleşmesini feshetmeden önce işçiyi işyerinde çalıştırmaya devam etmesini sağlayacak makul ve uygulanabilir tüm önlemleri almış olmasını arayan, feshi en son başvurulacak araç sayan yargısal ilkedir. Fiil ehliyeti Capacity to act Kişinin kendi fiilleriyle hak edinebilme ve borç altına girebilme yeteneği olup ayırt etme gücüne sahip, ergin ve kısıtlı olmayan herkeste bulunan hukuki iktidardır. Finansal kiralama (leasing) Financial leasing Finansal kiralama, kiralayanın kiracının seçtiği malı edinerek zilyetliğini kira bedeli karşılığında kiracıya bıraktığı ve sözleşme sonunda malın kiracıya geçmesinin kararlaştırılabildiği finansman sözleşmesidir. Franchise sözleşmesi Franchise agreement Franchise sözleşmesi, franchise verenin marka, işletme sistemi ve bilgi birikimini belirli bir bölgede kullanma yetkisini bedel karşılığında bağımsız bir işletmeciye tanıdığı sürekli borç ilişkisidir.

G

Gabin (aşırı yararlanma) Unconscionability (gross disparity) Bir tarafın; karşı tarafın zor durumunu, düşüncesizliğini veya deneyimsizliğini sömürerek edimler arasında açık oransızlık yaratmasıdır. Gaiplik Presumption of death Ölüm tehlikesi içinde kaybolan veya kendisinden uzun süredir haber alınamayan bir kişinin ölümü hakkında kuvvetli olasılık bulunması hâlinde mahkemece verilen ve ölüm karinesi doğuran karardır. Garanti belgesi Warranty certificate Satış sonrası hizmet verilmesi zorunlu mallarda üretici veya ithalatçı tarafından düzenlenen ve tüketiciye garanti süresi boyunca ücretsiz onarım ile diğer hakları sağlayan belgedir. Garanti sözleşmesi Guarantee agreement Garanti sözleşmesi, garanti verenin bir kimseyi belirli bir işe girişmeye yöneltmek amacıyla o işten doğabilecek zararı bağımsız biçimde üstlendiği ve asıl borca bağlı olmayan teminat sözleşmesidir. Gayrimenkul Satış Vaadi Promise-to-sell agreement for real estate Tarafların ileride bir taşınmazın satışını yapmayı karşılıklı olarak taahhüt ettikleri, noterde düzenlenmesi zorunlu olan ön sözleşmedir. Gece çalışması Night work Çalışma hayatında en geç saat yirmide başlayıp en erken saat altıda sona eren ve her hâlde en fazla on bir saat süren dönem içinde yapılan çalışmadır. Geçerli neden Valid reason for termination İş güvencesi kapsamındaki işçinin sözleşmesinin feshi için aranan, işçinin yeterliliğinden veya davranışlarından ya da işletmenin gereklerinden kaynaklanan ve feshi makul kılan sebeptir. Geçici iş göremezlik ödeneği Temporary incapacity benefit İş kazası, meslek hastalığı, hastalık veya analık nedeniyle geçici olarak çalışamayan sigortalıya, istirahatli olduğu süre için Sosyal Güvenlik Kurumunca ödenen paradır. Geçici iş ilişkisi Temporary employment relationship İşverenin, işçisinin rızasını alarak onu holding bünyesindeki başka bir işyerine ya da özel istihdam bürosu aracılığıyla bir başka işverene geçici olarak devretmesidir. Gecikme tazminatı (taşıma) Delay compensation in carriage Gecikme tazminatı, eşyanın kararlaştırılan veya makul sürede teslim edilmemesi nedeniyle hak sahibinin uğradığı zararın, taşıma hukukunda öngörülen sınırlar çerçevesinde taşıyıcıdan istenmesidir. Gecikmiş itiraz Late objection Gecikmiş itiraz, kusuru olmaksızın süresinde itiraz edemeyen borçlunun, engelin ortadan kalkmasından itibaren üç gün içinde icra mahkemesine başvurarak yaptığı ve kabulü hâlinde takibi durduran itirazdır. Geçit Hakkı Right of way (easement of passage) Genel yola çıkışı bulunmayan taşınmaz malikinin, komşu taşınmazlardan uygun bir bedel karşılığında yol geçirmesine imkân veren irtifaktır. Gemi tescili Ship registration Gemi tescili, Türk Bayrağı çekme hakkına sahip gemilerin gemi siciline kaydedilerek mülkiyet ve sınırlı ayni hak durumlarının aleniyet kazanmasını sağlayan sicil işlemidir. Genel haciz yolu General attachment procedure Genel haciz yolu, rehinle güvence altına alınmamış ve kambiyo senedine dayanmayan para alacakları için izlenen, ödeme emri tebliği ile başlayan ilamsız takip yoludur. Genel işlem koşulları Standard terms (general terms and conditions) Bir tarafın çok sayıda benzer sözleşmede kullanmak üzere önceden ve tek yanlı hazırladığı, müzakere edilmeyen sözleşme hükümleridir. Genel Kurul General assembly (shareholders' meeting) Pay sahiplerinin kâr dağıtımı, organ seçimi ve esas sözleşme değişikliği gibi temel konularda karar aldığı zorunlu şirket organıdır. Genel kurul kararının iptali Annulment of general assembly resolution Kanuna, esas sözleşmeye veya dürüstlük kuralına aykırı genel kurul kararlarının, yetkili kişilerce açılan dava sonucunda mahkemece geçmişe etkili biçimde ortadan kaldırılmasıdır. Genel Tatil Ücreti Public holiday pay Ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalışmayan işçiye tam olarak, çalışan işçiye ise ilave biçimde ödenmesi zorunlu olan kanuni ücrettir. Gerekçeli Karar Reasoned judgment Mahkemenin hükme nasıl ulaştığını, tarafların iddialarını ve delillerin değerlendirmesini açıklayan, kanun yollarına başvurunun temelini oluşturan karardır. Geri alım hakkı Right of repurchase Geri alım hakkı, sattığı taşınmazı belirlenen koşullar ve bedelle geri satın alma yetkisini satıcıya tanıyan, tek taraflı kullanımla satış ilişkisi doğuran yenilik doğuran haktır. Girişim sermayesi yatırımı Venture capital investment Büyüme potansiyeli taşıyan şirketlere, pay veya pay benzeri araçlar karşılığında belirli bir süre için sermaye sağlanarak yapılan ve çıkış hedefine dayanan yatırım türüdür. Gizli ayıp Latent defect Gizli ayıp, satılanın teslim anında yapılan olağan gözden geçirmeyle fark edilemeyen, kullanım sırasında ya da uzman incelemesiyle sonradan ortaya çıkan nitelik eksikliğidir. Gizlilik sözleşmesi (NDA) Non-disclosure agreement Gizlilik sözleşmesi, taraflardan birinin ya da her ikisinin öğrendiği ticari, teknik ve kişisel nitelikli bilgileri saklamayı ve üçüncü kişilere açıklamamayı taahhüt ettiği sözleşmedir. Gönderen Consignor Gönderen, taşıma sözleşmesini taşıyıcıyla kuran ve eşyayı taşınmak üzere teslim eden taraf olup taşıma ücretinden ve eşyaya ilişkin bilgi ile belgelerin doğruluğundan sorumludur. Gönderilen Consignee Gönderilen, taşıma senedinde eşyanın teslim edileceği kişi olarak gösterilen ve varma yerinde eşyayı teslim alma hakkını taşıma sözleşmesine taraf olmaksızın kazanan kişidir. Görevli Mahkeme Subject-matter jurisdiction (competent court by subject) Bir davanın konusuna ve niteliğine göre hangi tür mahkemede görüleceğini belirleyen, kamu düzenine ilişkin yargılama kuralıdır. Gözaltı Police custody (detention) Yakalanan kişinin, soruşturmanın tamamlanması amacıyla hâkim önüne çıkarılıncaya kadar kanuni süre sınırları içinde özgürlüğünden alıkonulmasıdır. Grev Strike İşçilerin topluca çalışmamak suretiyle işyerinde faaliyeti durdurmak veya işin niteliğine göre önemli ölçüde aksatmak amacıyla aralarında anlaşarak veya sendikanın kararıyla işi bırakmalarıdır. GTİP Customs tariff statistics position GTİP, eşyanın Türk Gümrük Tarife Cetvelindeki on iki haneli sınıflandırma numarasıdır; vergi oranını, ticaret politikası önlemlerini ve izin gerekliliklerini belirleyen temel ölçüttür. Gümrük beyannamesi Customs declaration Gümrük beyannamesi, eşyanın tabi tutulacağı gümrük rejimini ve vergilendirmeye esas bilgileri yükümlünün beyanıyla gümrük idaresine bildiren, tescil edildiği anda hukuki sonuç doğuran belgedir. Gümrük kıymeti Customs value Gümrük kıymeti, ithal eşyasının vergilendirilmesine esas alınan ve kural olarak Türkiye'ye ihraç amacıyla yapılan satışta fiilen ödenen ya da ödenecek fiyat esas alınarak belirlenen değerdir. Güveni kötüye kullanma Abuse of trust Başkasına ait olup da muhafaza etmek veya belirli biçimde kullanmak üzere zilyetliği devredilen malın, devir amacı dışında tasarrufa konu edilmesiyle oluşan malvarlığına karşı suçtur.

H

Haciz Attachment (seizure) Kesinleşen icra takibinde, alacağın karşılanması için borçlunun mal ve haklarına icra dairesince hukuken el konulmasıdır. Haciz İhbarnamesi Garnishment notice (third-party attachment notice) Borçlunun üçüncü kişilerdeki alacak ve mallarına el konulması için o kişilere gönderilen, kademeli sonuçlar doğuran resmî bildirimdir. Haczedilemeyen mallar Non-attachable property Haczedilemeyen mallar, borçlunun ve ailesinin yaşamını sürdürebilmesi için kanunla haciz dışında bırakılan, tamamı veya bir kısmı üzerinde cebri icra uygulanamayan mal, hak ve gelirlerdir. Hafta Tatili Weekly rest day İşçiye yedi günlük zaman dilimi içinde kesintisiz olarak kullandırılması zorunlu olan ve çalışılmasa dahi ücreti tam ödenen dinlenme günüdür. Hak ehliyeti Legal capacity Her insanın ayrım gözetilmeksizin sahip olduğu ve hukuk düzeninin sınırları içinde haklara ve borçlara ehil olabilmeyi ifade eden, kişiliğe bağlı temel yetenektir. Hakaret Insult (defamation offence) Bir kimsenin onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek somut bir fiil isnat etme veya sövme yoluyla işlenen suçtur. Hakem Arbitrator Hakem, tarafların tahkim anlaşmasına dayanarak aralarındaki uyuşmazlığı belirlenen usul çerçevesinde incelemek ve bağlayıcı biçimde karara bağlamakla görevlendirdikleri, bağımsızlık ve tarafsızlık yükümlülüğü altındaki gerçek kişidir. Hakem kararı Arbitral award Hakem kararı, hakem veya hakem kurulunun tahkim yargılaması sonunda uyuşmazlığın esası hakkında verdiği, taraflar bakımından bağlayıcı ve ilam niteliğinde sonuç doğuran karardır. Hakem kararının iptali Setting aside of an arbitral award Hakem kararının iptali, kanunda sınırlı olarak sayılan sebeplerin varlığı hâlinde hakem kararının mahkeme tarafından ortadan kaldırılmasını sağlayan ve tahkim kararlarına karşı öngörülen tek başvuru yoludur. Hakem kurulu Arbitral tribunal Hakem kurulu, uyuşmazlığın birden fazla hakemce incelenmesinin kararlaştırıldığı hâllerde oluşturulan, tahkim yargılamasını yürüten ve kararlarını kural olarak oy çokluğuyla alan organdır. Hâkim durumun kötüye kullanılması Abuse of dominant position Bir veya birden fazla teşebbüsün, belirli bir pazardaki hâkim gücünü rakiplerini dışlayacak ya da müşterilerini zarara uğratacak biçimde kullanmasını ifade eden rekabet ihlalidir. Hâkim şirket Controlling company Bir ticaret şirketinin oy haklarının çoğunluğuna, yönetim organını belirleme gücüne veya sözleşmeye dayalı yönetim yetkisine sahip olarak onu kontrol eden şirkettir. Haklı Nedenle Fesih Termination for just cause Sağlık sebepleri, ahlak ve iyi niyet kurallarına aykırılık veya zorlayıcı sebeplerle iş ilişkisinin bildirim süresi beklenmeden sona erdirilmesidir. Haklı nedenle fesih (şirket) Dissolution for just cause Haklı sebeplerin varlığında azlığın veya ortakların istemiyle mahkemenin şirketin feshine ya da duruma uygun düşen başka bir çözüme hükmedebildiği dava yoludur. Haksız fiil Tort (wrongful act) Hukuka aykırı ve kusurlu bir davranışla başkasına zarar verilmesi ve bu zararın giderilmesi yükümlülüğünü doğuran fiildir. Haksız Rekabet Unfair competition Rakipler arasındaki veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı ya da dürüstlük kuralına aykırı ticari davranışlardır. Haksız şart Unfair contract term Tüketiciyle müzakere edilmeksizin sözleşmeye dâhil edilen ve tarafların hak ile yükümlülüklerinde dürüstlük kuralına aykırı biçimde tüketici aleyhine dengesizliğe yol açan sözleşme şartıdır. Haksız tahrik Unjust provocation Failin, haksız bir fiilin kendisinde yarattığı hiddet veya şiddetli elemin etkisi altında suç işlemesi hâlinde cezasında indirim yapılmasını gerektiren, kusurluluğu azaltan nedendir. Halefiyet Subrogation Halefiyet, bir borcu ifa eden üçüncü kişinin ödediği tutarla sınırlı olarak alacaklının yerine geçmesini ve alacağa bağlı teminatları da kazanmasını sağlayan kanuni geçiş hâlidir. Hamiline yazılı pay Bearer share Üzerinde sahibinin adı yazılı olmayan, senedin zilyetliğinin devriyle el değiştiren ve bedeli tamamen ödenmeden senede bağlanamayan anonim şirket pay türüdür. Hamule senedi Consignment note Hamule senedi, kara veya demiryolu taşımalarında düzenlenen ve taşıma sözleşmesinin kurulduğunu, eşyanın taşıyıcı tarafından teslim alındığını ve taşıma koşullarını gösteren taşıma senedidir. Hasar farkı Damage difference Sigortacı tarafından ödenen tazminat ile gerçek zarar arasındaki karşılanmayan tutarı ifade eden ve kusurlu taraftan ya da ilgili sigortacıdan ayrıca istenebilen tazminat kalemidir. Hasılat paylaşımı Revenue sharing model Arsa sahibinin arsasını tahsis ettiği, yüklenicinin yapıyı inşa ettiği ve bağımsız bölümlerin satışından elde edilen gelirin taraflar arasında kararlaştırılan oranda bölüşüldüğü atipik inşaat sözleşmesidir. Hasta hakları Patient rights Sağlık hizmetinden yararlanan kişinin, insan onuruna yaraşır biçimde tedavi görmesini, bilgilendirilmesini ve kendi bedeni üzerinde karar vermesini güvence altına alan hukuki yetkilerin bütünüdür. Hasta hakları birimi Patient rights unit Sağlık kuruluşu bünyesinde kurulan, hastaların hak ihlaline ilişkin başvurularını kabul eden, kayda alan, ilgili birimlerle görüşerek çözüme kavuşturan ve sonucu başvurana bildiren idari yapıdır. Hekim hizmet alım sözleşmesi Physician service procurement agreement Özel sağlık kuruluşunun bir hekimden tıbbi hizmet almak üzere kurduğu, tarafların çalışma düzenini, ücretini ve sorumluluklarını belirleyen ve iş sözleşmesinden farklı esaslara dayanabilen sözleşmedir. Hekimin özen yükümlülüğü Physician's duty of care Hekimin, hastasının tedavisinde tıp biliminin güncel verilerini ve mesleki standartları gözeterek, hastanın yararını önde tutan dikkatli ve titiz bir davranış göstermesi borcudur. Hisse Devri Share transfer Bir şirket ortağının payını sözleşmeyle başka bir kişiye aktarması ve ortaklık haklarının devralana geçmesi işlemidir. Hisseli Tapu Shared title deed (co-owned title) Bir taşınmazın mülkiyetinin, fiziksel olarak bölünmüş olmaksızın belirli paylar hâlinde birden fazla kişiye ait olduğunu gösteren kayıttır. Hizmet dökümü Social security service record Sigortalı adına bildirilen çalışma sürelerini, prim gün sayılarını ve prime esas kazançlarını işverenler itibarıyla dönem dönem gösteren, Sosyal Güvenlik Kurumu kayıtlarına dayalı resmî belgedir. Hizmet kusuru Service fault Hizmet kusuru, kamu hizmetinin hiç işlememesi, geç işlemesi veya kötü işlemesi sonucunda zarar doğması hâlinde idarenin tazmin sorumluluğunu doğuran nesnel nitelikteki kusur hâlidir. Hizmet seviyesi taahhüdü (SLA) Service level agreement Hizmet seviyesi taahhüdü, sunulacak hizmetin erişilebilirlik, yanıt süresi ve performans gibi ölçülebilir asgari niteliklerini ve bunlara uyulmaması hâlinde uygulanacak yaptırımları belirleyen sözleşme ekidir. Hizmet Tespit Davası Service determination lawsuit (unregistered employment claim) Sigortasız çalıştırılan veya çalışması eksik bildirilen işçinin, gerçek çalışma sürelerinin kuruma tespit ettirilmesi için açtığı davadır. Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması (HAGB) Deferral of the announcement of the verdict (HAGB) Mahkûmiyet hükmünün açıklanmasının denetim süresine bağlanarak ertelendiği, Anayasa Mahkemesince iptal edilerek yürürlükten kalkan kurumdur. Hükmün ertelenmesi Suspension of sentence İki yıl veya daha az süreyle hapis cezasına mahkûm edilen kişinin cezasının, denetim süresi içinde kurallara uyması koşuluyla infaz kurumunda yerine getirilmemesini sağlayan kurumdur. Hukuki durum tespiti (due diligence) Legal due diligence Pay veya işletme devri, birleşme ya da yatırım öncesinde hedef şirketin hukuki risklerinin belge incelemesi yoluyla sistematik olarak tespit edilmesi çalışmasıdır. Hukuki yarar Legal interest Davacının, mahkemeden istediği hukuki korumaya gerçekten ve güncel olarak ihtiyaç duymasını ifade eden, her dava için aranan ve yargılamanın her aşamasında gözetilen dava şartıdır. Hüküm Judgment Yargılama sonunda uyuşmazlığın esası hakkında verilerek davayı sona erdiren, kanunda gösterilen unsurları taşıması ve gerekçe içermesi zorunlu olan nihai mahkeme kararıdır. Husumet Standing to be sued Dava konusu hak veya borç ilişkisinde davanın doğru kişiye yöneltilmiş olmasını, yani davalının o uyuşmazlıkta pasif dava sıfatını taşımasını ifade eden usul kavramıdır.

İ

İbra (yönetim kurulu) Discharge of directors Genel kurulun, yönetim kurulu üyelerini belirli bir faaliyet dönemine ilişkin işlem ve eylemlerinden ötürü şirkete karşı sorumluluktan kurtardığı ve olağan gündemin zorunlu maddelerinden olan karardır. İbraname Release (discharge) agreement Alacaklının, borçlusundan olan alacağının tamamen veya kısmen ortadan kalktığını kabul ettiğini gösteren yazılı belgedir. İcap Offer İcap, bir sözleşmenin kurulması için gerekli bütün esaslı noktaları içeren ve karşı tarafın kabulüyle sözleşmeyi meydana getirmeye yönelik, önereni bağlayan irade açıklamasıdır. İçeriğin çıkarılması Removal of content Hukuka aykırı içeriğin, erişimin engellenmesinden farklı olarak barındırıldığı sistemden tamamen kaldırılmasını sağlayan ve içerik ya da yer sağlayıcıya yöneltilen koruma tedbiridir. İçerik sağlayıcı Content provider İnternet ortamı üzerinden kullanıcılara sunulan her türlü bilgi veya veriyi üreten, değiştiren ve sağlayan, kendi içeriğinden doğrudan sorumlu olan gerçek veya tüzel kişidir. İcra ceza mahkemesi Enforcement criminal court İcra ceza mahkemesi, İcra ve İflas Kanunu'nda düzenlenen taahhüdü ihlal ve gerçeğe aykırı beyan gibi takip hukukuna özgü suç ve kabahatleri şikâyet üzerine yargılayan mahkemedir. İcra edilebilirlik şerhi Annotation of enforceability İcra edilebilirlik şerhi, arabuluculuk sonunda düzenlenen anlaşma belgesinin cebri icra yoluyla yerine getirilebilmesi için mahkemeden alınan ve belgeye ilam niteliği kazandıran mahkeme şerhidir. İcra emri Enforcement order İcra emri, ilama veya ilam niteliğindeki belgeye dayanan takiplerde borçluya tebliğ edilen ve borcun kanunda öngörülen süre içinde yerine getirilmesini ihtar eden icra dairesi işlemidir. İcra hukuk mahkemesi Enforcement civil court İcra hukuk mahkemesi, icra ve iflas dairelerinin işlemlerine karşı yapılan şikâyetler ile itirazın kaldırılması gibi takip hukukuna özgü uyuşmazlıkları basit usulde inceleyen mahkemedir. İcra İhalesi Enforcement auction (forced sale) Haczedilen veya rehinli malların, alacağın karşılanması amacıyla icra dairesi eliyle açık artırma yoluyla satılmasıdır. İcra inkâr tazminatı Enforcement denial compensation İcra inkâr tazminatı, ödeme emrine haksız yere itiraz eden borçlunun, itirazın iptali veya kaldırılması üzerine alacaklıya ödemekle yükümlü tutulduğu kanuni orandaki tazminattır. İcra Taahhüdü Payment undertaking in enforcement Borçlunun, icra dosyasındaki borcunu belirli tarihlerde ve taksitlerle ödemeyi icra dairesi önünde üstlendiği resmî beyandır. İcra Takibi Enforcement proceedings (debt collection proceedings) Alacaklının, borcunu ödemeyen borçludan alacağını devlet gücü aracılığıyla tahsil etmek için icra dairesi eliyle yürüttüğü kanuni süreçtir. İdare mahkemesi Administrative court İdare mahkemesi, vergi uyuşmazlıkları ile Danıştay'ın ilk derece görevine giren işler dışında kalan iptal ve tam yargı davalarını çözmekle görevli, genel görevli ilk derece idari yargı merciidir. İdari başvuru Administrative application İdari başvuru, ilgililerin idari davaya konu olabilecek bir işlemin yapılması ya da mevcut bir işlemin kaldırılması, geri alınması veya değiştirilmesi için yetkili idari makamlara yönelttiği yazılı taleptir. İdari işlem Administrative act İdari işlem, idarenin kamu gücüne dayanarak tek yanlı iradesiyle tesis ettiği, ilgilinin hukuki durumunda doğrudan değişiklik yaratan ve yürütülmesi zorunlu nitelik taşıyan hukuki tasarruftur. İdari para cezası Administrative fine Kabahat niteliğindeki fiiller nedeniyle kanunun yetki verdiği idari makamlar tarafından uygulanan; adli sicile işlenmeyen ve ceza mahkûmiyetinin sonuçlarını doğurmayan parasal idari yaptırım türüdür. İdari sözleşme Administrative contract İdari sözleşme, taraflarından biri idare olan, bir kamu hizmetinin yürütülmesi amacıyla kurulan ve idareye özel hukuku aşan üstün yetkiler tanıyan hükümler içeren sözleşmedir. İddianame Indictment Savcılığın, yeterli şüpheye ulaştığı olayda sanığı, suçu ve delilleri göstererek kamu davası açtığı temel ceza belgesidir. İfa Performance İfa, borçlunun borç ilişkisinden doğan edimi kararlaştırılan yer, zaman ve biçimde alacaklıya tam olarak yerine getirmesi ve böylece borcu sona erdirmesidir. İfa imkânsızlığı Impossibility of performance İfa imkânsızlığı, borcun konusunu oluşturan edimin sürekli ve objektif biçimde yerine getirilemez hâle gelmesi nedeniyle borcun sona ermesi ya da hiç doğmamış sayılmasıdır. İfade Verme Giving a statement Şüphelinin soruşturma evresinde kolluk veya savcılık önünde, isnat edilen suça ilişkin beyanlarının usulüne uygun biçimde alınmasıdır. İflas Bankruptcy Borçlunun haczedilebilir tüm malvarlığının, alacaklıların tamamının tatmini amacıyla tasfiye edildiği külli takip yoludur. İflas idaresi Bankruptcy administration İflas idaresi, birinci alacaklılar toplanmasınca seçilerek icra mahkemesince atanan ve iflas masasını temsil edip tasfiye işlemlerini yürüten üç kişilik tasfiye organıdır. İflas masası Bankruptcy estate İflas masası, iflasın açılmasıyla birlikte borçlunun nerede bulunursa bulunsun haczi kabil bütün malvarlığının, alacaklıların topluca tatmini amacıyla oluşturduğu hukuki mal topluluğudur. İfraz Subdivision of land Tapu kütüğünde tek parsel olarak kayıtlı bir taşınmazın, imar mevzuatına uygun biçimde birden fazla bağımsız parsele ayrılarak her biri ayrı sayfaya tescil edilmesi işlemidir. İhale bedeli Auction price İhale bedeli, icra dairesince yapılan açık artırmada malın üzerinde kaldığı alıcının ödemekle yükümlü olduğu ve satıştan elde edilen parayı oluşturan artırma bedelidir. İhaleden yasaklama Debarment from tenders İhaleden yasaklama, kanunda sayılan yasak fiil veya davranışlarda bulunduğu tespit edilen kişilerin belirli bir süre boyunca kamu ihalelerine katılmasını engelleyen idari yaptırım kararıdır. İhalenin Feshi Annulment of enforcement auction İcra satışındaki usulsüzlükler nedeniyle ihalenin iptali için icra mahkemesine yapılan ve satışın sonuçlarını askıda tutan başvurudur. İhbar Tazminatı Notice pay (pay in lieu of notice) İş sözleşmesini kanuni bildirim sürelerine uymadan fesheden tarafın, karşı tarafa bu sürelere ait ücret tutarında ödemek zorunda olduğu bedeldir. İhtarname Formal notice (warning letter) Bir hakkı kullanmak, borcun yerine getirilmesini istemek veya hukuki bir durumu bildirmek için karşı tarafa yöneltilen yazılı ve resmî uyarıdır. İhtiyaç Nedeniyle Tahliye Eviction based on landlord's need Kiraya verenin kendisi veya kanunda sayılan yakınları için konut ya da işyeri gereksinimi doğması hâlinde kiracının çıkarılmasını sağlayan tahliye sebebidir. İhtiyari arabuluculuk Voluntary mediation İhtiyari arabuluculuk, kanunen zorunlu tutulmadığı hâlde tarafların kendi iradeleriyle, dava açılmadan önce veya yargılama sırasında arabulucuya başvurarak uyuşmazlığı çözmeyi denedikleri arabuluculuk türüdür. İhtiyati Haciz Provisional attachment Vadesi gelmiş para alacaklarında, borçlunun mal kaçırması tehlikesine karşı mahkeme kararıyla malvarlığına önceden el konulmasıdır. İhtiyati Tedbir Preliminary injunction Yargılama sonuçlanana kadar hakkın elde edilmesinin tehlikeye düşmesini önlemek için uyuşmazlık konusu üzerinde alınan geçici hukuki korumadır. İkale Sözleşmesi Mutual termination agreement İşçi ve işverenin, aralarındaki iş ilişkisini karşılıklı anlaşarak sona erdirmek üzere yaptıkları bozma sözleşmesidir. İlamlı İcra Enforcement of court judgments Mahkeme kararına veya kanunun ilam niteliğinde saydığı belgelere dayanılarak yürütülen ve borçluya itirazla durdurma imkânı tanımayan takip yoludur. İlamsız İcra Enforcement without judgment Para ve teminat alacakları için mahkeme kararına gerek olmaksızın, doğrudan icra dairesine başvurularak başlatılabilen takip yoludur. İlave ücret Additional fee Kurumla sözleşmeli özel sağlık kuruluşunun, sunduğu sağlık hizmeti için Sosyal Güvenlik Kurumunca karşılanan tutara ek olarak, mevzuatta belirlenen sınırlar içinde hastadan talep edebildiği farktır. İleti Yönetim Sistemi (İYS) Message management system Ticari elektronik ileti onaylarının ve ret bildirimlerinin hizmet sağlayıcılarca kaydedildiği, alıcıların izinlerini tek noktadan yönetebildiği merkezî ulusal veri tabanı sistemidir. İlgili kişi başvurusu Data subject request Kişisel verisi işlenen kişinin, kanundaki haklarını kullanmak amacıyla veri sorumlusuna yaptığı ve Kurula şikâyet yolundan önce tüketilmesi zorunlu olan yazılı başvurudur. İltibas (karıştırılma ihtimali) Likelihood of confusion Bir işaret ile önceki tarihli marka arasındaki benzerlik nedeniyle halkın bu iki markayı veya sahiplerini birbiriyle ilişkilendirmesi tehlikesini ifade eden nispi ret nedenidir. İmar barışı Zoning amnesty Ruhsatsız veya ruhsat ve eklerine aykırı yapıların kayıt altına alınarak yapı kayıt belgesi düzenlenmesini öngören ve İmar Kanunu'na eklenen geçici hükümle getirilen süreli bir düzenlemedir. İmar Planı Zoning plan Bir yerleşim alanındaki arazi parçalarının kullanım amaçlarını, yapılaşma koşullarını ve donatı alanlarını belirleyen idari düzenlemedir. İmtiyazlı pay Privileged share Esas sözleşmeyle kâr payı, tasfiye payı, rüçhan hakkı veya oy hakkı gibi konularda diğer paylara göre üstün ya da farklı haklar tanınmış paydır. İmzaya itiraz Objection to the signature İmzaya itiraz, adi senede veya kambiyo senedine dayalı takipte borçlunun, senet altındaki imzanın kendisine ait olmadığını ayrıca ve açıkça ileri sürmesidir. İnfaz Execution of sentence Kesinleşen ceza ve güvenlik tedbiri içeren mahkeme kararlarının kanunda belirlenen usul ve esaslara göre yerine getirilmesi sürecini ifade eden ceza hukuku kavramıdır. İntifa Hakkı Usufruct Sahibine, başkasına ait bir mal üzerinde tam yararlanma ve kullanma yetkisi veren, kural olarak hak sahibinin ölümüyle sona eren irtifak türüdür. İpoteğin fekki Release of mortgage Teminat altına alınan alacağın sona ermesi üzerine, taşınmaz üzerindeki ipotek kaydının tapu kütüğünden terkin edilmesi ve taşınmazın bu yükten kurtarılması işlemidir. İpotek Mortgage Bir alacağı güvence altına almak için taşınmaz üzerinde kurulan, borç ödenmezse taşınmazın sattırılarak alacağın karşılanmasına imkân veren rehin hakkıdır. İptal davası Action for annulment İptal davası, hukuka aykırı bir idari işlemin, menfaati ihlal edilenler tarafından iptali istemiyle idari yargıda açılan ve işlemin baştan itibaren ortadan kaldırılmasını sağlayan davadır. İrade beyanı Declaration of intent İrade beyanı, bir kimsenin hukuki sonuç doğurmaya yönelik iç iradesini sözle, yazıyla ya da davranışla dışa vurmasını ifade eden ve sözleşmenin kurulmasını sağlayan temel hukuki işlem unsurudur. İrsaliye Delivery note Malın bir yerden başka bir yere taşınması veya alıcıya teslimi sırasında düzenlenmesi zorunlu olan ve sevkiyatın içeriği ile taraflarını gösteren belgedir. İrtibat bürosu Liaison office Yurt dışında kurulu bir şirketin, Türkiye'de ticari faaliyet yürütmeksizin yalnızca temsil, tanıtım, pazar araştırması ve benzeri hazırlayıcı işleri yapmak üzere izinle açtığı bürodur. İrtifak hakkı Easement Bir taşınmaz üzerinde, başka bir taşınmaz veya belirli bir kişi lehine kurulan; malikini bazı yetkilerini kullanmaktan kaçınmaya ya da kullanıma katlanmaya zorlayan sınırlı ayni haktır. İrtikâp Extortion by a public official Kamu görevlisinin, görevinin sağladığı nüfuzu kötüye kullanarak bir kimseyi kendisine veya başkasına yarar sağlamaya ikna etmesi ya da mecbur bırakmasıyla oluşan görev suçudur. İş göremezlik tazminatı Incapacity compensation Bedensel zarara uğrayan kişinin çalışma gücündeki geçici veya sürekli azalma nedeniyle uğradığı kazanç kaybının karşılanması amacıyla hesaplanan ve sorumluluk hukukunda sıkça başvurulan maddi tazminat türüdür. İş güvencesi Job security Kanunda aranan koşulları taşıyan işçinin iş sözleşmesinin ancak geçerli bir sebebe dayanılarak feshedilebilmesini ve aksi hâlde işe iade talebinde bulunabilmesini sağlayan koruma düzenidir. İş Kazası Occupational accident (work accident) Sigortalının işyerinde bulunduğu sırada veya işin yürütümü nedeniyle meydana gelen, bedensel ya da ruhsal zarara yol açan olaydır. İş sağlığı ve güvenliği Occupational health and safety İşyerinde çalışanların sağlığının korunması ve güvenliğinin sağlanması amacıyla alınması gereken önlemler ile işveren ve çalışanın bu konudaki yükümlülüklerini düzenleyen, kamu düzenine ilişkin hukuk alanıdır. İş Sözleşmesi Employment contract Bir tarafın bağımlı olarak iş görmeyi, diğer tarafın da ücret ödemeyi üstlendiği, işçi ile işveren arasındaki temel hukuki ilişkiyi kuran sözleşmedir. İş Sözleşmesinin Feshi Termination of employment İşçi veya işverenin tek taraflı irade beyanıyla iş ilişkisini sona erdirmesi; süreli ya da haklı nedenle derhâl yapılabilen hukuki işlemdir. İşe başlatmama tazminatı Compensation for non-reinstatement Feshin geçersizliğine karar verilmesine rağmen işverenin işçiyi süresinde işe başlatmaması hâlinde ödemekle yükümlü olduğu, işçinin en az dört en çok sekiz aylık ücreti tutarındaki tazminattır. İşe İade Davası Reinstatement lawsuit İş güvencesi kapsamındaki işçinin, geçerli bir sebep gösterilmeden yapılan feshin geçersizliğinin tespiti için açtığı davadır. İşlenme eser Derivative work Başka bir eserden yararlanılarak meydana getirilen, asıl esere nazaran bağımsız olmayan ancak işleyenin hususiyetini taşıyan çeviri, uyarlama veya düzenleme gibi fikir ürünüdür. İşsizlik Ödeneği Unemployment benefit Kendi istek ve kusuru dışında işini kaybeden sigortalıya, prim koşullarını sağlaması hâlinde fondan belirli süreyle bağlanan gelirdir. İstifa Resignation İşçinin iş ilişkisini kendi iradesiyle tek taraflı olarak sona erdirmesi; kural olarak bildirim sürelerine uyularak yapılması gereken fesihtir. İstihkak Davası Third-party ownership claim Haczedilen bir mal üzerinde mülkiyet veya rehin hakkı iddia eden üçüncü kişinin, haczin kaldırılması için başvurduğu dava yoludur. İstihkak iddiası Third-party ownership claim İstihkak iddiası, haczedilen mal üzerinde borçlu dışında bir kişinin mülkiyet veya rehin gibi bir hak ileri sürerek haczin kaldırılmasını talep etmesidir. İstinabe Letter rogatory Bir usul işleminin davaya bakan mahkemenin yargı çevresi dışında yapılması gerektiğinde, o işlemin yapılacağı yerdeki mahkemeye talimat yazılarak oradaki mahkemece yerine getirilmesidir. İstinaf Appeal to the regional court of appeal İlk derece mahkemesi kararlarının, bölge adliye mahkemesince hem maddi olay hem hukuk yönünden yeniden incelenmesini sağlayan kanun yoludur. İştirak Participation in crime Bir suçun birden fazla kişi tarafından birlikte gerçekleştirilmesi hâlinde her bir kişinin fiile katkısının niteliğine göre sorumluluğunun belirlenmesini düzenleyen ceza hukuku kurumudur. İştirak Nafakası Child support (contribution maintenance) Velayet kendisine verilmeyen ana veya babanın, çocuğun bakım ve eğitim giderlerine gücü oranında katılmasını sağlayan ödemedir. İşveren vekili Employer's representative İşveren adına hareket eden ve işin, işyerinin ya da işletmenin yönetiminde görev alan, bu sıfatla yaptığı işlemlerden doğrudan işvereni sorumlu kılan kişidir. İşyeri Devri Transfer of workplace (business transfer) Bir işyerinin veya bölümünün hukuki bir işleme dayanarak başka bir işverene geçmesi ve iş sözleşmelerinin devralanla kendiliğinden devam etmesidir. İşyeri dışında kurulan sözleşme Off-premises contract Satıcı veya sağlayıcı ile tüketicinin, iş yeri dışındaki bir mekânda ya da tüketicinin konutunda veya iş yerinde eş zamanlı fiziksel varlığıyla kurduğu tüketici sözleşmesidir. İşyeri yönetmeliği Workplace regulation İşverenin, işyerindeki çalışma düzenini, disiplin kurallarını ve işçilerin uyacağı esasları tek taraflı olarak belirlediği, iş sözleşmelerinin eki niteliğindeki yazılı iç düzenlemedir. İtirazen şikâyet Objection complaint İtirazen şikâyet, ihaleyi yapan idareye yapılan şikâyet başvurusunun reddedilmesi veya süresinde karara bağlanmaması üzerine Kamu İhale Kurumuna yöneltilen zorunlu idari başvuru yoludur. İtirazın İptali Davası Action for annulment of objection Alacaklının, borçlunun itirazıyla duran icra takibini sürdürebilmek için itirazın haksızlığının tespitini mahkemeden istediği davadır. İtirazın Kaldırılması Removal of objection (summary procedure) Kanunda sayılan güçlü belgelere sahip alacaklının, borçlunun itirazını icra mahkemesinde dar ve hızlı bir incelemeyle bertaraf etmesidir.

K

Kabahat Misdemeanour Kanunun karşılığında idari yaptırım öngördüğü haksızlıkları ifade eden; suç sayılmayan ve kural olarak idari para cezasıyla karşılanan hukuka aykırı fiil türüdür. Kabul Acceptance Kabul, kendisine öneri yöneltilen tarafın öneriyi olduğu gibi benimsediğini bildiren ve muhatabına ulaşmasıyla birlikte sözleşmenin kurulmasını sağlayan tek taraflı irade açıklamasıdır. Kaçak Yapı Unlicensed construction (illegal building) Ruhsat alınmadan veya ruhsat ve eklerine aykırı biçimde yapılan, yıkım ve idari para cezası yaptırımına tabi olan yapıdır. Kaçakçılık Smuggling Eşyanın gümrük işlemlerine tabi tutulmaksızın veya yanıltıcı işlemlerle ülkeye sokulması ya da ülkeden çıkarılması biçimindeki fiilleri özel kanunla yaptırıma bağlayan suç grubudur. Kadastro Cadastre Taşınmazların sınırlarının arazi ve harita üzerinde belirlenerek hukuki durumlarının tespit edilmesi ve bu yolla tapu sicilinin kurulması amacıyla yürütülen resmî tespit faaliyetidir. Kadro (hekim) Physician position Özel sağlık kuruluşunun faaliyet izin belgesinde gösterilen ve belirli bir uzmanlık dalında hekim çalıştırmasına imkân veren, planlama esaslarına göre tahsis edilmiş istihdam hakkıdır. Kambiyo Takibi Enforcement specific to negotiable instruments Bono, çek ve poliçeye dayanan alacaklar için öngörülen, itiraz koşulları ağırlaştırılmış hızlandırılmış takip yoludur. Kamu İhale Kurumu Public Procurement Authority Kamu İhale Kurumu, kamu ihale mevzuatını düzenlemek, uygulamayı izlemek ve itirazen şikâyet başvurularını karara bağlamakla görevli, idari ve mali özerkliğe sahip kamu tüzel kişiliğini haiz düzenleyici kurumdur. Kamu ihalesi Public procurement Kamu ihalesi, idarelerin mal ve hizmet alımları ile yapım işlerinin, kanunda belirlenen usul ve temel ilkeler çerçevesinde isteklilere duyurulup rekabet ortamında sözleşmeye bağlanmasını sağlayan idari süreçtir. Kamu zararı Public loss Kamu zararı, kamu görevlilerinin mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemleri sonucunda kamu kaynağında artışa engel olunması ya da eksilmeye yol açılması biçiminde ortaya çıkan zarardır. Kamulaştırma Expropriation Kamu yararının gerektirdiği hâllerde idarenin, özel mülkiyetteki taşınmazın tamamını veya bir kısmını bedelini peşin ödemek suretiyle kanunda belirlenen usule göre edinmesidir. Kamulaştırma bedelinin tespiti Determination of expropriation value Satın alma usulüyle anlaşma sağlanamaması hâlinde idarece açılan, taşınmazın gerçek karşılığının mahkemece belirlenmesini ve taşınmazın idare adına tescilini konu alan davadır. Kamulaştırmasız el atma De facto expropriation İdarenin, kamulaştırma işlemi yapmaksızın taşınmaza fiilen el koyması ya da imar planıyla mülkiyet hakkını kullanılamaz hâle getirmesi biçiminde ortaya çıkan hukuka aykırı müdahaledir. Kanun yararına bozma Reversal in the interest of law Kesinleşmiş bir kararın hukuka aykırılığının giderilmesi amacıyla taraflar dışındaki yetkili makamlarca başvurulan ve kural olarak hükmün taraflar bakımından sonucunu etkilemeyen olağanüstü kanun yoludur. Kapora (bağlanma parası) Earnest money (deposit on contract) Bir sözleşme kurulurken taraflardan birinin, anlaşmanın kanıtı olarak diğerine verdiği para veya benzeri değerdir. Kâr Payı Dividend Şirketin faaliyet dönemi sonunda elde ettiği net kazançtan, genel kurul kararıyla pay sahiplerine payları oranında dağıtılan tutardır. Karara itiraz Appeal against office decision TÜRKPATENT'in başvuru hakkında verdiği kararlara karşı, kararın tebliğinden itibaren iki ay içinde Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kuruluna yapılan idari başvurudur. Karşı dava Counterclaim Davalının, görülmekte olan asıl davayla bağlantılı olarak aynı mahkemede davacıya karşı açtığı ve kendi talebinin de birlikte karara bağlanmasını sağlayan davadır. Karşılaştırmalı reklam Comparative advertising Aynı ihtiyaçları karşılayan mal veya hizmetleri, rakibin adına ya da ürününe doğrudan veya dolaylı atıf yapmak suretiyle karşılaştırarak sunan ticari reklam türüdür. Karşılıksız Çek Bounced (dishonoured) cheque Süresinde bankaya ibraz edilen çekin, düzenleyenin hesabında yeterli para bulunmaması nedeniyle ödenememesi durumudur. Kasıt Intent Suçun kanuni tanımındaki unsurların bilerek ve istenerek gerçekleştirilmesini ifade eden ve kanunda aksi öngörülmedikçe her suç bakımından aranan manevi unsur biçimidir. Kasko sigortası Comprehensive motor insurance Sigortalının kendi aracında çarpma, çalınma veya yanma gibi teminat kapsamındaki olaylar nedeniyle meydana gelen zararları poliçe şartları çerçevesinde karşılayan, isteğe bağlı bir zarar sigortasıdır. Kat İrtifakı Condominium servitude (kat irtifakı) Yapımına başlanmış veya başlanacak bir yapının bağımsız bölümleri üzerinde, arsa payına bağlı olarak kurulan inşaat aşamasına özgü haktır. Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmesi Construction agreement in return for land share Arsa sahibinin arsa paylarının bir bölümünü devretmesi karşılığında yüklenicinin arsa üzerine bağımsız bölümler inşa etmeyi üstlendiği sözleşmedir. Kat malikleri kurulu Board of condominium owners Ana gayrimenkulün yönetimine ilişkin kararları almak üzere bütün kat maliklerinden oluşan ve kanunda öngörülen toplantı ile karar yeter sayılarına göre çalışan zorunlu yönetim organıdır. Kat Mülkiyeti Condominium ownership Tamamlanmış bir yapının bağımsız bölümleri üzerinde, arsa payı ve ortak yerlerle bağlantılı olarak kurulan özel nitelikli mülkiyet türüdür. Katılan (müdahil) Intervening party Suçtan zarar gören veya mağdurun, açılmış kamu davasına katılma talebinin kabulüyle kazandığı ve davayı taraf olarak takip etmesine imkân veren ceza muhakemesi sıfatıdır. Katılma Alacağı Claim to participation in acquired property Yasal mal rejiminin tasfiyesinde, her eşin diğerinin edinilmiş mallarının artık değeri üzerindeki kanuni payından doğan para alacağıdır. Kayıtlı elektronik posta (KEP) Registered electronic mail Gönderim ve alımın zamanı ile içeriğin değişmezliğini hukuken geçerli biçimde kanıtlayan, yetkilendirilmiş hizmet sağlayıcılar aracılığıyla işletilen nitelikli elektronik posta sistemidir. Kayıtlı sermaye sistemi Registered capital system Yönetim kuruluna, esas sözleşmeyle belirlenen tavan tutara kadar genel kurul kararı aranmaksızın sermaye artırma yetkisi tanıyan ve izne bağlı olarak uygulanan sermaye düzenidir. Kayyım Trustee / curator Belirli bir işin görülmesi ya da bir malvarlığının yönetilmesi için vesayet makamınca atanan ve yetkisi yalnızca bu iş veya malvarlığıyla sınırlı olan yasal temsilcidir. Kazandırıcı Zamanaşımı Acquisitive prescription (adverse possession) Bir taşınmazı kanunda öngörülen süre boyunca davasız ve aralıksız olarak malik sıfatıyla elinde bulunduran kişiye mülkiyet kazandırabilen yoldur. Kefalet Suretyship (personal guarantee) Bir kişinin, borçlunun borcunu ödememesi hâlinde bu borçtan alacaklıya karşı kişisel olarak sorumlu olmayı üstlenmesidir. Kentsel Dönüşüm Urban regeneration (urban transformation) Afet riski taşıyan yapıların ve alanların, sağlıklı ve güvenli yaşam çevreleri oluşturmak amacıyla yıkılıp yeniden yapılmasını öngören süreçtir. Keşif On-site inspection Hâkimin, uyuşmazlık konusu yer, şey veya kişi hakkında bizzat duyu organlarıyla inceleme yaparak bilgi edinmesini sağlayan ve çoğunlukla bilirkişi incelemesiyle birlikte yürütülen delil türüdür. Kesin hüküm Res judicata Olağan kanun yollarına başvurulamayan ya da bu yolları tüketilmiş olan bir mahkeme kararının, aynı uyuşmazlığın taraflar arasında yeniden dava konusu yapılmasını engelleyen etkisidir. Kesinleşme Finality of judgment Bir mahkeme kararına karşı olağan kanun yollarının tükenmesi veya sürelerin geçmesiyle kararın değiştirilemez hâle gelmesidir. Kıdem Tazminatı Severance pay İş sözleşmesi kanunda sayılan hâllerde sona eren işçiye, işverence çalışılan her tam yıl karşılığında ödenen toplu paradır. Kıdem tazminatı tavanı Severance pay ceiling Kıdem tazminatı hesabında her bir tam hizmet yılı için esas alınacak tutarın aşamayacağı ve kanunla belirlenerek yılda iki kez güncellenen üst sınırdır. Kira artış oranı Rent increase rate Yenilenen kira dönemlerinde kira bedeline uygulanabilecek artışın kanunla sınırlandırılmasını ifade eden ve tarafların bu konudaki anlaşmasının geçerliliğini belirleyen üst sınır kuralıdır. Kira Sözleşmesi Lease agreement Kiraya verenin bir şeyin kullanımını kiracıya bırakmayı, kiracının da karşılığında kararlaştırılan bedeli ödemeyi üstlendiği sözleşmedir. Kira Tespit Davası Rent determination lawsuit Konut ve çatılı işyeri kiralarında kira bedelinin, tarafların anlaşamaması hâlinde mahkemece hakkaniyete uygun olarak belirlenmesini sağlayan davadır. Kira uyarlama davası Action for adaptation of rent Sözleşme kurulduktan sonra öngörülemeyen olağanüstü durumlar nedeniyle edimler arasındaki dengenin aşırı bozulması hâlinde, kira bedelinin yeni koşullara göre yeniden belirlenmesi istemiyle açılan davadır. Kiraya verenin hapis hakkı Lessor's lien Taşınmaz kiralarında kiraya verene, işlemiş ve işlemekte olan kira alacaklarının güvencesi olmak üzere kiralananda bulunan belirli taşınırlar üzerinde kanunen tanınan sınırlı ayni haktır. Kısa Çalışma Ödeneği Short-time working allowance Genel ekonomik kriz veya zorlayıcı sebeplerle faaliyeti önemli ölçüde azalan işyerlerinde, çalışamayan işçilere fondan yapılan geçici ödemedir. Kişisel mal Personal property Kanun gereği ya da mal rejimi sözleşmesiyle tasfiye dışında tutulan ve diğer eşin katılma alacağının hesabına dâhil edilmeyen, eşlerden birine ait malvarlığı değeridir. Kişisel veri Personal data Kimliği belirli veya belirlenebilir gerçek kişiye ilişkin her türlü bilgi olup, ad, adres, kimlik numarası, konum, ses ve görüntü gibi verileri kapsayan hukuki kavramdır. Kişisel Verileri Koruma Kurulu Personal Data Protection Board Kişisel Verileri Koruma Kurumunun karar organı olup, şikâyetleri inceleyen, resen denetim yapan, bağlayıcı ilke kararları alan ve idari yaptırım uygulayan bağımsız kuruldur. Kısıtlılık Restriction of legal capacity Ergin bir kişinin kanunda sayılan sebeplerin varlığı hâlinde fiil ehliyetinin mahkeme kararıyla sınırlandırılması ve kural olarak kendisine bir vasi atanması sonucunu doğuran hukuki durumdur. Kısmi dava Partial action Talep konusunun niteliği itibarıyla bölünebilir olduğu hâllerde alacağın yalnızca bir bölümünün dava edilmesi ve kalan kısım bakımından dava hakkının saklı tutulmasıdır. Kısmi süreli iş sözleşmesi Part-time employment contract İşçinin normal haftalık çalışma süresinin, tam süreli emsal işçiye göre önemli ölçüde daha az olacak biçimde belirlendiği ve buna bağlı olarak bölünebilir hakların oranlı biçimde doğduğu iş sözleşmesidir. Kıymet takdir komisyonu Valuation commission Kamulaştırma yapacak idarenin, kamulaştırılacak taşınmazın tahmini bedelini satın alma usulüne geçilmeden önce belirlemek üzere kendi bünyesinden oluşturduğu ve raporu pazarlığın üst sınırını çizen komisyondur. Kıymet Takdiri Valuation of attached assets Haczedilen malların satış öncesinde değerinin, icra dairesince ve gerektiğinde bilirkişi eliyle belirlenmesi işlemidir. Kollektif şirket General partnership Ticari işletme bir ticaret unvanı altında işletmek amacıyla gerçek kişiler arasında kurulan, ortaklarının hiçbirinin sorumluluğu şirket alacaklılarına karşı sınırlandırılmamış olan şahıs şirketidir. Komandit şirket Limited partnership Ortaklardan bir veya birkaçının sorumluluğu sınırsız, diğerlerinin sorumluluğu ise koydukları sermaye ile sınırlı olan ve ticaret unvanı altında işletilen şirket türüdür. Komisyonculuk Commission agency Komisyonculuk, komisyoncunun ücret karşılığında kendi adına ancak vekâlet verenin hesabına taşınır satımı ya da kıymetli evrak alım satımı işlerini üstlendiği sözleşmedir. Komplikasyon Complication Tıp kurallarına uygun biçimde yapılan bir müdahalede, öngörülebilir olmakla birlikte her türlü özene rağmen önlenemeyen ve hastada olumsuz sonuç doğuran istenmeyen gelişmedir. Konkordato Composition with creditors (concordat) Mali durumu bozulan borçlunun, mahkeme gözetiminde alacaklılarıyla anlaşarak borçlarını yeniden yapılandırmasını sağlayan hukuki kurumdur. Konkordato komiseri Concordat commissioner Konkordato komiseri, geçici veya kesin mühlet kararıyla birlikte mahkemece atanan, borçlunun faaliyetlerini denetleyen ve konkordato projesinin uygulanabilirliği hakkında mahkemeye rapor sunan görevlidir. Konkordato mühleti Concordat moratorium Konkordato mühleti, borçluya alacaklılarıyla anlaşma sağlayabilmesi için asliye ticaret mahkemesince verilen ve bu süre boyunca aleyhine takip yapılmasını kural olarak engelleyen koruma süresidir. Konşimento Bill of lading Konşimento, deniz yoluyla taşınmak üzere teslim alınan eşyayı temsil eden, taşıma sözleşmesini ispatlayan ve ciro yoluyla devredilebilen kıymetli evrak niteliğinde bir taşıma senedidir. Kooperatif Cooperative Ortaklarının belirli ekonomik menfaatlerini ve meslek ya da geçimlerine ilişkin ihtiyaçlarını karşılıklı yardım ve dayanışma yoluyla sağlamak amacıyla kurulan, değişir ortaklı tüzel kişiliktir. Korkutma (ikrah) Duress (threat) Bir kişinin, kendisine veya yakınlarına yönelik ağır ve yakın bir tehlike tehdidi altında sözleşme yapmaya zorlanmasıdır. Koruma kararı Protection order Şiddete uğrayan veya şiddet tehlikesi altında bulunan kişiler ile aile bireylerini korumak amacıyla hâkim, mülki amir ya da kolluk amiri tarafından verilen koruyucu ve önleyici tedbir kararıdır. Koşullu Salıverilme Conditional release (parole) Cezasının kanunda öngörülen bölümünü iyi hâlle infaz eden hükümlünün, kalan süreyi denetim altında dışarıda geçirmesine imkân veren kurumdur. Kötü Niyet Tazminatı Bad-faith compensation (kötü niyet tazminatı) İş güvencesi kapsamı dışındaki işçinin sözleşmesinin, fesih hakkının kötüye kullanılması suretiyle sona erdirilmesi hâlinde ödenen bedeldir. Kovuşturma Prosecution (trial phase) İddianamenin kabulüyle başlayıp hükmün kesinleşmesine kadar süren, yargılamanın mahkeme önünde yürütüldüğü ceza evresidir. Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar Decision of non-prosecution Soruşturma sonunda kamu davası açmayı gerektirecek yeterli şüphe veya delil bulunmadığında ya da kovuşturma olanağının yokluğu hâlinde Cumhuriyet savcısı tarafından verilen karardır. Kredi sözleşmesi Loan agreement Kredi sözleşmesi, kredi verenin belirli bir tutarı ya da kredi imkânını kullandırmayı, kullananın ise anapara ile faiz ve ücretleri kararlaştırılan vadelerde geri ödemeyi üstlendiği sözleşmedir. Kullanmama nedeniyle iptal Revocation for non-use Tescil tarihinden itibaren beş yıl içinde Türkiye'de ciddi biçimde kullanılmayan veya kullanımına kesintisiz beş yıl ara verilen markanın, talep üzerine iptal edilmesidir. Kurtarma ve yardım Salvage and assistance Kurtarma, denizde tehlikeye düşmüş gemi veya eşyanın üçüncü kişilerce kurtarılması hâlinde kurtarana faydalı sonuç şartıyla ücret hakkı tanıyan deniz ticareti hukuku kurumudur. Kurumsal tahkim Institutional arbitration Kurumsal tahkim, tahkim yargılamasının bir tahkim kurumunun önceden ilan ettiği kurallar çerçevesinde ve o kurumun idari yönetimi altında yürütüldüğü tahkim türüdür. Kusur oranı Degree of fault Zararın doğumunda tarafların davranışlarının etkisini yüzde olarak gösteren, ödenecek tazminat tutarının belirlenmesinde esas alınan ve bilirkişi raporlarıyla somutlaştırılan hukuki değerlendirme sonucudur. Kusursuz sorumluluk Strict (no-fault) liability Zarar verenin kusuru bulunmasa bile, kanunun öngördüğü hâllerde zarardan sorumlu tutulmasını sağlayan sorumluluk türüdür.

M

Maaş Haczi Wage garnishment Borçlunun ücretinin kanunda öngörülen oranı aşmayacak bölümüne, işverene gönderilen yazıyla el konulması ve alacaklıya aktarılmasıdır. Maddi tazminat Pecuniary damages Hukuka aykırı bir fiil veya sözleşme ihlali nedeniyle malvarlığında oluşan eksilmenin para ile giderilmesini sağlayan tazminattır. Mağdur Victim Suçtan doğrudan doğruya zarar gören; ceza muhakemesinde bilgilendirilme, delil toplanmasını isteme, vekil yardımından yararlanma ve kamu davasına katılma hakları tanınan kişidir. Mahkûmiyet Conviction Yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit görülmesi üzerine cezaya veya güvenlik tedbirine hükmedilmesi sonucunu doğuran ve kesinleşmesiyle infaz kabiliyeti kazanan mahkeme kararıdır. Mal ayrılığı Separation of property Eşlerden her birinin kendi malvarlığı üzerindeki yönetim, yararlanma ve tasarruf haklarını tam olarak koruduğu ve sona ermede katılma alacağı doğmayan seçimlik mal rejimidir. Mal beyanı Declaration of assets Mal beyanı, borçlunun gerek kendisinde gerek üçüncü kişilerde bulunan mal, alacak ve haklarıyla gelirlerini borcuna yetecek ölçüde yazılı ya da sözlü olarak icra dairesine bildirmesidir. Mal ortaklığı Community of property Ortaklık malları ile eşlerin kişisel mallarını kapsayan ve ortaklık mallarına eşlerin bölünmemiş bir bütün olarak birlikte sahip olduğu seçimlik mal rejimidir. Mal Rejimi Matrimonial property regime Eşlerin evlilik süresince edindikleri malların mülkiyetini, yönetimini ve evlilik sona erdiğinde paylaşımını belirleyen kurallar bütünüdür. Mali haklar Economic rights Eser sahibine eserden ekonomik olarak yararlanma yetkisi veren; işleme, çoğaltma, yayma, temsil ve umuma iletim haklarından oluşan devredilebilir nitelikteki haklardır. Manevi haklar Moral rights Eser sahibinin eseriyle arasındaki kişisel bağı koruyan; umuma arz, adın belirtilmesi, eserde değişiklik yapılmasını önleme ve esere ulaşma yetkilerinden oluşan devredilemez haklardır. Manevi tazminat Moral (non-pecuniary) damages Kişilik haklarına saldırı, bedensel zarar veya yakın kaybı nedeniyle duyulan acı ve elemin para ile giderilmesini amaçlayan tazminattır. Marka Trademark Bir teşebbüsün mallarını veya hizmetlerini diğer teşebbüslerin mallarından ve hizmetlerinden ayırt etmeyi sağlayan ve sicilde açık biçimde gösterilebilen her türlü işarettir. Marka hakkına tecavüz Trademark infringement Marka sahibinin izni olmaksızın markanın aynısının veya karıştırılma ihtimali doğuracak benzerinin ticaret alanında kullanılması ile kanunda sayılan diğer ihlal fiilleridir. Marka hükümsüzlüğü Invalidation of a trademark Tescilli bir markanın, tescil anında var olan mutlak veya nispi ret nedenleri sebebiyle mahkeme kararıyla geçmişe etkili olarak sicilden silinmesi sonucunu doğuran yaptırımdır. Marka tescili Trademark registration Bir işaretin, TÜRKPATENT nezdinde yürütülen başvuru, inceleme, yayım ve itiraz aşamalarının tamamlanması üzerine sicile kaydedilerek marka olarak korunmasını sağlayan idari işlemdir. MEDULA MEDULA system Sosyal Güvenlik Kurumunun, anlaşmalı sağlık hizmeti sunucularıyla arasındaki provizyon alma, tıbbi işlem kaydı, faturalandırma ve ödeme süreçlerini elektronik ortamda yürüttüğü merkezi bilişim sistemidir. Memnu hakların iadesi Restoration of forfeited rights Mahkûmiyetin kanuni sonucu olarak doğan hak yoksunluklarının, cezanın infazından sonra belirli koşulların gerçekleşmesi hâlinde mahkeme kararıyla ortadan kaldırılmasını sağlayan ceza hukuku kurumudur. Menfi Tespit Davası Negative declaratory action Borçlu görünen kişinin, gerçekte borçlu olmadığının veya borcun sona erdiğinin mahkemece tespit edilmesini istediği davadır. Menşe Origin of goods Menşe, eşyanın hangi ülkede üretildiğini veya son esaslı değişikliğe uğradığını gösteren hukuki bağ olup vergi oranı ve ticaret politikası önlemlerinin uygulanmasında belirleyicidir. Mesafeli satış sözleşmesi Distance sales contract Satıcı veya sağlayıcı ile tüketicinin eş zamanlı fiziksel varlığı olmaksızın, uzaktan iletişim araçlarının kullanılması yoluyla kurulan mal veya hizmet satışına ilişkin sözleşmedir. Meslek Hastalığı Occupational disease Sigortalının yürüttüğü işin niteliğinden dolayı tekrarlanan bir sebeple uğradığı geçici veya sürekli hastalık ya da engellilik hâlidir. Mesleki sorumluluk sigortası Professional liability insurance Belirli bir mesleğin icrası sırasındaki hatalı işlem veya ihmaller nedeniyle üçüncü kişilere verilen zararlardan doğan tazminat sorumluluğunu poliçe limitleri içinde karşılayan sorumluluk sigortasıdır. Meslekten çıkarma Dismissal from the profession Meslekten çıkarma, ağır disiplin ihlalleri nedeniyle kişinin kamu görevinden veya bağlı bulunduğu mesleğin icrasından sürekli olarak uzaklaştırılmasına ilişkin en ağır disiplin yaptırımıdır. Meşru Savunma Self-defence (legitimate defence) Kendisine veya başkasına yönelik haksız bir saldırıyı, orantılı biçimde defetmek zorunluluğuyla işlenen fiili cezasız bırakan hukuka uygunluk nedenidir. Mesul müdür Responsible manager Özel sağlık kuruluşunda, mevzuata uygun işleyişten ve idari işlemlerden Sağlık Bakanlığına karşı sorumlu olmak üzere görevlendirilen ve bu görevi tam zamanlı olarak yürüten hekimdir. Miras ortaklığı Community of heirs Birden çok mirasçı bulunması hâlinde, mirasın geçmesiyle paylaşmaya kadar mirasçılar arasında kendiliğinden doğan ve terekedeki bütün hak ile borçları kapsayan elbirliği ortaklığıdır. Miras payının devri Transfer of inheritance share Bir mirasçının, terekenin tamamı veya bir kısmı üzerindeki miras payını diğer mirasçılara ya da üçüncü bir kişiye devretmesini konu alan, geçerliliği şekle bağlı sözleşmedir. Miras Paylaşımı Division of the estate (partition of inheritance) Terekedeki malların, mirasçılar arasında anlaşmayla veya dava yoluyla bölüştürülerek elbirliği ortaklığının sona erdirilmesidir. Miras sözleşmesi Inheritance agreement Mirasbırakanın bir kişiyle, onu mirasçı atamak, ona belirli mal bırakmak ya da mirastan feragatini kararlaştırmak üzere resmî vasiyetname şeklinde yaptığı, iki taraflı ölüme bağlı tasarruftur. Miras taksim sözleşmesi Partition agreement Mirasçıların, elbirliğiyle malik oldukları terekedeki mal ve hakların aralarında nasıl paylaştırılacağını yazılı olarak kararlaştırdıkları ve miras ortaklığını sona erdiren, tüm mirasçıların katılımını gerektiren sözleşmedir. Mirasbırakan (muris) Decedent Ölümü ya da gaipliğine karar verilmesiyle birlikte malvarlığındaki hak ve borçların bütünü mirasçılarına kendiliğinden geçen, uygulamada muris olarak da anılan, terekenin ait olduğu gerçek kişidir. Mirasçılık belgesinin iptali Annulment of certificate of inheritance Sulh mahkemesince veya noterlikçe verilen mirasçılık belgesinin, mirasçıları ya da miras paylarını gerçeğe aykırı gösterdiği gerekçesiyle hükümsüz kılınması için açılan davadır. Mirasçılık sıfatının tespiti Determination of heirship Bir kişinin mirasbırakanın yasal ya da atanmış mirasçısı olup olmadığının veya miras payı oranının, taraflar arasında çekişme bulunması hâlinde mahkeme kararıyla belirlenmesini amaçlayan davadır. Mirasçılıktan Çıkarma Disinheritance Miras bırakanın, kanunda sayılan ağır sebeplerin varlığında saklı paylı mirasçısını ölüme bağlı tasarrufla mirastan yoksun bırakmasıdır. Mirasın hükmen reddi Deemed rejection of inheritance Ölüm tarihinde mirasbırakanın ödemeden aciz olduğu açıkça belli veya resmen tespit edilmişse, mirasın ayrıca bir ret beyanına gerek olmaksızın reddedilmiş sayılmasıdır. Mirasın İntikali Devolution of the estate Miras bırakanın ölümüyle terekenin, ayrıca bir işleme gerek olmaksızın kanun gereği ve bir bütün hâlinde mirasçılara geçmesidir. Mirastan Feragat Contractual waiver of inheritance Mirasçının, miras bırakan hayattayken onunla yaptığı sözleşmeyle, karşılık alarak veya almadan miras hakkından vazgeçmesidir. Mobbing (Psikolojik Taciz) Workplace mobbing (psychological harassment) İşyerinde bir çalışana yönelik olarak sistematik biçimde tekrarlanan yıldırma, dışlama ve aşağılama davranışlarının oluşturduğu süreçtir. Muacceliyet Maturity of a debt Bir borcun ifasının alacaklı tarafından istenebilir hâle gelmesini, yani vadesinin gelmiş olmasını ifade eden hukuki durumdur. Muafiyet Deductible Sigortacının, gerçekleşen zararın poliçede kararlaştırılan belirli bir tutarını veya oranını ödeme yükümlülüğü dışında tutmasını sağlayan ve bu kısmı sigortalı üzerinde bırakan sözleşme kaydıdır. Mücbir sebep Force majeure Borçlunun kontrolü dışında gerçekleşen, öngörülemeyen ve kaçınılamayan, borcun ifasını imkânsız kılan olağanüstü olaydır. Müdafi Defence counsel Şüpheli veya sanığın ceza muhakemesindeki savunmasını üstlenen; hukuki yardım sağlayan, dosyayı inceleyen ve muhakeme işlemlerinde hazır bulunma yetkisine sahip olan avukattır. Müdahalenin Men'i (El Atmanın Önlenmesi) Action for prevention of interference Malikin, mülkiyet hakkına yönelik devam eden haksız el atmaların durdurulmasını ve tekrarının önlenmesini mahkemeden istediği davadır. Muhafaza tedbiri Custody measure Muhafaza tedbiri, haczedilen taşınır malların satışa kadar değerinin korunması amacıyla icra dairesince muhafaza altına alınması veya bir yediemine teslim edilmesi işlemidir. Mühürleme Sealing of premises Mühürleme, ruhsatsız veya ruhsata aykırı yapı ya da işyeri faaliyetinin fiilen sürdürülmesini engellemek amacıyla, yetkili idarece tutanak düzenlenerek yapının veya işyerinin kapatılmasıdır. Muris Muvazaası Collusive transfer by the decedent (muris muvazaası) Miras bırakanın, mirasçılarından mal kaçırmak amacıyla bağışladığı taşınmazı satış gibi göstermesi hâlinde başvurulan geçersizlik iddiasıdır. Müşteki Complainant Suçtan zarar gördüğünü belirterek yetkili makamlara şikâyette bulunan ve bu iradesiyle soruşturmada şikâyetçi sıfatını kazanan kişiyi ifade eden ceza muhakemesi kavramıdır. Müşterek avarya General average Müşterek avarya, gemi ve yükü birlikte tehdit eden bir tehlikeden kurtulmak amacıyla bilerek yapılan olağanüstü fedakârlık ve masrafların kurtarılan değerler arasında paylaştırılmasıdır. Müterafik kusur Contributory fault Ortak kusur olarak da anılan, zarar görenin kendi davranışıyla zararın doğmasına veya artmasına katkıda bulunması ve hükmedilecek tazminattan indirim yapılmasını gerektiren durumdur. Müteselsil kefalet Joint and several surety Müteselsil kefalet, alacaklıya asıl borçluyu takip etmeden veya taşınmaz rehnini paraya çevirmeden doğrudan doğruya kefile başvurma imkânı tanıyan ve kefil aleyhine ağırlaştırılmış kefalet türüdür. Müteselsil sorumluluk Joint and several liability Birden çok borçludan her birinin, alacaklıya karşı borcun tamamından ayrı ayrı sorumlu tutulabildiği sorumluluk biçimidir. Muvazaa Sham transaction (simulation) Tarafların, üçüncü kişileri yanıltmak amacıyla gerçek iradelerine uymayan görünüşte bir hukuki işlem yapmalarıdır. Muvazaa (alt işverenlik) Sham subcontracting Asıl işveren ile alt işveren arasındaki ilişkinin, işçilik haklarını sınırlamak veya kanun hükümlerini dolanmak amacıyla gerçeğe aykırı biçimde kurulmuş olması hâlidir.

N

Nafaka Maintenance (alimony and child support) Aile hukukundan doğan bakım ve dayanışma yükümlülüğünün, bir kişiye düzenli ödeme yapılması biçiminde somutlaşan genel adıdır. Nafakanın artırılması Increase of alimony Tarafların mali durumlarının değişmesi ya da hakkaniyetin gerektirmesi hâlinde, daha önce hükmedilmiş nafaka miktarının yeniden belirlenerek günün koşullarına göre yükseltilmesini sağlayan aile hukuku davasıdır. Nafakanın kaldırılması Termination of alimony Nafakayı gerektiren koşulların ortadan kalkması üzerine irat biçiminde ödenen nafakanın mahkeme kararıyla sona erdirilmesini sağlayan ve bazı hâllerde kendiliğinden gerçekleşen hukuki sonuçtur. Nama yazılı pay Registered share Pay sahibinin adına düzenlenen, devri kural olarak ciro ve zilyetliğin geçirilmesiyle yapılan, şirkete karşı ancak pay defterine kayıtla hüküm ifade eden pay türüdür. Navlun Freight charge Navlun, eşyanın taşınması karşılığında taşıyana ödenen taşıma ücretidir; deniz ticaretinde ayrıca eşya taşıma sözleşmesinin kendisini ifade etmek üzere de kullanılan bir terimdir. New York Sözleşmesi New York Convention New York Sözleşmesi, yabancı hakem kararlarının taraf devletlerde tanınması ve tenfizini düzenleyen, Türkiye'nin de taraf olduğu 1958 tarihli çok taraflı milletlerarası andlaşmadır. Nişanın bozulması Breaking of engagement Nişanlılığın evlenme dışındaki bir sebeple sona ermesi üzerine kusurlu tarafın maddi ve manevi tazminat sorumluluğu ile hediyelerin geri verilmesi borcunu doğuran durumdur. Nişanlanma Engagement to marry Evlenme vaadiyle kurulan ve taraflara evlenme yükümlülüğü değil, yalnızca sona ermesi hâlinde belirli tazminat ve iade taleplerinde bulunma imkânı veren aile hukuku sözleşmesidir. Niyet mektubu Letter of intent Niyet mektubu, tarafların bir sözleşme kurma iradesini ve görüşmelerin çerçevesini ortaya koyan, kural olarak asıl sözleşmeyi kurma borcu doğurmayan ön belgedir. Noter Notary public Hukuki işlemleri belgeleyerek onlara resmiyet kazandıran, uyuşmazlıkları önleme işlevi gören kamu görevi yüklenmiş serbest meslek mensubudur. Nüfus kaydının düzeltilmesi Correction of civil registry Aile kütüklerinde yer alan ad, soyadı, doğum tarihi, cinsiyet ve benzeri kayıtlardaki yanlışlıkların mahkeme kararıyla gerçeğe uygun hâle getirilmesini sağlayan davadır.

Ö

Ödeme Emri Payment order İcra takibinin başlaması üzerine borçluya gönderilen; borcun ödenmesini, itiraz hakkını ve sürelerini bildiren resmî icra belgesidir. Ödeme emri (vergi) Tax payment order Ödeme emri, vadesinde ödenmeyen kamu alacağının cebren tahsili amacıyla borçluya tebliğ edilen ve süresi içinde ödeme ya da mal bildiriminde bulunma yükümlülüğü getiren idari işlemdir. Ödeme Emrine İtiraz Objection to payment order Borçlunun, kendisine tebliğ edilen ödeme emrindeki borcu veya imzayı kabul etmediğini kanuni süresi içinde icra dairesine bildirmesidir. Ölüme bağlı tasarruf Testamentary disposition Mirasbırakanın, ölümünden sonra hüküm doğurmak üzere vasiyetname veya miras sözleşmesi biçiminde yaptığı, terekesinin tamamı ya da bir bölümü üzerindeki hukuki işlemidir. Ölünceye Kadar Bakma Sözleşmesi Lifetime care agreement Bakım borçlusunun, bakım alacaklısına ölünceye kadar bakıp gözetmeyi, karşılığında bir malvarlığı devrini üstlendiği sözleşmedir. Ön bilgilendirme formu Preliminary information form Mesafeli ve iş yeri dışında kurulan sözleşmelerde, sözleşme kurulmadan önce tüketiciye sunulması zorunlu olan; malın niteliğini, bedelini ve cayma hakkını gösteren bilgilendirme belgesidir. Ön İnceleme Preliminary examination stage Dilekçeler aşamasından sonra dava şartlarının, ilk itirazların ve uyuşmazlık noktalarının belirlendiği, tahkikata hazırlık evresidir. Ön ödeme Advance payment (criminal) Kanunda gösterilen hafif suçlarda, belirlenen miktarın süresinde ödenmesi hâlinde kamu davası açılmamasını veya açılmış davanın düşmesini sağlayan ceza muhakemesi kurumudur. Ön ödemeli konut satışı Pre-paid housing sale Tüketicinin konut amaçlı taşınmazın bedelini önceden peşin veya taksitle ödemeyi, satıcının ise bedelin tamamen ya da kısmen ödenmesinden sonra konutu devretmeyi üstlendiği tüketici sözleşmesidir. Ön sözleşme Preliminary contract (agreement to contract) Tarafların ileride belirli bir sözleşmeyi yapmayı şimdiden birbirlerine karşı üstlendikleri bağlayıcı anlaşmadır. Önalım Hakkı Pre-emption right (right of first refusal) Paylı mülkiyette bir payın üçüncü kişiye satılması hâlinde diğer paydaşlara, o payı aynı koşullarla öncelikle satın alma imkânı veren haktır. Örgüt kurma Forming a criminal organisation Suç işlemek amacıyla, üye sayısı ve yapısı bakımından kanunda aranan nitelikleri taşıyan bir birliktelik oluşturmayı ve yönetmeyi bağımsız suç olarak cezalandıran ceza hukuku düzenlemesidir. Özel denetçi Special auditor Belirli olayların aydınlatılması amacıyla, pay sahiplerinin istemi üzerine genel kurul kararıyla veya genel kurulun reddi hâlinde mahkeme kararıyla atanan denetçidir. Özel nitelikli kişisel veri Special category personal data Irk, etnik köken, siyasi düşünce, din, sağlık, cinsel hayat, ceza mahkûmiyeti ile biyometrik ve genetik veriler gibi öğrenilmesi hâlinde ağır mağduriyet doğurabilecek veri türüdür. Özel sağlık sigortası Private health insurance Sigortalının hastalık veya kaza sonucu ortaya çıkan tedavi giderlerinin, poliçede belirlenen teminat, limit ve istisnalar çerçevesinde sigortacı tarafından karşılanmasını konu alan sigorta sözleşmesidir.

P

Paket tur sözleşmesi Package tour contract Düzenleyicinin ulaştırma, konaklama ve turizme yönelik diğer hizmetlerden en az ikisini önceden belirlenmiş tek bir fiyatla birleştirerek tüketiciye sunmayı üstlendiği sözleşmedir. Parselasyon Parcelling İmar planının uygulanması amacıyla, düzenleme sınırı içindeki arazi ve arsaların idarece yeniden düzenlenerek imar parsellerine dönüştürülmesi ve maliklere yeniden dağıtılması işlemidir. Patent Patent Yeni olan, buluş basamağı içeren ve sanayiye uygulanabilen buluşlara, sahibine belirli bir süreyle inhisari kullanma yetkisi tanımak üzere verilen sınai mülkiyet hakkıdır. Pay defteri Share ledger Şirketin, nama yazılı pay sahiplerini, pay tutarlarını, devirleri ve paylar üzerindeki intifa ile rehin haklarını kaydettiği, tutulması zorunlu ticari defterdir. Pay sahipleri sözleşmesi Shareholders' agreement Pay sahiplerinin; şirketin yönetimi, pay devirleri, oy kullanımı ve kâr dağıtımı gibi konularda kendi aralarında yaptıkları, şirketi doğrudan bağlamayan borçlar hukuku sözleşmesidir. Pay Senedi Share certificate Anonim şirketteki ortaklık payını temsil eden, nama veya hamiline yazılı olarak düzenlenebilen kıymetli evrak niteliğindeki belgedir. Paylaşmalı mal ayrılığı Shared separation of property Eşlerin malvarlıklarının kural olarak ayrı kaldığı, ancak ailenin ortak kullanımına ve yatırım amacına özgülenen malların rejim sona erdiğinde eşit olarak paylaşıldığı seçimlik mal rejimidir. Periyodik imha Periodic destruction Saklama süresi dolan kişisel verilerin, politikada belirtilen ve altı ayı aşmayan tekrar eden aralıklarla resen silinmesi, yok edilmesi veya anonim hâle getirilmesi işlemidir. Pert (tam hasar) Total loss Aracın onarım bedelinin rayiç değerine göre belirlenen sınırı aşması ya da onarımının teknik olarak mümkün olmaması nedeniyle tam hasarlı sayılmasını ifade eden sigorta uygulamasıdır. Poliçe Bill of exchange Düzenleyenin üçüncü bir kişiye, senette yazılı tutarı lehtara ödemesi için talimat verdiği, üçlü ilişkiye dayanan kambiyo senedidir. Prim (sigorta) Insurance premium Sigortacının üstlendiği teminat karşılığında sigorta ettirenin ödemekle yükümlü olduğu, rizikonun ağırlığına ve teminat tutarına göre hesaplanan, peşin ya da taksitle ödenebilen sözleşme bedelidir. Provizyon Pre-authorisation Sağlık hizmeti sunulmadan önce hastanın sigortalılık durumunun ve talep edilen işlemin kapsam dâhilinde olup olmadığının elektronik ortamda sorgulanarak, ödemeye ilişkin güvencenin önceden alınması işlemidir.

R

Reddi Miras Renunciation of inheritance Mirasçının, borca batık olabilecek terekenin hak ve borçlarını üstlenmemek için mirasçılık sıfatını kanuni süresi içinde geri çevirmesidir. Rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takip Enforcement through realisation of pledge Rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takip, alacağı taşınır rehni veya ipotekle güvence altına alınmış alacaklının, önce rehinli malın satışını sağlamak üzere yürüttüğü icra takibidir. Rekabet Kurumu Turkish Competition Authority Mal ve hizmet piyasalarında rekabetin korunmasını sağlamak ve rekabet mevzuatını uygulamakla görevli, idari ve mali özerkliğe sahip kamu tüzel kişiliğidir. Rekabet Yasağı Sözleşmesi Non-compete agreement İşçinin, iş ilişkisi sona erdikten sonra eski işvereniyle rekabet oluşturacak faaliyetlerden belirli sınırlar içinde kaçınmasını öngören anlaşmadır. Rekabeti sınırlayıcı anlaşma Anti-competitive agreement Teşebbüsler arasında yapılan, rekabeti engelleme, bozma veya kısıtlama amacını taşıyan ya da bu etkiyi doğuran anlaşma, uyumlu eylem ve teşebbüs birliği kararlarıdır. Reklam Kurulu Advertisement Board Ticari reklamlara ve haksız ticari uygulamalara ilişkin ilkeleri belirleyen, aykırılıkları resen veya başvuru üzerine inceleyerek durdurma, düzeltme ve idari para cezası kararı verebilen idari kuruldur. Resmî belgede sahtecilik Forgery of an official document Resmî bir belgeyi sahte olarak düzenlemek, gerçek bir belgeyi değiştirmek veya sahte resmî belgeyi kullanmak suretiyle işlenen ve kamu güvenini koruyan suçtur. Resmî tasfiye Official liquidation of estate Mirasçıların mirası kabul etmek yerine, terekenin sulh mahkemesi veya atanan tasfiye memurları eliyle paraya çevrilip borçlarının ödenmesini istemeleri üzerine yürütülen tasfiye usulüdür. Resmî vasiyetname Official will İki tanığın katılmasıyla noter, sulh hâkimi veya kanunla yetkilendirilmiş diğer bir görevli tarafından düzenlenen, en ayrıntılı şekil şartlarına bağlı vasiyetname türüdür. Risk değerlendirmesi Risk assessment İşyerinde var olan ya da dışarıdan gelebilecek tehlikelerin belirlenmesi, bunların yol açabileceği risklerin analiz edilerek derecelendirilmesi ve kontrol tedbirlerine karar verilmesi çalışmasıdır. Riskli alan Risky area Zemin yapısı veya üzerindeki yapılaşma sebebiyle can ve mal kaybına yol açma riski taşıdığı gerekçesiyle, kanunda öngörülen usule göre kararlaştırılarak ilan edilen alandır. Riskli yapı Risky building Riskli alan içinde veya dışında bulunan, ekonomik ömrünü tamamlamış olan ya da yıkılma veya ağır hasar görme riski taşıdığı bilimsel yöntemlerle tespit edilen yapıdır. Rizikonun gerçekleşmesi Occurrence of the risk Sigorta sözleşmesinde teminat altına alınan olayın meydana gelmesiyle sigortacının ödeme borcunun doğmasını ve sigorta ettirenin bildirim yükümlülüğünün başlamasını sağlayan hukuki olgudur. Rüçhan hakkı Pre-emptive right Sermaye artırımında mevcut pay sahiplerine, yeni çıkarılan payları mevcut payları oranında öncelikle alma imkânı tanıyan ve pay oranının korunmasına hizmet eden haktır. Rücu Recourse claim Başkasına ait veya ortak bir borcu ödeyen kişinin, ödediği tutarın kendi payını aşan kısmını asıl sorumludan geri istemesidir. Rücuen tazminat Recourse compensation Rücuen tazminat, zarar görene ödeme yapan idarenin, zarara kendi kusuruyla sebep olan kamu görevlisinden ödediği tutarı geri almasına yönelik alacak talebidir. Ruhsat (sağlık kuruluşu) Health facility licence Özel bir hastane veya sağlık kuruluşunun, mevzuatta öngörülen fiziki, tıbbi ve personel şartlarını taşıdığının tespit edilmesi üzerine Sağlık Bakanlığınca verilen kuruluş izin belgesidir. Ruhsat iptali Revocation of licence Ruhsat iptali, işyeri açma ve çalışma izni ya da yapı ruhsatı gibi bir idari iznin, verilme koşullarının baştan bulunmaması veya sonradan ortadan kalkması nedeniyle yetkili idarece hükümsüz kılınmasıdır. Rüşvet Bribery Kamu görevlisinin, görevinin gereklerine aykırı veya uygun bir işi yapması ya da yapmaması için bir kişiyle anlaşarak yarar sağlamasıyla oluşan iki taraflı görev suçudur.

S

Sağlararası kazandırma Inter vivos transfer Mirasbırakanın sağlığında, malvarlığından bir kişiye karşılıksız ya da düşük karşılıkla değer aktarmasıdır; denkleştirme ve tenkis kurumları bakımından miras hukukunun temel kavramlarındandır. Sağlayıcı Provider Kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla tüketiciye hizmet sunan ya da hizmet sunanın adına veya hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişidir. Sağlık Uygulama Tebliği (SUT) Health Implementation Communiqué Genel sağlık sigortası kapsamındaki kişilere sunulan sağlık hizmetlerinin kapsamını, sunum koşullarını ve Kurumca ödenecek bedellerini belirleyen, Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından çıkarılan düzenleyici tebliğdir. Sağlık verisi Health data Kişinin fiziksel ve ruhsal sağlık durumuna, tıbbi geçmişine ve aldığı sağlık hizmetlerine ilişkin, özel nitelikli kişisel veri sayılan ve nitelikli koruma rejimine tabi tutulan bilgidir. Sağlıkta tanıtım kuralları Health advertising rules Sağlık kuruluşlarının ve hekimlerin hizmetlerini tanıtırken reklam yasağına ve talep oluşturmama ilkesine uymalarını, yalnızca bilgilendirme sınırında kalmalarını zorunlu kılan düzenlemelerin bütünüdür. Saklama ve imha politikası Retention and destruction policy Veri sorumlusunun, kişisel verilerin saklama sürelerini, imha yöntemlerini ve periyodik imha zamanlarını iş süreçleri bazında belirlediği, yazılı ve düzenli olarak gözden geçirilen politika belgesidir. Saklı Pay Reserved share (forced heirship portion) Altsoy, ana baba ve sağ kalan eşin miras paylarının, miras bırakanın tasarruflarıyla dahi ellerinden alınamayan kanuni bölümüdür. Sanık Defendant İddianamenin mahkemece kabul edilmesiyle başlayan kovuşturma evresinde, hüküm kesinleşinceye kadar suç şüphesi altında bulunan ve savunma hakkını kullanan kişiye verilen ceza muhakemesi sıfatıdır. Satıcı Seller Kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla tüketiciye mal sunan ya da mal sunanın adına veya hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişidir. Satış sözleşmesi Contract of sale Satıcının bir malın mülkiyetini devretmeyi, alıcının ise bunun karşılığında bedel ödemeyi üstlendiği sözleşmedir. Satış talebi Request for sale Satış talebi, haczedilen malın paraya çevrilmesi için alacaklının ya da borçlunun kanuni süre içinde icra dairesine yönelttiği ve satış sürecini başlatan istemdir. Savunma alınması Taking of employee's defence İşçinin davranışı veya verimi ile ilgili sebeplerle iş sözleşmesi feshedilmeden önce, hakkındaki somut iddialara karşı kendisine açıklama yapma imkânı tanınmasını zorunlu kılan usul kuralıdır. Sebepsiz zenginleşme Unjust enrichment Bir kimsenin, haklı bir sebep olmaksızın başkasının malvarlığı aleyhine zenginleşmesi ve bunu geri verme yükümlülüğüdür. Seferden men Ship arrest Seferden men, deniz alacaklarının güvence altına alınması amacıyla gemi hakkında ihtiyati haciz kararı verilerek geminin limandan ayrılmasının ve sefer yapmasının engellenmesidir. Sendika Trade union İşçilerin veya işverenlerin çalışma ilişkilerinde ortak ekonomik ve sosyal hak ile menfaatlerini korumak ve geliştirmek amacıyla kurdukları tüzel kişiliğe sahip kuruluştur. Sendikal Tazminat Union-related compensation (sendikal tazminat) İşçinin sendika üyeliği veya sendikal faaliyeti nedeniyle ayrımcılığa uğraması ya da işten çıkarılması hâlinde ödenen özel nitelikli tazminattır. Serbest bölge Free zone Serbest bölge, ülke sınırları içinde bulunmakla birlikte gümrük bölgesi dışında sayılan ve ticari ile sınai faaliyetlere vergi ve dış ticaret bakımından özel kolaylıklar tanınan alandır. Seri muhakeme usulü Expedited criminal procedure Kanunda sayılan belirli suçlarda, şüphelinin müdafi huzurunda kabulü üzerine Cumhuriyet savcısının belirlediği yaptırımın mahkemece hükme bağlandığı, soruşturma evresine özgü alternatif muhakeme usulüdür. Sermaye Artırımı Capital increase Şirketin esas sözleşmesinde yazılı sermaye tutarının, yetkili organ kararı ve ticaret siciline tescil yoluyla yükseltilmesi işlemidir. Sermaye azaltımı Capital reduction Şirketin esas veya çıkarılmış sermayesinin, alacaklıların korunmasına ilişkin usule uyulmak kaydıyla genel kurul kararıyla indirilmesini sağlayan ve esas sözleşme değişikliği niteliği taşıyan işlemdir. SGK çıkış kodu Social security exit code İş sözleşmesinin hangi sebeple sona erdiğini gösteren ve işveren tarafından düzenlenen işten ayrılış bildirgesinde belirtilmesi zorunlu olan, işsizlik ödeneği başvurusunda esas alınan sosyal güvenlik kodudur. SGK kesintisi Social security deduction Sosyal Güvenlik Kurumunun, sağlık hizmeti sunucusunun düzenlediği faturaları inceleyerek mevzuata veya sözleşmeye aykırı bulduğu kalemlerin bedelini ödememesi ya da ödenmiş tutarı geri almasıdır. SGK teftişi Social security inspection Sosyal Güvenlik Kurumunun, sigortalıların bildirimi ve prime esas kazançların doğru hesaplanıp hesaplanmadığını denetlemek amacıyla işyeri kayıtları üzerinde yürüttüğü inceleme faaliyetidir. Sigorta ettiren Policyholder Sigortacı ile sigorta sözleşmesini kendi adına yapan, prim ödeme ve beyan yükümlülüklerinin muhatabı olan; menfaati sigortalanan kişiyle aynı kişi olabileceği gibi farklı da olabilen sözleşme tarafıdır. Sigorta poliçesi Insurance policy Sigorta sözleşmesinin kurulduğunu ve tarafların hak ile yükümlülüklerini gösteren, sigortacı tarafından düzenlenerek sigorta ettirene verilen ve teminatın kapsamı ile sınırlarını ortaya koyan belgedir. Sigorta Tahkim Komisyonu Insurance Arbitration Commission Sigorta sözleşmesinden doğan uyuşmazlıkların mahkemeye gitmeden çözülmesi amacıyla kurulan, başvuruları sigorta hakemlerine dağıtan ve kararları belirli tutarlarda kesin sayılan tahkim merciidir. Sigortalı Insured Sigorta sözleşmesiyle menfaati teminat altına alınan, riziko gerçekleştiğinde kural olarak tazminata ya da sigorta bedeline hak kazanan ve zarar sigortalarında menfaat sahibi sayılan kişidir. Simsarlık (tellallık) Brokerage Simsarlık, simsarın ücret karşılığında bir sözleşmenin kurulması imkânını hazırlamayı veya kurulmasına aracılık etmeyi üstlendiği ve ücretin kural olarak sözleşmenin kurulmasına bağlı olduğu sözleşmedir. Sınırlı Sorumluluk Limited liability Ortakların şirket borçlarından dolayı yalnızca koydukları veya koymayı taahhüt ettikleri sermaye tutarı kadar risk üstlenmesi ilkesidir. Sıra Cetveli Ranking schedule of creditors Satış bedelinin tüm alacaklıları karşılamaya yetmediği durumlarda, alacaklıların hangi öncelik düzeniyle pay alacağını gösteren listedir. Son tutanak Final minutes of mediation Son tutanak, arabuluculuk faaliyetinin sona erdiğini, tarafların anlaşıp anlaşmadıklarını ve sürecin hangi sebeple sona erdiğini gösteren, arabulucu tarafından düzenlenerek hazır bulunanlarca imzalanan belgedir. Sorumluluğun sınırlandırılması Limitation of liability Sorumluluğun sınırlandırılması, tarafların borca aykırılıktan doğacak tazminat sorumluluğunu belirli bir tutarla, zarar türüyle ya da süreyle kısıtlamayı veya tümüyle kaldırmayı amaçlayan sözleşme kaydıdır. Soruşturma Criminal investigation Suç şüphesinin öğrenilmesinden iddianamenin kabulüne kadar süren, savcılığın delilleri topladığı ceza sürecinin ilk evresidir. Soybağının kurulması Establishment of filiation Çocuk ile ana ve baba arasındaki hukuki bağın doğum, ana ile evlilik, tanıma, babalık hükmü veya evlat edinme yollarından biriyle meydana gelmesini ifade eden aile hukuku kurumudur. Soybağının Reddi Denial of paternity (rebuttal of filiation) Evlilik içinde doğan çocuğun babası sayılan kocanın, bu karineyi çürüterek çocukla arasındaki hukuki bağı kaldırmasını sağlayan davadır. Sözleşme Contract Tarafların karşılıklı ve birbirine uygun irade açıklamalarıyla kurulan, aralarında hak ve borç doğuran hukuki işlemdir. Sözleşme görüşmelerinde kusur Culpa in contrahendo Sözleşme görüşmelerinde kusur, sözleşme kurulmadan önceki görüşme aşamasında dürüstlük kuralına aykırı davranan tarafın karşı tarafın uğradığı zarardan sorumlu tutulmasını sağlayan sorumluluk türüdür. Sözleşme özgürlüğü Freedom of contract Sözleşme özgürlüğü, tarafların sözleşme yapıp yapmama, karşı tarafı seçme, içeriği belirleme ve sözleşmeyi sona erdirme konusunda kanunun çizdiği sınırlar içinde serbest olmasıdır. Sözleşmeden dönme Rescission of contract Sözleşmeden dönme, kurulmuş bir sözleşmenin tek taraflı beyanla geçmişe etkili olarak ortadan kaldırılması ve tarafların aldıkları edimleri karşılıklı olarak geri vermekle yükümlü olmasıdır. Sözleşmenin feshi Termination of contract Sürekli bir borç ilişkisini, tek taraflı bir bildirimle ileriye dönük olarak sona erdiren bozucu yenilik doğuran işlemdir. Sözleşmenin uyarlanması Hardship and contract adaptation Öngörülemeyen olağanüstü gelişmeler ifayı aşırı güçleştirdiğinde, sözleşme koşullarının hâkim tarafından yeni duruma uydurulmasıdır. Sözlü vasiyetname Oral will Yakın ölüm tehlikesi, ulaşımın kesilmesi, hastalık veya savaş gibi olağanüstü durumlar yüzünden diğer şekiller kullanılamadığında, iki tanığa son arzuların anlatılmasıyla yapılan istisnai vasiyet biçimidir. Sözlü yargılama Oral hearing Tahkikatın tamamlanmasından sonra tarafların son beyanlarını sözlü olarak sunmaları için yapılan ve ardından hükmün verildiği, yargılamanın esasa ilişkin son duruşma aşamasıdır. Suç Duyurusu Criminal complaint (crime report) Bir suçun işlendiğini öğrenen kişinin, durumu soruşturma başlatılması için savcılığa veya kolluğa bildirmesidir. Sükna hakkı Right of habitation Bir binadan veya onun bir bölümünden konut olarak yararlanma yetkisi veren, başkasına devredilemeyen ve mirasçılara geçmeyen, oturma hakkı olarak da anılan kişiye bağlı sınırlı ayni haktır. Sulanma koruması Anti-dilution protection Sonraki sermaye artırımlarının düşük değerleme üzerinden yapılması hâlinde, önceki yatırımcının pay oranındaki veya pay değerindeki azalmanın telafi edilmesini sağlayan sözleşmesel mekanizmadır. Sulh Amicable settlement Sulh, görülmekte olan bir davada tarafların, aralarındaki uyuşmazlığı kısmen veya tamamen sona erdirmek amacıyla mahkeme huzurunda yaptıkları, karşılıklı fedakârlık içeren sözleşmedir. Sulh ceza hâkimliği Criminal judgeship of peace Soruşturma evresinde istenen koruma tedbirleri hakkında karar vermek ve kanunda gösterilen itiraz ile başvuruları incelemekle görevli, duruşmasız iş gören tek hâkimli ceza yargı merciidir. Sürekli iş göremezlik Permanent incapacity İş kazası veya meslek hastalığı sonucu oluşan hastalık ve engellilik nedeniyle sigortalının meslekte kazanma gücünün kanunda öngörülen oranda kalıcı olarak azalmasıdır. Sürükleme hakkı Drag-along right Çoğunluk pay sahibinin, paylarını üçüncü kişiye satarken azınlık pay sahiplerini de aynı koşullarla satışa katılmaya zorlayabilmesini sağlayan ve pay sahipleri sözleşmesinde düzenlenen sözleşmesel haktır.

Ş

Şahıs Şirketi Partnership company (şahıs şirketi) Ortakların şirket borçlarından sınırsız ve ikinci derecede sorumlu olduğu, kollektif ve komandit türleri kapsayan şirket kategorisidir. Şantaj Blackmail Hakkı olan veya yükümlü bulunduğu bir şeyi yapacağından ya da yapmayacağından bahisle bir kimseyi kanuna aykırı yarar sağlamaya zorlamak suretiyle işlenen suçtur. Şekil şartı Formal requirement Şekil şartı, bir sözleşmenin geçerli olarak kurulabilmesi için kanunun ya da tarafların öngördüğü yazılı, resmî veya özel biçime uyulması zorunluluğunu ifade eden geçerlilik koşuludur. Şerh Annotation in the land registry Kişisel hakların veya tasarruf yetkisi kısıtlamalarının tapu kütüğüne işlenerek üçüncü kişilere karşı ileri sürülebilir hâle getirilmesidir. Şikâyet Victim's complaint (prosecution upon complaint) Takibi mağdurun iradesine bağlı suçlarda, soruşturma ve kovuşturmanın yapılabilmesi için gereken kanuni başvurudur. Şirket Kuruluşu Company formation (incorporation) Bir ticaret şirketinin sözleşmesinin hazırlanması, imzalanması ve ticaret siciline tesciliyle tüzel kişilik kazanması sürecidir. Şirketler topluluğu Group of companies Bir ticaret şirketinin doğrudan veya dolaylı olarak hâkimiyeti altında bulunan şirketlerle birlikte oluşturduğu ve özel sorumluluk ile raporlama kurallarına tabi olan yapıdır. Şube Branch Merkeze bağlı olmakla birlikte ondan ayrı bir yerde, kendi başına ticari işlem yapabilecek şekilde örgütlenmiş, hukuken bağımsız tüzel kişiliği bulunmayan ticari işletme birimidir. Şüpheli Suspect Soruşturma evresinde hakkında suç şüphesi bulunan ve henüz iddianame düzenlenip kabul edilmediği için sanık sıfatını kazanmamış olan kişiyi ifade eden ceza muhakemesi kavramıdır.

T

Taahhüdü İhlal Breach of payment undertaking Borçlunun icra dairesi önünde verdiği ödeme taahhüdüne makul bir sebep olmaksızın uymamasının, tazyik hapsiyle yaptırıma bağlanmış hâlidir. Tacir Merchant (trader) Bir ticari işletmeyi kısmen de olsa kendi adına işleten ve bu sıfatla kanunun getirdiği ağırlaştırılmış yükümlülüklere tabi olan kişidir. Tahkikat Investigation phase Ön inceleme aşamasında belirlenen çekişmeli vakıalar hakkında delillerin toplanarak incelendiği ve uyuşmazlığın esasının aydınlatıldığı, yargılamanın en kapsamlı bölümünü oluşturan aşamadır. Tahkim Arbitration Tahkim, tarafların aralarındaki uyuşmazlığın devlet mahkemeleri yerine, kendilerinin ya da belirledikleri usulle seçilen hakemlerce kesin ve bağlayıcı biçimde çözülmesini kararlaştırdıkları özel yargı yoludur. Tahkim şartı Arbitration clause Tahkim şartı, asıl sözleşmenin içine yerleştirilen ve o sözleşmeden doğacak uyuşmazlıkların mahkeme yerine hakem veya hakem kurulunca çözüleceğini öngören sözleşme hükmüdür. Tahkim sözleşmesi Arbitration agreement Tahkim sözleşmesi, tarafların sözleşmeden veya sözleşme dışı bir hukuki ilişkiden doğmuş ya da doğabilecek uyuşmazlıkların tümünün veya bir kısmının hakemlerce çözülmesi konusunda yaptıkları anlaşmadır. Tahkim yeri Seat of arbitration Tahkim yeri, tahkim yargılamasının hukuken bağlı sayıldığı, kararın hangi ülkenin usul hukukuna tabi olacağını ve iptal denetimini hangi mahkemenin yapacağını belirleyen hukuki merkezdir. Tahkime elverişlilik Arbitrability Tahkime elverişlilik, bir uyuşmazlığın niteliği gereği hakem önünde çözülmesine hukuken izin verilip verilmediğini ifade eden ve tahkim anlaşmasının geçerliliğini doğrudan etkileyen koşuldur. Tahliye Davası Eviction lawsuit Kiraya verenin, kanunda sınırlı olarak sayılan sebeplere dayanarak kiracının taşınmazdan çıkarılmasını mahkemeden istediği davadır. Tahliye istemli takip Enforcement with eviction claim Tahliye istemli takip, kira bedelinin ödenmemesi veya kira süresinin sona ermesi nedeniyle kiraya verenin, kiralananın boşaltılmasını icra dairesi aracılığıyla istediği ilamsız takip yoludur. Tahliye Taahhüdü Written eviction undertaking Kiracının, kiralananı belirli bir tarihte boşaltacağını yazılı olarak üstlendiği ve kiraya verene dava veya icra yoluyla tahliye imkânı veren belgedir. Tahliye talebi Request for release Tutuklu şüpheli veya sanığın ya da müdafiinin, tutukluluğun sona erdirilmesi ve serbest bırakılma istemiyle soruşturma veya kovuşturma makamına yönelttiği başvurudur. Takas Set-off Birbirine karşı aynı türden alacakları bulunan iki kişiden birinin, tek taraflı beyanla borçları karşılıklı olarak sona erdirmesidir. Takip talebi Request for enforcement Takip talebi, alacaklının icra dairesine başvurarak borçluyu, alacak miktarını ve takip yolunu gösterdiği ve cebri icra sürecini resmen başlatan yazılı ya da sözlü istemdir. Takipsizlik Kararı Decision of non-prosecution Savcılığın, dava açmaya yeter şüphe veya kovuşturma imkânı bulunmadığı sonucuna vardığı soruşturmayı sona erdiren kararıdır. Taksir Negligence Dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranış sonucunda, suçun kanuni tanımındaki neticenin öngörülmeyerek gerçekleştirilmesi biçiminde ortaya çıkan ve yalnızca kanunda gösterilen hâllerde cezalandırılan manevi unsur türüdür. Taksitle satış Instalment sale Satıcının malı teslim ettiği ya da hizmeti ifa ettiği, bedelin ise tüketici tarafından belirli vadelere bağlanarak kısım kısım ödendiği tüketici sözleşmesi türüdür. Tam yargı davası Full remedy action Tam yargı davası, idari işlem veya eylem nedeniyle kişisel hakkı doğrudan zarar görenlerin, uğradıkları maddi ve manevi zararın tazminini idareden istedikleri idari dava türüdür. Tamamlayıcı sağlık sigortası Complementary health insurance Genel sağlık sigortası kapsamındaki kişinin, anlaşmalı özel sağlık kuruluşlarında doğan fark tutarlarının sigortacı tarafından karşılanmasını sağlayan ve sosyal güvenlik kapsamını tamamlayıcı nitelik taşıyan özel sigorta türüdür. Tanık Witness Uyuşmazlık konusu olay hakkındaki bilgi ve gözlemlerini mahkeme önünde sözlü olarak aktaran, taraflar dışındaki kişidir. Tanıma (soybağı) Acknowledgment of paternity Babanın, evlilik dışında doğan çocuğun kendisinden olduğunu resmî bir beyanla bildirmesi suretiyle çocukla arasında soybağı kurulmasını sağlayan tek taraflı hukuki işlemdir. Tanıma ve tenfiz Recognition and enforcement of foreign judgments Yabancı mahkemelerce verilmiş kesinleşmiş kararların Türkiye'de kesin delil ve kesin hüküm gücü kazanması ya da icra edilebilir hâle gelmesi için yürütülen yargılamadır. Tanınmış marka Well-known trademark Türkiye'de toplumda veya ilgili sektörde ulaştığı yüksek bilinirlik düzeyi nedeniyle, tescilli olduğu mal ve hizmetlerin sınırlarını aşan bir korumadan yararlanan markadır. Tanıtma ve kullanma kılavuzu User manual Tüketiciye sunulan malın güvenli kullanımı, kurulumu, bakımı ve basit onarımına ilişkin bilgileri içeren ve Türkçe olarak hazırlanması zorunlu olan tanıtım ve bilgilendirme belgesidir. Tapu Title deed (land registry record) Bir taşınmazın mülkiyetini ve üzerindeki hakları gösteren, devletin sorumluluğu altında tutulan resmî sicildeki kayıt ve bu kaydı belgeleyen senettir. Tapu İptali ve Tescil Davası Action for cancellation and registration of title Kanuna aykırı, yolsuz veya gerçek durumu yansıtmayan bir tapu kaydının düzeltilerek taşınmazın gerçek hak sahibi adına yazılmasını sağlayan davadır. Tapu kütüğü Land registry Taşınmazlar üzerindeki mülkiyet ve sınırlı ayni hakları göstermek üzere Devlet tarafından tutulan, her taşınmaza ayrı sayfa açılan ve aleniyet ilkesine tabi resmî sicildir. Taraf ehliyeti Capacity to be a party Bir kişinin davada davacı veya davalı olabilme yeteneği olup, medeni haklardan yararlanma ehliyetine sahip olan herkese tanınan ve mahkemece re'sen gözetilen dava şartıdır. Tasarrufun İptali Davası Action to set aside fraudulent transfers Borçlunun alacaklılarından mal kaçırmak amacıyla yaptığı devirlerin, alacaklı yönünden hükümsüz sayılmasını sağlayan davadır. Tasfiye Liquidation (winding-up) Sona eren bir şirketin mal varlığının paraya çevrilmesi, borçlarının ödenmesi ve kalan tutarın ortaklara dağıtılması sürecidir. Tasfiye memuru Liquidator Sona eren şirketin tasfiye işlemlerini yürütmek, borçları ödemek ve kalan varlığı ortaklara dağıtmakla görevli, şirketi tasfiye amacıyla temsil eden kişidir. Tasfiye tercihi Liquidation preference Şirketin tasfiyesi veya satışı gibi çıkış hâllerinde, belirli pay sahiplerine tasfiye bakiyesinden diğerlerinden önce ve öncelikli tutarda ödeme yapılmasını öngören düzenlemedir. Taşıma işleri organizatörü Freight forwarder Taşıma işleri organizatörü, eşyanın taşınmasını kendi adına ve müvekkili hesabına üstlenerek taşıma zincirini düzenleyen, gerektiğinde bizzat taşıyıcı sıfatıyla da sorumlu olabilen ticari işletmedir. Taşıma sözleşmesi Contract of carriage Taşıma sözleşmesi, taşıyıcının eşyayı veya yolcuyu varma yerine götürmeyi ve gönderilene teslim etmeyi, karşı tarafın ise kararlaştırılan taşıma ücretini ödemeyi üstlendiği sözleşmedir. Taşıyan Carrier Taşıyan, kara taşımalarında taşıyıcı olarak da adlandırılan, taşıma sözleşmesiyle eşya veya yolcu taşıma borcunu üstlenen ve taşımanın sonucundan sorumlu olan taraftır. Tavzih Clarification of judgment Hüküm fıkrasında yer alan belirsiz, çelişkili veya birbirine aykırı ifadelerin, hükmün kapsamı genişletilmeksizin açıklığa kavuşturulması amacıyla kararı veren mahkemeden istenen düzeltmedir. Tazminat taahhüdü Indemnity undertaking Tazminat taahhüdü, taraflardan birinin belirlenen bir riskin gerçekleşmesi hâlinde karşı tarafın uğrayacağı zararı kusur şartı aranmaksızın karşılamayı üstlendiği bağımsız taahhüttür. Tebligat Service of process (official notification) Yargı organlarının ve idarenin işlemlerini ilgililere resmî usulle bildirmesi; sürelerin işlemeye başlamasının hukuki dayanağıdır. Tedbir Nafakası Interim maintenance Boşanma davası süresince veya ayrı yaşam hâlinde, eş ve çocukların geçimini güvence altına almak için hükmedilen geçici ödemedir. Tehdit Threat Bir kimsenin kendisinin veya yakınının hayatına, vücut ya da cinsel dokunulmazlığına veya malvarlığına yönelik bir saldırı gerçekleştirileceğinin bildirilmesiyle oluşan, kişi hürriyetini koruyan suçtur. Tek satıcılık sözleşmesi Exclusive dealership agreement Tek satıcılık sözleşmesi, sağlayıcının belirli bir bölgede ürünlerini yalnızca tek satıcıya vermeyi, tek satıcının ise bu ürünleri kendi adına ve hesabına sürekli biçimde satmayı üstlendiği sözleşmedir. Telafi çalışması Compensatory work Zorunlu nedenlerle işin durması, ulusal bayram ve genel tatillerden önce veya sonra işyerinin tatil edilmesi ya da işçiye izin verilmesi hâlinde, çalışılmayan sürelerin sonradan karşılanmasıdır. Temerrüt Default (temerrüt) Muaccel bir borcun, gerekli uyarıya rağmen zamanında yerine getirilmemesi nedeniyle borçlunun hukuken gecikmiş sayılması durumudur. Temerrüt faizi Default interest Para borcunu vadesinde ödemeyen borçlunun, gecikme süresi boyunca alacaklıya ödemekle yükümlü tutulduğu ek faizdir. Teminat Coverage Sigortacının, sözleşmede tanımlanan rizikonun gerçekleşmesi hâlinde ödemeyi üstlendiği güvencenin kapsamı ile azami tutarını ifade eden ve poliçe ile genel şartlar çerçevesinde belirlenen kavramdır. Teminat Mektubu Bank letter of guarantee Bankanın, muhataba karşı belirli bir riskin gerçekleşmesi hâlinde mektupta yazılı tutarı ödemeyi üstlendiği bağımsız garanti taahhüdüdür. Temsil yetkisi Authority of representation Temsil yetkisi, bir kimsenin başkası adına ve hesabına hukuki işlem yapabilmesini sağlayan ve işlemin hüküm ve sonuçlarının doğrudan temsil olunan üzerinde doğmasını mümkün kılan yetkidir. Temyiz Appeal to the Court of Cassation Bölge adliye mahkemesi kararlarının, Yargıtay tarafından yalnızca hukuka uygunluk yönünden denetlenmesini sağlayan olağan kanun yoludur. Tenkis Davası Abatement action (reduction of dispositions) Miras bırakanın tasarruf edilebilir sınırı aşan kazandırmalarının, saklı paylar tamamlanıncaya kadar indirilmesini sağlayan davadır. Tensip Zaptı Preliminary scheduling order (tensip minutes) Davanın açılmasından sonra mahkemece düzenlenen ve yargılamanın yol haritasını, süreleri ve ilk işlemleri belirleyen tutanaktır. Tereke Estate of the deceased (tereke) Miras bırakanın ölümüyle mirasçılarına geçen; malları, alacakları ve borçlarıyla bir bütün oluşturan malvarlığının tamamıdır. Tereke temsilcisi Estate representative Miras ortaklığını paylaşmaya kadar yönetmek, terekeyi korumak ve ortaklığı dışarıya karşı temsil etmek üzere, mirasçılardan birinin istemi üzerine sulh mahkemesince atanan kişidir. Terekenin tespiti Determination of the estate Mirasbırakanın ölüm tarihindeki mal, hak ve borçlarının mahkeme aracılığıyla saptanıp deftere geçirilmesini sağlayan ve delil oluşturan, koruma önlemi niteliğindeki çekişmesiz yargı işidir. Terk Desertion Eşlerden birinin evlilik birliğinden doğan yükümlülüklerini yerine getirmemek amacıyla diğerini bırakmasına ya da haklı sebep olmaksızın ortak konuta dönmemesine dayanan özel boşanma sebebidir. Teşebbüs Attempt Failin işlemeyi kastettiği suçu elverişli hareketlerle doğrudan doğruya icraya başlaması, ancak elinde olmayan nedenlerle tamamlayamamasını ifade eden ceza hukuku kurumudur. Tespit davası Declaratory action Bir hak veya hukuki ilişkinin var olup olmadığının mahkemece belirlenmesi istemiyle açılan, davalıyı bir edime mahkûm etmeyen ve bu nedenle icraya konulamayan dava türüdür. Tevhit Consolidation of parcels Birbirine bitişik ve aynı imar adasında yer alan birden çok parselin, imar mevzuatına uygun olarak birleştirilip tek parsel hâline getirilmesi ve bu şekilde tapuya tescil edilmesi işlemidir. Tıbbi cihaz kiralama sözleşmesi Medical device lease agreement Sağlık kuruluşunun, bir tıbbi cihazı mülkiyetini devralmaksızın belirli bir süre ve bedel karşılığında kullanmak üzere kiraya verenle kurduğu kullanım hakkı sözleşmesidir. Tıbbi malpraktis Medical malpractice Hekimin veya sağlık kuruluşunun, tıp biliminin güncel standartlarına aykırı bir davranışla hastada zarara yol açması ve doğan bu zarardan hukuken sorumlu tutulmasıdır. Ticaret Sicili Trade registry Tacirlerin ve ticari işletmelerin kaydedildiği, tescil edilen hususları herkese karşı hüküm ifade eder hâle getiren resmî kütüktür. Ticaret Unvanı Trade name Tacirin ticari işletmesine ilişkin işlemlerinde kullanmak zorunda olduğu, onu diğer tacirlerden ayırt etmeye yarayan resmî addır. Ticari Dava Commercial litigation (commercial case) Her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili uyuşmazlıklardan veya kanunda sayılan mutlak ticari işlerden doğan yargısal uyuşmazlıklardır. Ticari Defterler Commercial books (statutory ledgers) Tacirin işletmesiyle ilgili işlemlerini kaydetmekle yükümlü olduğu, açılış onayları noter veya sicil müdürlüğünce yapılan kanuni kayıtlardır. Ticari elektronik ileti Commercial electronic message Ticari amaçlarla telefon, çağrı merkezi, faks, otomatik arama makinesi, akıllı ses kaydedici sistem, elektronik posta veya kısa mesaj yoluyla alıcılara gönderilen iletidir. Ticari İşletme Commercial enterprise Esnaf işletmesi boyutunu aşan düzeyde gelir sağlamayı hedefleyen, devamlılık ve bağımsızlık içinde yürütülen ekonomik faaliyet birimidir. Ticari işletme rehni Commercial enterprise pledge Ticari işletmenin ticaret unvanı, işletme adı, makine, araç ve donanım gibi unsurlarının teslim edilmeksizin, sicile tescil yoluyla alacaklıya rehin verilmesini sağlayan taşınır rehni türüdür. Ticari kazanç kaybı Loss of commercial profit Zarar gören aracın veya işletmenin faaliyetine ara vermesi nedeniyle elde edilemeyen ve haksız fiil sorumlusundan istenebilen kazanç eksilmesini ifade eden maddi zarar kalemidir. Ticari mümessil Commercial representative İşletme sahibinin, ticari işletmeyi yönetmek ve ticaret unvanı altında işletmeye ilişkin işlemlerde kendisini temsil etmek üzere yetkilendirdiği ve ticari temsilci olarak adlandırılan yardımcıdır. Ticari sır Trade secret Gizli tutulan, gizliliği nedeniyle ekonomik değer taşıyan ve sahibince korunması için makul tedbirler alınan üretim, teknoloji, müşteri veya finans niteliğindeki işletme bilgisidir. Ticari teamül Commercial custom Belirli bir ticari alanda uzun süre tekrarlanarak yerleşmiş, ilgili çevrece bilinen ve iradelerin yorumlanmasında gözetilen, ancak kural olarak bağlayıcı hukuk kuralı niteliği taşımayan uygulamadır. Ticari vekil Commercial proxy İşletme sahibinin, ticari temsil yetkisi vermeksizin, işletmesini yönetmek veya işletmenin belirli işlerini yürütmek üzere yetkilendirdiği ve yetkisi sınırlı olan ticari işletme yardımcısıdır. Toplu İş Sözleşmesi Collective bargaining agreement İşçi sendikası ile işveren veya işveren sendikası arasında yapılan, iş sözleşmelerinin içeriğini toplu düzeyde düzenleyen yazılı anlaşmadır. Toplu iş uyuşmazlığı Collective labour dispute Toplu iş sözleşmesinin yapılması, yorumlanması veya uygulanması sürecinde işçi sendikası ile işveren ya da işveren kuruluşu arasında ortaya çıkan ve tarafların topluca karşı karşıya geldiği anlaşmazlıktır. Toplu yapı Complex of buildings Bir veya birden çok imar parseli üzerinde, onaylı yerleşim planına göre ortak yer ve tesislerle birbirine bağlanmış birden fazla yapıdan oluşan ve özel yönetim hükümlerine tabi yapılaşmadır. Trampa Barter Trampa, taraflardan birinin diğerine bir malın mülkiyetini devretme borcu altına girmesine karşılık, diğerinin de bir malın mülkiyetini devretmeyi üstlendiği sözleşmedir. Tüketici Consumer Ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket ederek mal veya hizmet edinen, kullanan ya da bunlardan yararlanan ve tüketici mevzuatının koruması altında bulunan gerçek veya tüzel kişidir. Tüketici hakem heyeti Consumer arbitration committee Mal ve hizmet alımlarından doğan, belirli parasal sınırın altındaki uyuşmazlıkları çözmekle görevli idari başvuru merciidir. Tüketici kredisi Consumer loan Kredi verenin tüketiciye faiz veya benzeri bir menfaat karşılığında ödemenin ertelenmesi, ödünç ya da benzeri finansman imkânı sağlamayı üstlendiği sözleşmeye dayalı kredi ilişkisidir. Tüketici mahkemesi Consumer court Tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğan uyuşmazlıklara bakmakla görevli olan ve bulunmayan yerlerde bu sıfatla asliye hukuk mahkemelerince yürütülen özel görevli mahkemedir. Tür değiştirme Change of legal form Bir ticaret şirketinin tüzel kişiliği sona ermeksizin ve tasfiye yapılmaksızın hukuki şeklini değiştirerek başka bir şirket türüne dönüşmesi ve yeni türün eskisinin devamı sayılmasıdır. TÜRKPATENT Turkish Patent and Trademark Office Marka, patent, faydalı model, tasarım ve coğrafi işaret başvurularını inceleyip tescil eden, sınai mülkiyet sicillerini tutan Türk Patent ve Marka Kurumu'nun kısaltılmış adıdır. Tutuklama Pre-trial detention (arrest on remand) Kuvvetli suç şüphesi ve kanunda sayılan nedenlerin varlığında, hâkim kararıyla uygulanan en ağır koruma tedbiridir. Tutukluluğun devamı Continuation of detention Tutuklu bulunan şüpheli veya sanık bakımından tutuklama sebeplerinin ve ölçülülüğün sürüp sürmediğinin belirli aralıklarla incelenmesi sonucunda koruma tedbirinin sürdürülmesine karar verilmesidir. Tüzel Kişilik Legal personality (legal entity) Bir kişi veya mal topluluğunun, kendisini oluşturan kişilerden bağımsız olarak hak sahibi olabilmesini ve borç altına girebilmesini sağlayan hukuki statüdür.

U

Unutulma hakkı Right to be forgotten Kişinin, güncelliğini ve kamu yararını yitirmiş kişisel verilerinin silinmesini ve arama motoru sonuçlarından çıkarılmasını isteyerek geçmişiyle sürekli anılmamayı talep etmesine imkân veren haktır. Uygulanacak hukuk Governing law Uygulanacak hukuk, yabancılık unsuru taşıyan bir sözleşmeye hangi devletin maddi hukuk kurallarının uygulanacağını belirleyen ve taraflarca açıkça seçilebilen bağlama kuralıdır. Uzaklaştırma Kararı Restraining order (protective order) Şiddet uygulayan veya şiddet tehlikesi oluşturan kişinin, korunan kişiye ve konutuna yaklaşmasının yargı kararıyla yasaklanmasıdır. Uzaktan Çalışma Remote work İşçinin işin tamamını veya bir kısmını evinde ya da teknolojik iletişim araçlarıyla işyeri dışında yürüttüğü, yazılı sözleşmeye dayalı çalışma biçimidir. Uzlaşma Conciliation Uzlaşma, taraflar arasındaki uyuşmazlığın, tarafsız bir üçüncü kişinin çözüm önerisi sunmasıyla anlaşma yoluyla giderilmesini amaçlayan ve kanunla öngörülen alanlarda uygulanan alternatif çözüm yöntemidir. Uzlaşma (vergi) Tax settlement Uzlaşma, ikmalen, resen veya idarece tarh edilen vergiler ile kesilen cezalar bakımından mükellef ile vergi idaresinin karşılıklı görüşme yoluyla anlaşmasını sağlayan idari çözüm yoludur. Uzlaştırma Victim-offender mediation (reconciliation) Belirli suçlarda mağdur ile şüphelinin, tarafsız bir görevlinin aracılığıyla anlaşarak ceza sürecini sona erdirmelerini sağlayan usuldür.

V

Vasiyet alacaklısı Legatee Mirasbırakanın ölüme bağlı tasarrufla, mirasçı atamaksızın belirli bir mal veya hak bıraktığı; tereke üzerinde doğrudan ayni hak değil, mirasçılara karşı kişisel alacak hakkı kazanan kişidir. Vasiyetname Last will and testament Miras bırakanın, ölümünden sonra hüküm doğurmak üzere malvarlığı ve diğer konulardaki son isteklerini açıkladığı tek taraflı tasarruftur. Vasiyetnamenin İptali Annulment of a will Ehliyetsizlik, irade sakatlığı, hukuka aykırılık veya şekil eksikliği taşıyan ölüme bağlı tasarrufun mahkemece geçersiz kılınmasıdır. Vekâlet sözleşmesi Mandate contract (vekâlet) Vekilin, müvekkilinin bir işini görmeyi veya işlemini yapmayı üstlendiği, özen ve sadakat borcuna dayanan sözleşmedir. Vekâlet Ücreti Attorney's fee Avukatın hukuki yardımının karşılığı olan ücret ile dava sonunda haksız çıkan tarafa yükletilen ve tarifeye göre hesaplanan karşı taraf ücretidir. Vekâletname Power of attorney Bir kişinin davasını takip etmek üzere avukata verdiği temsil yetkisini gösteren, kural olarak noter ya da yetkili makamlarca düzenlenen ve dosyaya sunulması gereken yazılı belgedir. Vekâletsiz iş görme Agency without authority Vekâletsiz iş görme, bir kimsenin vekâleti olmaksızın başkasının işini görmesi hâlinde taraflar arasında doğan hak ve borçları düzenleyen kanuni borç ilişkisidir. Velayet Custody (parental authority) Ana ve babanın, ergin olmayan çocuğun bakımı, eğitimi, temsili ve mallarının yönetimi konusundaki hak ve yükümlülüklerinin bütünüdür. Velayetin değiştirilmesi Change of custody Boşanma veya ayrılık kararıyla bir ebeveyne bırakılan velayetin, çocuğun üstün yararını etkileyen yeni olguların ortaya çıkması üzerine diğer ebeveyne devredilmesini sağlayan davadır. Veraset İlamı Certificate of inheritance Mirasçıların kimler olduğunu ve miras paylarını gösteren, sulh hukuk mahkemesinden veya noterden alınabilen resmî belgedir. VERBİS Data controllers registry Kişisel Verileri Koruma Kurumu tarafından tutulan, veri sorumlularının işleme faaliyetlerini beyan ettiği ve kamuya açık olarak erişilebilen Veri Sorumluları Sicili Bilgi Sistemidir. Vergi mahkemesi Tax court Vergi mahkemesi, vergi, resim, harç ve benzeri mali yükümler ile bunların zam ve cezalarına ilişkin uyuşmazlıkları ve amme alacaklarının tahsiline dair davaları çözmekle görevli ilk derece mahkemesidir. Vergi ziyaı cezası Tax loss penalty Vergi ziyaı cezası, mükellefin vergi ödevlerini zamanında veya tam olarak yerine getirmemesi nedeniyle verginin zamanında tahakkuk ettirilmemesi ya da eksik tahakkuk ettirilmesi hâlinde kesilen idari para cezasıdır. Veri envanteri Data inventory Veri sorumlusunun işlediği kişisel verileri; amaç, kategori, alıcı grubu, saklama süresi ve güvenlik tedbirleri bakımından iş süreçleriyle ilişkilendirerek gösterdiği ayrıntılı kayıt belgesidir. Veri ihlali bildirimi Data breach notification İşlenen kişisel verilerin hukuka aykırı olarak başkalarınca ele geçirilmesi hâlinde veri sorumlusunun durumu ilgili kişiye ve Kişisel Verileri Koruma Kuruluna bildirmesi yükümlülüğüdür. Veri işleyen Data processor Veri sorumlusunun verdiği yetkiye dayanarak ve talimatlarıyla bağlı olarak onun adına kişisel verileri işleyen, işleme amacını kendisi belirlemeyen gerçek veya tüzel kişidir. Veri sorumlusu Data controller Kişisel verilerin işlenme amaçlarını ve vasıtalarını belirleyen, veri kayıt sisteminin kurulmasından ve yönetilmesinden sorumlu olan, kanuni yükümlülüklerin asıl muhatabı gerçek veya tüzel kişidir. Vesaik mukabili ödeme Cash against documents Vesaik mukabili ödeme, ihracatçının eşyayı temsil eden belgeleri bankası aracılığıyla alıcının bankasına göndererek, bedelin ödenmesi veya poliçenin kabulü karşılığında teslim edilmesini öngören ödeme yöntemidir. Vesayet Guardianship Velayet altında bulunmayan küçüklerin ve kısıtlanan erginlerin kişiliklerinin ve mallarının korunması için kurulan kanuni koruma düzenidir. Vesayet makamı Guardianship authority Vesayet işlerinde vasi ve kayyım atamak, işlemlerine izin vermek ve bunları denetlemekle görevli olan ve sulh hukuk mahkemesince yerine getirilen vesayet dairesidir. Viyana Satım Sözleşmesi (CISG) CISG Viyana Satım Sözleşmesi, işyerleri farklı taraf devletlerde bulunan taraflar arasındaki milletlerarası mal satımlarına doğrudan uygulanan ve sözleşmenin kurulması ile tarafların borçlarını düzenleyen antlaşmadır.

Y

Yakalama Apprehension Suçüstü hâlinde veya gecikmesinde sakınca bulunan durumlarda kişinin hâkim kararı olmaksızın geçici olarak özgürlüğünün kısıtlanması ve kolluğa götürülmesi biçiminde uygulanan koruma tedbiridir. Yanılma (hata) Mistake (error) Bir sözleşme kurulurken tarafın iradesinin, esaslı bir konuda gerçekle bağdaşmayan yanlış bir kanı nedeniyle sakatlanmasıdır. Yanıltıcı reklam Misleading advertising Tüketiciyi aldatan veya onun tecrübe ve bilgi noksanlığını istismar ederek ekonomik davranışlarını etkileyen ya da etkilemeye elverişli olan ticari reklamdır. Yansıma zarar Reflective loss Haksız fiilin doğrudan muhatabı olmayan üçüncü kişilerin, zarar görenle aralarındaki ilişki nedeniyle dolaylı olarak uğradığı ve kural olarak tazmini istenemeyen zarardır. Yapı denetimi Building inspection Yapıların can ve mal güvenliğini sağlayacak biçimde, imar planına ve fen, sanat ve sağlık kurallarına ile ruhsat eklerine uygun olarak yapılmasını sağlamak üzere yürütülen bağımsız denetim faaliyetidir. Yapı kayıt belgesi Building registration certificate İmar barışı kapsamında başvurusu kabul edilen ruhsatsız veya ruhsata aykırı yapılar için düzenlenen, yapının kayıt altına alındığını gösteren ve malike belirli imkânlar tanıyan resmî belgedir. Yapı Kullanma İzni (İskan) Occupancy permit Tamamlanan bir yapının ruhsat ve eklerine uygun biçimde bittiğini belgeleyen, kullanım için idareden alınması zorunlu olan izindir. Yapı Ruhsatı Building permit Bir yapının inşasına başlanabilmesi için ilgili idareden alınması zorunlu olan ve inşaatın onaylı projelere uygun yürütülmesini sağlayan izindir. Yapı tatil zaptı Construction suspension report Ruhsatsız veya ruhsat ve eklerine aykırı olarak yapıldığı tespit edilen inşaatın durdurulması amacıyla yetkili idare görevlilerince yapı yerinde düzenlenen ve mühürleme işlemini belgeleyen tutanaktır. Yardım nafakası Support alimony Yardım edilmediği takdirde yoksulluğa düşecek olan üstsoy, altsoy ve kardeşler lehine, mali gücü bulunan yakınlarından hükmedilmesi istenebilen aile hukuku kaynaklı nafaka türüdür. Yargılama giderleri Litigation costs Harçlar, gider avansı, tebligat, bilirkişi, keşif ve tanık giderleri ile vekâlet ücretinden oluşan ve kural olarak davada haksız çıkan tarafa yükletilen masrafların tamamıdır. Yargılamanın yenilenmesi Retrial Kesinleşmiş bir hükmün, kanunda sınırlı olarak sayılan ağır sakatlık hâllerinin sonradan ortaya çıkması üzerine aynı mahkemede yeniden ele alınmasını sağlayan olağanüstü kanun yoludur. Yargıtay Court of Cassation Adli yargıda ilk derece ve bölge adliye mahkemelerince verilen kararların son inceleme mercii olan ve uygulama birliğini sağlamakla görevli yüksek mahkemedir. Yasal faiz Statutory interest Taraflar sözleşmede bir oran kararlaştırmadığında, faiz alacaklarına uygulanmak üzere mevzuatta belirlenen orandır. Yasal Mirasçı Legal heir (intestate heir) Miras bırakanın iradesine gerek olmaksızın, kanun gereği mirasçılık sıfatını kazanan altsoy, ana baba, büyük ana baba ve sağ kalan eştir. Yayına itiraz Opposition to publication Bültende yayımlanan bir marka başvurusunun tesciline, üçüncü kişilerce mutlak veya nispi ret nedenlerine dayanılarak yasal süresi içinde TÜRKPATENT nezdinde yapılan idari itirazdır. Yedek mirasçı Substitute heir Mirasbırakanın, atadığı mirasçının veya vasiyet alacaklısının kendisinden önce ölmesi ya da mirası reddetmesi ihtimaline karşı onun yerine geçmek üzere belirlediği, ancak bu şartlar gerçekleşirse hak sahibi olan kişidir. Yediemin Court-appointed custodian (judicial trustee) Haczedilen veya el konulan malların, satış ya da uyuşmazlığın sonuçlanmasına kadar korunması için teslim edildiği güvenilir kişi veya kuruluştur. Yemin Oath Çekişmeli bir vakıanın ispatı için başka delil bulunmadığında, ispat yükü kendisine düşen tarafın diğer tarafa teklif ettiği ve kesin delil niteliği taşıyan ispat aracıdır. Yeniden inşa nedeniyle tahliye Eviction for reconstruction Kiralananın yeniden inşası veya esaslı onarımı, genişletilmesi ya da değiştirilmesi gerekli olup bu işler sırasında kullanımının imkânsız olması hâlinde açılan, kira ilişkisini sona erdiren davadır. Yenileme (tecdit) Novation Yenileme, mevcut bir borcun sona erdirilerek yerine yeni bir borcun kurulmasını amaçlayan ve tarafların bu yöndeki iradelerini açıkça bildirmeleriyle gerçekleşen sözleşmedir. Yer sağlayıcı Hosting provider Hizmet ve içerikleri barındıran sistemleri sağlayan veya işleten, barındırdığı içeriği denetlemek ve hukuka aykırılığı araştırmakla yükümlü olmayan gerçek veya tüzel kişidir. Yetki şartı Jurisdiction clause Yetki şartı, tarafların aralarındaki belirli bir hukuki ilişkiden doğacak uyuşmazlıklar için bir veya birden fazla mahkemeyi yetkili kılmak üzere yaptıkları yazılı anlaşmadır. Yetkili Mahkeme Territorial jurisdiction (competent court by venue) Bir davanın coğrafi olarak hangi yerdeki mahkemede açılacağını belirleyen ve kural olarak davalının yerleşim yerine bağlanan usul kuralıdır. Yetkisiz temsil Unauthorised representation Yetkisiz temsil, temsil yetkisi bulunmayan ya da yetkisini aşan bir kişinin başkası adına işlem yapması ve bu işlemin ancak icazetle temsil olunanı bağlaması durumudur. Yıkım kararı Demolition order Ruhsatsız, ruhsat ve eklerine aykırı ya da can ve mal güvenliği bakımından tehlike oluşturan yapıların yıkılmasına ilişkin olarak yetkili idarece alınan idari karardır. Yıllık İzin Annual paid leave İşyerinde belirli bir kıdemi dolduran işçiye her yıl kullandırılması zorunlu olan, ücreti ödenerek verilen kanuni dinlenme hakkıdır. Yıllık izin ücreti Annual leave pay İşçinin hak kazandığı yıllık ücretli izin süresine ilişkin ücreti ile iş sözleşmesinin sona ermesi hâlinde kullandırılmayan izin sürelerine karşılık ödenmesi gereken paradır. Yoksulluk Nafakası Post-divorce alimony (poverty maintenance) Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek olan ve kusuru daha ağır olmayan eş lehine, diğer eşin gücü oranında hükmedilen süresiz ödemedir. Yola terk Dedication to public road İmar planında yol, yeşil alan gibi umumi hizmetlere ayrılan kısımların malik tarafından bedelli veya bedelsiz olarak kamuya bırakılması ve tapu kaydından düşülmesi işlemidir. Yönetim Kurulu Board of directors Anonim şirketi yönetmek ve temsil etmekle görevli olan, üyeleri kural olarak genel kurul tarafından seçilen zorunlu karar ve yürütme organıdır. Yönetim kurulu üyesinin sorumluluğu Directors' liability Yönetim kurulu üyelerinin, kanundan ve esas sözleşmeden doğan yükümlülüklerini kusurlarıyla ihlal etmeleri hâlinde şirkete, pay sahiplerine ve alacaklılara karşı doğan tazminat sorumluluğudur. Yönetim planı Management plan Ana gayrimenkulün yönetim tarzını, kullanma amacını, yönetici ve denetçilerin yetki ve ücretlerini gösteren; bütün kat maliklerini ve onların haleflerini bağlayan sözleşme niteliğindeki düzenlemedir. Yurt dışına veri aktarımı Cross-border data transfer Kişisel verilerin Türkiye dışındaki bir ülkeye, uluslararası kuruluşa veya yurt dışında yerleşik bir alıcıya, kanunda sayılan güvence mekanizmalarına dayanılarak aktarılmasıdır. Yürütmenin durdurulması Stay of execution Yürütmenin durdurulması, dava konusu idari işlemin uygulanmasının yargılama sonuçlanıncaya kadar geçici olarak engellenmesini sağlayan ve ancak davacının talebi üzerine gerekçeli kararla verilebilen yargısal koruma tedbiridir.

Z

Zamanaşımı Statute of limitations (prescription) Bir alacağın, kanunda öngörülen süre içinde talep edilmemesi hâlinde borçluya ifadan kaçınma imkânı veren hukuki savunmadır. Zapta karşı tekeffül Warranty against dispossession Zapta karşı tekeffül, satıcının, üçüncü kişinin satış sözleşmesinden önce doğmuş bir hakkına dayanarak satılanı alıcının elinden tamamen veya kısmen almasından doğan kanuni sorumluluğudur. Zilyetlik Possession Bir şey üzerinde fiilî hâkimiyet kurulmasını ifade eden, malik olunmasa dahi hukuk düzeni tarafından çeşitli yollarla korunan fiilî durumdur. Zimmet Embezzlement Kamu görevlisinin, görevi nedeniyle kendisine tevdi edilen veya koruma ve gözetimiyle yükümlü olduğu malı kendisinin ya da başkasının zimmetine geçirmesiyle oluşan görev suçudur. Zımni ret Implied rejection Zımni ret, idareye yapılan başvuruya kanunda öngörülen otuz günlük süre içinde cevap verilmemesi hâlinde isteğin reddedilmiş sayılmasını ifade eden hukuki karinedir. Zina Adultery Evli bir kişinin eşi dışında biriyle isteyerek cinsel ilişkiye girmesi; kanunda mutlak boşanma sebebi olarak düzenlenen ağır sadakat ihlalidir. Zincirleme suç Chained offence Bir suç işleme kararının icrası kapsamında, aynı suçun aynı kişiye karşı değişik zamanlarda birden çok kez işlenmesi hâlinde tek ceza verilmesini gerektiren içtima kuralıdır. Zıya ve hasar Loss and damage Zıya, eşyanın taşıyıcının hâkimiyetinden çıkarak teslim edilememesini; hasar ise eşyanın niteliğinde veya değerinde meydana gelen fiziksel bozulmayı ifade eden taşıma hukuku kavramlarıdır. Ziynet Eşyası Wedding jewellery (bridal gold) Düğünde takılan altın ve takıların hukuki durumunu ifade eden; yerleşik içtihatta kadına ait kişisel mal sayılan değerlerdir. Zorunlu arabuluculuk Mandatory mediation Zorunlu arabuluculuk, kanunun açıkça saydığı uyuşmazlıklarda dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmasının dava şartı olarak arandığı, bu şarta uyulmadan açılan davanın usulden reddedildiği arabuluculuk türüdür. Zorunlu dava arkadaşlığı Compulsory joinder of parties Maddi hukuka göre bir hakkın birden fazla kişi tarafından birlikte kullanılması gereken hâllerde, davanın bu kişilerin tamamı tarafından veya tamamına karşı açılmasının zorunlu olmasıdır. Zorunlu deprem sigortası (DASK) Compulsory earthquake insurance Kapsamdaki binalar ve bağımsız bölümler için yaptırılması kanunen zorunlu olan, deprem ile depremin doğrudan neden olduğu belirli hasarları teminat altına alan sigorta türüdür. Zorunlu trafik sigortası Compulsory traffic insurance Motorlu araç işletenlerinin, aracın işletilmesinden kaynaklanan ve üçüncü kişilere verilen bedeni ile maddi zararlardan doğan sorumluluğunu kanunen yaptırmak zorunda olduğu mali sorumluluk sigortasıdır. Zorunluluk hâli State of necessity Failin, kendisine veya başkasına yönelen ağır ve muhakkak bir tehlikeden korunmak amacıyla ve orantılı biçimde işlediği fiilden dolayı kusurlu sayılmamasını sağlayan hukuki kurumdur.

Sözlükteki açıklamalar bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki tavsiye yerine geçmez. Terimlerin somut olaydaki anlamı ve sonucu dosyanın ayrıntılarına göre değişir.

§

Hukuki süreçlerinizde yanınızdayız.

Sınır ötesi ticari operasyonlarınızdan yerel uyuşmazlıklara kadar her dosyada, size özel ve sonuç odaklı bir strateji belirlemek için ilk adımı atın.